GenelKıbrısManşetSiyaset

16 yıl sonra Kıbrıs’a gelecek BM Genel Sekreteri, masayı yeniden kurmaya çalışacak

Rum basını, basına sızan çözüm planlarının, rutin bir ziyarete işaret etmediğini savunuyor

Rum basını, basına sızan çözüm planlarının, rutin bir ziyarete işaret etmediğini savunuyor

Hedef, yakınlaşmaları yılsonuna kadar kilitleyip yeni sürece yol açmak

5+1 için Ağustos başıyla Eylül başı arasında iki ayrı takvim konuşuluyor

TAŞLAR YERİNDE OYNAYACAK MI?

Antonio Guterres, Kıbrıs sorununda yıllardır yerinden oynamayan taşları hareket ettirmek amacıyla 27-29 Temmuz’da Ada’ya geliyor. Guterres, Kurt Waldheim, Kofi Annan ve Ban Ki-moon’dan sonra Kıbrıs’ı ziyaret eden dördüncü; 16 yıl sonra Ada’ya gelen ilk BM Genel Sekreteri olacak. Guterres’e BM’nin siyasi ve barış operasyonlarından sorumlu üst düzey yöneticileri Rosemary DiCarlo ile Jean-Pierre Lacroix’nın eşlik edecek olması, ziyaretin protokol temasından çok daha fazlasını hedeflediğini gösteriyor. Programda iki liderin yanı sıra teknik komiteler ve sivil toplum örgütleriyle görüşmeler de bulunuyor.

GERÇEKLİK TESTİ

Güney Kıbrıs basınına göre Guterres, önce Tufan Erhürman ve Nikos Hristodulidis’le ayrı ayrı görüşerek stratejik anlaşmaya ilişkin tezlerini ortaya koyacak; ardından iki lideri ortak görüşmede bir “gerçeklik testiyle” yüzleştirecek. Üçlü görüşmeden çıkması beklenen en önemli sonuç ise yeni bir 5+1 konferansının ilan edilmesi. Ancak takvim henüz net değil: Kathimerini ağustosun ilk haftasında Cenevre’yi işaret ederken, Fileleftheros konferans için ağustos sonu veya eylül başını daha olası görüyor.

STRATEJİK ANLAŞMA HEDEFİ

Hedef, kapsamlı çözümü hemen sonuçlandırmak değil; geçmiş yakınlaşmaları, tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası kişilik ilkeleriyle birlikte “stratejik anlaşma” altında kilitlemek. Böylece süreç geri döndürülemez hale getirilecek ve Guterres, yıl sonunda görevini bırakırken halefine üzerinde ilerlenebilecek somut bir dosya devredecek. Masadaki alternatifler arasında gevşek federasyon, “yapıcı belirsizlik” ve “garanti sisteminin küçük çok uluslu bir güçle değiştirilmesi” gibi tartışmalı fikirler de bulunuyor.

ANCAK EN BÜYÜK DÜĞÜM

Rum tarafı federasyon zeminini ve geçmiş yakınlaşmaları korumak, Türk tarafı ise egemen eşitliğin güvenceye alınmasını istiyor. Bu nedenle ziyaret, yalnızca yeni bir çözüm hamlesi değil; tarafların gerçekten müzakereye hazır olup olmadığını gösterecek bir geri sayım niteliği taşıyor. Genişletilmiş görüşme yine kurulamazsa Guterres’in son hamlesini eylüldeki BM Genel Kurulu sırasında yapması bekleniyor.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu