KıbrısManşetSiyaset

Akıl sır ermiyor bu düzene

Kamuya ait bir kurum bilerek ve isteyerek zarara uğratılmıştır. Yakıt alımı için ihale gerekirken, ihalesiz alım yapılmak suretiyle suç işlenmiştir. Ve haliyle burada bu suçu işleyen taraflar vardır. Normal bir hukuk devletinde bu işin tüm sorumlularının  yargı önünde hesap vermeleri sağlanır

Kıbrıs Türk Makina Mühendisleri Odası, KIB-TEK Genel Müdür Yardımcısı’nın mahkeme kararına da giren ifadesinde kirli olduğu tespit edilmesine rağmen alındığını belirttiği yakıt dolayısıyla 50 adet enjektörün hasara uğradığının saptandığını ve bunun maliyetinin 450,000 Euro olduğunu açıkladı. Zararın daha da artacağını belirtti.

Halktan gelen tepkiler üzerine metazori gönülsüz gönülsüz Başbakan Saner Başbakanlık Denetleme Kurulunu Teknecik Elektrik Santrali’ne yakıt alımı konusunda gelişmeleri ve yakıt kalitesini denetlemek üzere görevlendirdi..

Bunun üzerine iş işten geçtikten sonra Yüksek Yönetim Denetçisi Emine Dizdarlı gözetiminde Türkiye’den gelen uzman heyet en nihayetinde yakıttan numune alarak kalite analizi yapacak.

Peki bugüne gelene kadar neler yaşandı.

Bu akaryakıt ihalesiz bir şekilde kara tankerleriyle adaya getirildi.

Yakıt nereden tedarik edildi?

Kalite değerleri uygun muydu?

Değil miydi?

Bu sorulara cevap vermekle yükümlü olan özelde ilgili bakanlık, ve hükümet cevap vermekten kaçındı.

Yakıtın adaya geldiği ilk günden beri gerek çevre örgütlerinin, gerekse mühendis odasının ısrarlı talebi olan akaryakıtın kalite analizleri kamuoyuna açıklanmadı..

Geldiğimiz günde ise sonuç ortada..

Kıbrıs Türk Makine Mühendisleri Odası yakıtın kalitesiz olduğunu  ve bunun bilindiği halde bu yakıtın alınmaya devam ettiğini, bunun sonucunda da 50 adet enjektörün hasara uğradığının tespit edildiğini bu hasarın maliyetinin de 450.000 Euro olarak belirlendiğini açıkladı. Hatta hasarın daha çok maliyete yol açabileceği uyarısı da yapıldı..

Peki kim bunların sorumlusu veyahut sorumluları?

Elbette her şeyden önce hükümet.

Neden hükümet?

Bu yakıtın alınması iznini hükümet verdi.

Dolayısıyla Bakanlar Kurulu bundan sorumlu.

İlgili Bakanlık..

KIB-TEK Yönetim Kurulu vb..

Burada kamuya ait bir kurum bilerek ve isteyerek zarara uğratılmıştır.

Yakıt alımı için ihale gerekirken, ihalesiz alım yapılmak suretiyle suç işlenmiştir.

Ve haliyle burada bu suçu işleyen taraflar vardır.

Normal bir hukuk devletinde bu işin tüm sorumlularının  yargı önünde hesap vermeleri sağlanır.

Bunu kim sağlar?

Polis sağlar, Başsavcı sağlar..

Polis konuyla ilgili verileri toplar iddiaları araştırır gerekli tahkikatı yapar, savcılık da burada bir suç unsuru oluşup oluşmadığına bakar..

Peki sizce bizde nasıl olacak bu iş?

Yani araştırılacak mı?

Nihayetinde kamu kurumuna  ihalesiz ve denetimsiz bir alım yapıldı..

Üstüne yakıtın kalitesiz olduğu saptandı.

Bu ortaya çıktıktan sonra da alım yapılmaya ve bu yakıtın kullanılmaya devam ettiği anlaşılıyor.

Bundan mütevellit hasara uğrayan enjektörler olduğu bilgisi paylaşıldı..

Velhasıl ortada bir ihmal var.

İşlenen bir suç var.

Sorumlu makamların sorumsuzluğu ve ihmali var.

Hasara uğratılan kamu malları var..

Peki netice?

Kim soracak bunun hesabını?

Kanaatim odur ki, yaşanmış ve yaşanmakta olan birçok olaydan edindiğim tecrübe de olduğu gibi bunun hesabı da kimseden sorulmayacak..

Hukuksuzluk, kuralsızlık yasa tanımamazlık  yapanın yanına kar olarak kalmaya devam edecek

Diğer Haberler

Başa dön tuşu