Grand Pasha Nicosia
Ezic
Serena Butik
Omag Intense
Shopoint
EMU Kurum İndirimi
Visit NCY
SOS Çocukköyü
Piabella
Vestel KKTC
Grand Sapphire Resort
SEMKA
Merit Hotels
Card Plus
Altınbaş Üniversitesi
GenelKıbrısManşet

GAÜ Akademisyeni Yrd. Doç. Dr. Önder, Türkiye’nin BRICS Ülkelerine katılmasını değerlendirdi

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Siyasal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ersoy Önder, Türkiye’nin, yeni bir temsilci olarak BRICS ülkelerine eklenmesi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

California Restaurant
Airtech Kıbrıs
Zenith Özyalçın
GAÜ

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Siyasal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ersoy Önder, Türkiye’nin, yeni bir temsilci olarak BRICS ülkelerine eklenmesi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Yrd. Doç. Dr. Ersoy Önder, yaptığı açıklamada şöyle belirtti;

Avrupa ve Asya kıtasını temsil edebilen, İslam Konferansı Örgütü üyesi olan, laik ve demokratik yapısı ile geleceğin parlayan yıldızı Türkiye’nin, yeni bir temsilci olarak BRICS ülkelerine eklenmesi ve böylece T-BRICS’in oluşturulması, ABD ve AB’nin küresel egemenliğine karşı yeni bir dengeleme ve dolayısıyla yeni bir küresel alternatif gücün ortaya çıkmasına da sebep olabilir. Bilindiği gibi BRICS (Brasil, Russia, India, China and South Africa), her biri bölgesel güç olan Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika ülkelerinden oluşmaktadır. Güney Afrika hariç tümü aynı zamanda G-20 üyesidir. Bu birlik, 2006 yılının Haziran ayında kurulmuştur. İlk başlarda 4’lü grup olarak tanınan BRIC, 2010 yılında Güney Afrika’nın da eklenmesi ile son halini (BRICS) almıştır. 1950’li yıllardan itibaren yönünü Batıya çeviren Türkiye ise, gerek ekonomik, gerek siyasi, gerekse güvenlik politikalarında hep Batı ile entegre olmuş, NATO’ya bir çok batı ülkesinden önce 1952’de girmiştir. Konu güvenlik olduğunda Türkiye’yi derhal bünyesine katan Kuzey Atlantik ittifakı, konu ekonomik olduğunda Türkiye’ye aynı desteği göstermemiştir. Türkiye’nin AB üyelik süreci, tıpkı NATO üyeliği gibi, şu anki bir çok üyeden çok öncelere dayanmakta, ancak bir türlü müzakerelerden sonuç alınmamaktadır. Dönelim konumuza. Veriler incelendiğinde, son 20 yıllık süreçte Türkiye; alt yapı yatırımları, sağlık, eğitim, turizm ve insani yardım konularında birçok önemli adımlar atmış, insani gelişmişliğini yükseltmiştir. Öte yandan, küresel barış, basın özgürlüğü, hukukun üstünlüğü ile özellikle 2016’dan itibaren, ekonomik büyüklüğün en önemli göstergesi olan, GSYH’nda kötüye giden bir performans sergilemiştir. Türkiye’nin, gücünü artırması, 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine ulaşması ve dünya siyaset sahnesinde daha iyi yerlerde kendine yer edinmesi için, geliştirdiği ve iyi durumda olduğu hususları sürdürebilmesi, kötüye giden hususları ise düzeltecek tedbirleri alması gerekmektedir.

2018 seçimlerinin ardından Türkiye’nin cumhurbaşkanlığı sistemine geçmesi ve karar alma sürecinin hızlanması, Türkiye’nin yakın gelecekte büyük bir güç olma yolunda ilerlemesini hızlandıracak yorumlarına sebep olmuştu. Ancak bu ivmelenme; demokrasi ve onun kurum ve kuruluşlarının Türkiye’de çok daha fazla etkin olması, güçler ayrılığının tam anlamıyla belirlenmesi, özgürlüklerin genişlemesi ve hak, hukuk, adaletin üstünlüğü ile doğru orantılı olacaktır.

Türkiye, gerek ABD ve gerekse Avrupa Birliği ile ilişkilerinde, özellikle son dönemde, sıkıntılı bir süreç yaşamakta, bir nevi yalnızlaştırılmaktadır. Dostane olmayan ve müttefiklikle bağdaşmayan bu politik süreç, Türkiye’nin gelecekte BRICS ülkeleriyle çok daha fazla birlikte hareket etmesinin yolunu açabilir. Türkiye, ABD’nin, özellikle Trump ve sonrasında Biden’ın seçilmesinden sonra başlayan, tutarsız ve müttefikliğe yakışmayan politikaları ile, bir türlü neticelenmeyen AB tam üyelik sürecini sebep göstererek, NATO üyeliğinden ve AB üyelik sürecinden vazgeçmeden, bu gruba dahil olma iradesini gösterebilir.

T-BRICS olarak yeniden adlandırılabilecek bu birliktelik, dünya üzerinde çok daha fazla etkili olabilecektir. Avrupa ve Asya kıtasını temsil edebilen, İslam Konferansı Örgütü üyesi olan, laik ve demokratik yapısı ile geleceğin parlayan yıldızı Türkiye’nin, yeni bir temsilci olarak BRICS ülkelerine eklenmesi ve böylece T-BRICS’in oluşturulması, ABD ve AB’nin küresel egemenliğine karşı yeni bir dengeleme ve dolayısıyla yeni bir küresel alternatif gücün ortaya çıkmasına da sebep olabilir.

KSTÜ
Northernland
Meriç Süt
Evsulink
Maraton İskele

Diğer Haberler

Kıbrıs Online
Başa dön tuşu