
Sami Güdenoğlu’nu da yitirdik…
Bence Güdenoğlu, Ahmet Necat Özkan’la birlikte, bu ülkede turizm için canlarını feda etmiş iki şehittir…
Son derece bilgili, kültürlü ve bu ülkeyi “alem olsun, cebimiz de para dolsun” diye değil; yürekten seven iki insandan söz ediyorum…
İkisi de artık yok…
-*-*-
Sami Güdenoğlu’nun ölüm haberi Cuma gününe “şok” etkisi yaptı…
Doğrusu beklemiyordum…
Son dönemlerde telefon görüşmelerimiz kesilmişti; araya seçimdi, yoğunluktu girince, hiç aklımıza bile gelmedi.
Oysa, “sık sık arayan ve telefonda olsun görüşlerini paylaşan, bilgiler veren” biriydi…
-*-*-
Allah rahmet eylesin…
Ailesinin acısını paylaşıyorum…
-*-*-
Derken, “ani kalp krizi” diye, üç “beklenmedik” ölüm haberi daha geldi…
Güzelyurt’tan, Edretmit’ten ve Haspolat’tan…
Yaşlar, 27, 51 ve 57…
Üçü için de kalp krizi dendi!
Edremit’te yaşamını yitiren Mehmet Ertaş 57 yaşındaydı…
Haspolat’ta ölen Ngolu Mbuta 27 yaşındaydı…
Ve Güzelyurt’ta yitirdiğimiz sevilen insan Tuna Aliye Ağırbaş, 52 yaşındaydı…
-*-*-
“Elbette doktor veya sağlık görevlisi” değilim…
Bu ölümlerle ilgili “saptama” yapacak, “sebebi şuydu” diyecek de değilim…
Ama, bir şeyler var diye şüphelendiğimi ve meseleyi koronavirüse bağlamaktan da geri durmayacağım…
-*-*-
Çok değerli bir sağlık personeli ile görüştüm…
Sırf bilgi almak amacıyla…
“Covid – 19 kalp krizine sebep olabilir mi?” diye sordum…
“Öyle bir bulgu yok – işitmedim – okumadım – bilmiyoruz – kimse bilmiyor” dedi…
-*-*-
Kimse bilmiyor!
Ne kadar acı!
Çünkü bir yanda yakınlarımız patır patır, durduk yerde, çok genç yaşta ve elimizde evet istatistik de yok net bilgi de yok ama “sağlıklı görünürken” düşüp ölüyorlar…
Üzülüyoruz…
Geriliyoruz…
-*-*-
Ve yine doktorlarımızdan birine sorma gereği duyuyorum; “Covid 19’un insanı hasta etmesi gayet doğal; koronavirüs bulaşan kişi bu hastalığa yakalanıyor” dedi…
Kimler ağır geçiriyor, kimler hafif atlatıyor?
İşte bu konuda, kafalar hala çok karışık!
Herkes bir şey anlatıyor, bir yığın bilgi kirliliği azalsa bile hala ortalıkta dolaşıyor!
Ve ilgili doktorumuza göre, “… Covid – 19 korkusu veya endişesi nedeniyle insanların yaşadığı anksiyete yani kaygı çok daha ciddi sonuçlar yaratabilir”…
-*-*-
Kısacası, Covid 19, bir yandan kendisi tehlikeli ama öte yandan “korkusu sonrası oluşan ya da oluşabilecek “sosyal ya da ekonomik anlamda zararı”; çok daha tehlikeli!
-*-*-
Avrupa Kardiyoloji Topluluğu’na göre (ESC), bugüne kadar Covid 19’un doğrudan kalbi etkilediğiyle ilgili her hangi bir bulguya rastlanmış değil…
Ancak, yine aynı bilim grubuna göre, ne anlama geliyorsa, “Covid 19 olan kalp rahatsızlığı bulunan kişiler, bu hastalığı sağlıklı bireylere göre daha ağır geçirebilir…”
-*-*-
ESC’nin internet sayfasında, şöyle bir bilgi var:
“…Bugüne kadar, COVID-19’ a yakalanan çoğu insanda boğaz ağrısı, öksürük, ağrı ve ateşin eşlik ettiği hafif bir viral hastalık tablosu izlenmiştir, ancak bazı kişilerde (% 5’ e kadar) akciğer enfeksiyonu / pnömoni de görülebilir. Kalp rahatsızlığı olan kişilerin COVID-19’a bağlı akciğer enfeksiyonu geçirme ihtimalinin daha yüksek olup olmadığı henüz net değildir, fakat bu hasta grubunun grip (influenza) gibi diğer virüslere bağlı akciğer enfeksiyonlarına yatkınlıkları göz önüne alındığında, bu ihtimalin daha yüksek olduğundan bahsedebiliriz…”
-*-*-
Aynı sitede dikkatimi çeken bazı bilgiler de şunlar:
“… Enfeksiyona yakalanmanın temel prensibi tüm bireyler için aynıdır. Virüs, enfekte bir kişiden öksürme, hapşırma veya konuşma sırasında havaya saçılan damlacıklar yoluyla bulaşır. Masa ve kapı kolları gibi yüzeylerde birkaç saat hatta günlerce yaşayabilen virüsün bulaştığı yüzeylere temas ise bir başka bulaşma yoludur.”
“Virüs vücuda girdiğinde, akciğerlere doğrudan zarar verir ve kardiyovasküler sisteme iki yolla stres uygulayan enflamatuvar bir yanıtı tetikler. İlk olarak, akciğerleri enfekte ederek kan oksijen seviyelerini düşürür ve ikincisi, virüsün direkt enflamatuvar etkileri kan basıncının düşmesine neden olur. Bu gibi durumlarda kalp, büyük organlara oksijen sağlamak için daha hızlı ve çok çalışmak durumunda kalır.”
-*-*-
Kısacası, benim anladığım, “Covid 19 kalp krizine neden olur veya olmaz diyemeyiz ama kesin olmaz demek de doğru değildir”…
-*-*-
Peki ne yapalım?
-*-*-
Gerek ESC gerekse Dünya Sağlık Örgütü (WHO) diyor ki;
“… Maske takın. Hasta olan insanlardan uzak durun. Mümkün olduğunca diğer kişiler ile aranızda en az iki metre mesafe bırakın. Ellerinizi en az 20 saniye boyunca sabun ve ılık suyla iyice yıkayın. Öksürdüğünüzde ağzınızı bir mendille örtün veya dirseğinizin iç kısmına öksürün. Hapşırırken burnunuzu bir mendille örtün veya dirseğinizin iç kısmını kullanın. Gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmaktan kaçının. Kapı tokmağı, tutamak, direksiyon simidi veya elektrik düğmeleri gibi sık dokunulan yüzeyleri virüsten arındırmak için dezenfektanla temizleyin. Olabildiğince evde kalın ve mümkün ise evden çalışın…”
-*-*-
Yerel vaka sayısı arttı…
Güney patladı…
Türkiye yıkılıyor…
Anlaşılan o ki, hiç bir yere kaçamayız…
Bu hastalıkla birlikte yaşamaya alışacağız…
Ya kendisi gidene, bitene kadar ya da aşısı veya çaresi – ilacı bulununcaya kadar…






































