
ÖZEL HABER
Tatar, karma evliliklerden doğan çocuklarla ilgili sorusuna Yunan bakandan cevap alamadığını açıkladı
“Yerapetridis’e dedim ki: Sen hukuk profesörüsün. Var mı böyle bir şey AB hukukunda?”
“YERAPETRİDİS’E SORDUM”
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, New York’ta gerçekleşen 5+1 Kıbrıs Zirvesi’nde karma evlilik mağdurlarıyla ilgili bir diyaloğu GIYNIK Gazetesi’yle paylaştı. Tatar, karma evlilik mağdurları konusunda Güney Kıbrıs tarafından, uluslararası kamuoyunun aldatılmaya çalışıldığını söyledi. Rum Yönetimi’nin söz konusu ayrımcı uygulamalar için AB kurallarını gerekçe gösterdiğini hatırlatan Tatar, Güney Kıbrıs’ın AB’yi suçladığını, kendisininse bu durumu Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Yerapetritis’e sorduğunu söyledi.
“AVRUPA’DA BÖYLE AYRIM OLMAZ”
Tatar, Hristodulides’le aralarında geçen diyaloğu şöyle aktardı: “Hristodulidis’e döndüm, dedim ki: ‘Sen bir Avrupa Birliği devleti olduğunu söylüyorsun. AB yasalarında böyle bir ayrımcılık olabilir mi? Çocuk kuzeyde doğdu, karma evlilikten doğdu diye vatandaşlık hakkı vermiyorsun. Avrupa Birliği’nde doğan çocuk, örneğin Almanya’da doğsa Alman sayılır. Orada ayrım yapılmaz, anası babası nereli diye bakılmaz. Ama sen bunu yapıyorsun, bu gayri hukukidir.’”
0
Tatar, Nikos Hristodulidis’in bu ayrımcılığı “Avrupa Birliği kuralları böyle” diyerek AB’ye bağladığını vurgulayarak, bu kez Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Yerapetritis’e döndüğünü şu sözlerle anlattı: “Yerapetridis’e dedim ki: ‘Siz Avrupa Birliği üyesisiniz, Hristodulidis, sizi ve AB’yi suçluyor. Böyle bir hukuk olabilir mi? Sen hukuk profesörüsün. Var mı böyle bir şey AB hukukunda? İnsan haklarına bu kadar aykırı bir uygulama olabilir mi?’ diye sordum ama hiçbir cevap alamadım.”
“BU MÜCADELE BURADA BİTMEYECEK”
Cumhurbaşkanı Tatar, “1974’te adaya gelen bir ailenin çocuğu bugün 51 yaşında. Torunları var. Sen hepsini cezalandırıyorsun. ‘Türkiye kökenli, kuzeyden geldi, güneye geçemez’ diyorsun. Bu kabul edilemez” dedi. Bu durumun sadece siyasi bir mesele değil, aynı zamanda ciddi bir insan hakları ihlali olduğunu vurgulayan Tatar, konunun artık sadece Kıbrıs’la sınırlı kalmadığını, evrensel hukuk normlarıyla bağdaşmayan bir uygulamanın uluslararası platformlarda da gündeme taşınacağını ifade etti.






































