Michael: 1974’teki cinsel şiddet hala açık bir yara
Rum Yönetimi Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Maria Michael, Salı gecesi BM Güvenlik Konseyi’nde yapılan tartışmada, 1974’te Türkiye’nin adaya müdahalesi sırasında yaşanan cinsel şiddetin “Kıbrıs toplumunda hâlâ açık bir yara” olduğunu söyledi.

Rum Yönetimi Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Maria Michael, Salı gecesi BM Güvenlik Konseyi’nde yapılan tartışmada, 1974’te Türkiye’nin adaya müdahalesi sırasında yaşanan cinsel şiddetin “Kıbrıs toplumunda hâlâ açık bir yara” olduğunu söyledi.
“Mağdurlar yıllardır sessiz acı çekiyor”
Çatışmalarda cinsel şiddet konulu oturumda konuşan Michael, işgal sırasında tecavüz ve diğer cinsel suçlara maruz kalan çok sayıda mağdurun on yıllardır sessizce acı çektiğini vurguladı. “İşgalci güç failleri hiçbir zaman adalete teslim etmedi” dedi.
Michael, uluslararası topluma çağrı yaparak bu tür suçların faillerinin ulusal, bölgesel ve uluslararası düzeylerde adalet önüne çıkarılması için hukuki süreçlerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Savaş suçu, insanlığa karşı suç, hatta soykırım”
Diplomat, cinsel şiddetin savaş, işkence, terör ve siyasi baskı aracı olarak kullanılmaya devam ettiğini belirterek, bunun “rastgele ya da münferit değil, ataerkil güç yapılarının bir tezahürü” olduğunu kaydetti.
Çatışma sırasında cinsel şiddetin savaş suçu, insanlığa karşı suç, hatta soykırım eylemi teşkil edebileceğini hatırlattı.
“Kalıcı barış için hesap verebilirlik şart”
Michael konuşmasında, cinsel şiddeti bir barış ve güvenlik sorunu olarak nitelendirdi ve kalıcı barışın sağlanabilmesi için “faillerin cezasız kaldığı dönemin sona ermesi gerektiğini” söyledi.
“Kalıcı barış için kovuşturma ve hesap verebilirlik kritik öneme sahiptir” dedi.
Kadınlara daha fazla temsil çağrısı
Konuşmasında ayrıca, kadınların barış ve güvenlikle ilgili karar alma mekanizmalarına daha fazla katılımının sağlanması gerektiğini vurgulayan Michael, “Kadınlar ve kız çocukları çatışmalarda cinsel şiddetten orantısız bir şekilde etkileniyor, ama hâlâ yeterince temsil edilmiyorlar” dedi.
Bu nedenle kadınların tam, eşit ve güvenli katılımı için somut önlemlerin şart olduğunu belirtti.
“Kıbrıs hala işgalin ve şiddetin yaralarını taşıyor”
Michael, Kıbrıs’ın yabancı askeri işgalin ve elli yıldır devam eden bölünmüşlüğün kurbanı olduğunu söyleyerek, “Cinsel şiddet Kıbrıs toplumunda hâlâ açık bir yara. Çoğu mağdur yıllardır sessizce acı çekiyor, işgalci güç ise failleri hiçbir zaman adalete teslim etmedi” ifadelerini kullandı.
Son olarak Kıbrıs’ın, çatışma ortamlarında cinsel şiddete karşı uluslararası toplumla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğini ve adalet ile hesap verebilirliği güvence altına almayı taahhüt ettiğini belirtti.






































