Grand Pasha Nicosia
Ezic
Serena Butik
Omag Intense
Shopoint
EMU Kurum İndirimi
Visit NCY
SOS Çocukköyü
Piabella
Vestel KKTC
Grand Sapphire Resort
SEMKA
Merit Hotels
Card Plus
Altınbaş Üniversitesi
GenelKıbrısManşetSağlık

Her Şeyi Kontrol Etmek Neden Bu Kadar Yorucu?

Bazen hayatı sanki ipin ucunda tutmaya çalışıyormuşuz gibi hissederiz.

California Restaurant
Airtech Kıbrıs
Zenith Özyalçın
GAÜ

Bazen hayatı sanki ipin ucunda tutmaya çalışıyormuşuz gibi hissederiz.
Her şeyin planlı olmasını isteriz.
Ne olacağını bilmek, sürprizlerle karşılaşmamak, her şeyin “yolunda gitmesi”…
Kulağa güvenli geliyor, değil mi?
Ama bir süre sonra fark ederiz ki bu güvenli alan, aynı zamanda çok yorucu bir yer.

Kontrol etme isteği, aslında korkudan doğar.
Bir şeyleri kontrol altında tutarsak, kötü bir şey olmasını engelleyebileceğimizi sanırız.
Kaygı, tam da burada devreye girer.
Zihnimiz “önlem al, düşün, plan yap” diye fısıldar durur.
Başta işe yarar görünür; çünkü kısa vadede rahatlatır.
Ama uzun vadede bizi tükenmiş hissettiren de tam olarak budur.

Her detayı düşünmek, hiçbir detayı kaçırmamak…
Bu, zihnin sürekli tetikte kalması demektir.
Ve sürekli tetikte bir zihin, hiçbir zaman tam anlamıyla dinlenemez.

Mükemmeliyetçilik de bu tabloya eşlik eder.
Her şeyin “doğru” olmasını istemek, aslında hata yapmaktan korkmaktır.
Oysa hata yapmak, kontrolü kaybetmek değildir, insan olmaktır.
Ama biz kusursuzluğu korumaya çalıştıkça, yaşamı daraltırız.
Bir süre sonra yalnızca “nasıl olmalıydı” sorusuna takılıp kalırız.
Ve farkında olmadan yaşamayı değil, yönetmeyi öğreniriz.

Kontrolün en yorucu tarafı, başkalarıyla ilişkilerde kendini belli eder.
Sevdiğimiz insanların da bizim istediğimiz gibi davranmasını isteriz.
Onların kararlarını, duygularını, tepkilerini düzenlemeye çalışırız.
Oysa kimse, başka birinin planının parçası olmak istemez.
İlişkiler böylece sıkışır; biz hem yorulur hem de kırılırız.

Bir danışanım şöyle demişti:
“Ne kadar çok plan yaparsam, o kadar güvende hissedeceğimi sanıyordum.
Şimdi plan yapmadığım anlarda bile huzursuz oluyorum.”
Bu cümle aslında hepimizin zaman zaman yaşadığı gerçeği anlatıyor.
Kontrol ettikçe rahatladığımızı sanıyoruz;
ama aslında rahatlayamıyoruz — sadece kısa süreli bir güven hissi yaratıyoruz.
Çünkü kontrolün altında hep aynı soru yatıyor:
“Ya bir şey ters giderse?”

Gerçek huzur, her şeyin kontrolümüzde olmasında değil;
her şeyin kontrolümüzde olamayacağını kabullenebilmekte.
Bazen olaylar planladığımız gibi gitmez, insanlar beklediğimiz gibi davranmaz.
Ama o anlarda bile hayat bir şekilde devam eder.
Ve çoğu zaman, en güzel şeyler o plansız anlarda olur.

Kontrolü bırakmak, dağılmak değildir.
Bırakmak, güvenmektir, kendine, hayata, sürece.
Her şeyi bilmeye gerek yok;
bazı şeyler zaten kendi zamanında açıklığa kavuşur.

Ve belki de huzur dediğimiz şey tam olarak budur:
Her şeyi yönetmeye çalışmadan da iyi olabilmek.

 

KSTÜ
Northernland
Meriç Süt
Evsulink
Maraton İskele

Diğer Haberler

Kıbrıs Online
Başa dön tuşu