
ÖZEL HABER
Sebze ve meyve üretiminde kimyasal ilaç kalıntısı sorunu 2025 yılı boyunca sürdü
KKTC’nin pestisit gerçeği: tarımsal ürülerin yüzde 14’ünde limit üstü ilaç var
BÜYÜK TEHLİKE
İnsan sağlığı ve ekolojik denge açısından büyük tehlike oluşturan tarımsal üretimdeki aşırı ve bilinçsiz ilaçlama sorunu, KKTC’nin acı gerçeği olmayı sürdürüyor. Kanser, organ hasarı, kısırlık ve doğumsal anomali gibi sayısız sağlık sorununa yol açabilen pestisitli gıda tüketimine karşı gelişmiş ülkelerde ciddi tarım politikaları hayata geçirilirken KKTC’deki laçkalık 2025 yılı boyunca sürdü. Tarım Dairesi tarafından gerçekleştirilen rastgele analizler, ilaç kullanımını azaltmaya dönük uygulamaların yetersiz kaldığını olarak gözler önüne serdi. 2025 analiz raporlarını inceleyen GIYNIK, sorunun ciddiyetini gösteren verilere ulaştı.
KORKUTAN İSTATİSTİK
2025 yılı içinde 257 yerli ürün incelendi. Bunların 35’inde limit üstü kalıntı tespit edildi. Bu durum, yerli ürünlerin yaklaşık olarak yüzde 14’ünün zehirli olduğu anlamına geliyor. Oranın belli başlı dönemlerde çok daha yüksek seyrettiği ve bazı aylarda yüzde 35’lere kadar çıktığı görülüyor. Analizde yakalanan pestisitli ürünler piyasaya sürülmüyor. Fakat ülkedeki ürünlerin büyük kısmının analiz yapılmadan satılabildiği biliniyor. Test için seçilmiş numunelerin yüzde 14’ünün zehirli olması, kontrol edilmeden piyasaya sürülen ürünlerin de istatistiksel olarak aynı düzeyde zehirli olduğu anlamına geliyor.
SORUMLULUK ŞART
Tarımsal ürünlerdeki psetisit sorunu, mevsimsel olarak belli başlı türlerde yoğunlaşıyor. İçinde bulunduğumuz kış aylarında zehirli kalıntının en çok rastlandığı ürünler arasında biber başı çekiyor. Dolmalık, çarliston ve kapya türü biberlerde yaygın bir sorun gözleniyor. Yılın diğer dönemlerinde marul, hıyar, domates kereviz, börülce ve nar öne çıkıyor. Özellikle yaz aylarında ise üzüm türlerindeki yüksek zehir oranları dikkat çekici hale geliyor. Veriler, ciddi bir halk sağlığı problemine dönüşen pestisit sorununa karşı ilgili tüm çevrelerin çok daha büyük bir sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ortaya koyuyor.



































