
Cumhurbaşkanı Erhürman, ABD dâhil uluslararası aktörlerin bu konudaki müdahalesinin kabul edilmeyeceğini söyledi
Erhürman, önerdikleri dört maddenin özünün Rum tarafının “paylaşım isteksizliğini” aşmak olduğunu belirtti
Lefkoşa’da ilerleme sağlandığı ölçüde uluslararası sürecin de önü açılacak
EŞİTLİK MERKEZDE
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, görevdeki ilk 100 gününü değerlendirdiği basın toplantısında Kıbrıs sorununun merkezine siyasi eşitlik ilkesini yerleştirdi. Geçmişte yaşanan hayal kırıklıklarının temelinde eşitliğin reddedilmesi olduğunu altını çizen Erhürman, siyasi eşitliğin Kıbrıs Türk halkının geleceğini güvence altına alan temel ilke olduğunu vurguladı. Erhürman, Amerika Birleşik Devletleri dâhil hiçbir uluslararası aktörün kendisini bu ilkeden vazgeçiremeyeceğini açıkça dile getirirken, siyasi eşitliğin bir müzakere başlığı değil, Kıbrıs Türk halkının varoluşsal güvencesi olduğunu anlattı. Erhürman’ın ABD’nin ismini vererek yaptığı çıkış, dış müdahalelere karşı bir meydan okuma niteliği de taşıyor. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın bölge coğrafyasına yönelik çıkışları dikkatle izlenirken, Kıbrıs’ın bu yaklaşımdaki yeri merak ediliyor.
LEFKOŞA VURGUSU
Tufan Erhürman, basın toplantısının soru-cevap bölümünde, ortaya koyduğu dört maddelik metodolojinin ilk ayağının Rum tarafının paylaşım ve siyasi eşitlik konusundaki tutumunu netleştirmeyi amaçladığını kaydetti. Güven yaratıcı önlemler hayata geçirilmeden “5+1” formatına geçmenin anlamlı olmayacağını belirten Erhürman, Lefkoşa’da somut ilerleme sağlanmadan uluslararası konferans sürecine girilmeyeceğini vurguladı. Doğrudan temaslar ve 2004’ten bu yana bekleyen Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün devreye sokulması çağrısını yineledi.
“PİŞMİŞ AŞA SU KATILMAZ”
Kapılar ve harita başlığına da değinen Erhürman, mevcut aşamada süreci zorlaştıracak yeni taleplerden özellikle kaçındıklarını belirterek, “pişmiş aşa su katmak istemiyoruz” ifadesini kullandı. New York sürecinden bu yana BM’nin taraflara ait olmayan bir harita üzerinden ilerlemeye çalıştığını hatırlatan Erhürman, çözüm üretme yaklaşımıyla hareket ettiklerini ancak yeni başlıkların masaya taşınmasının süreci tıkayabileceğini söyledi. Amaçlarının polemik değil, ilerleme olduğunu vurguladı.
SUÇLAYICI DEĞİL, ÇÖZÜM ODAKLI
Cumhurbaşkanı Erhürman, sürece ilişkin genel değerlendirmesinde suçlayıcı değil çözüm odaklı bir dil tercih ettiklerini belirterek, güvenin yalnızca müzakere masasında değil, masanın dışında da test edildiğini ifade etti. Siyasi eşitliğin pazarlık konusu olmayacağını bir kez daha yineleyen Erhürman, “Bu ilke olmadan ne müzakere olur ne de kalıcı çözüm” dedi. Sürecin bittiği yönündeki yorumlara katılmadığını belirten Erhürman, Lefkoşa’da ilerleme sağlandığı ölçüde uluslararası sürecin de önünün açılacağını kaydetti.




































