Epstein Belgelerinde Kıbrıs’ın Rolü: Bankalar, akademik çalışmalar, sanat ve mimarlık…
Epstein’in Kıbrıs’la ne işi vardı? Milyonlarca sayfalık Epstein arşivinde yer alan yazışmalar, Kıbrıs’ın finans, siyaset, akademi, sanat ve mimarlık ekseninde Epstein’in temas alanlarından biri olduğunu ortaya koyuyor.

ÖZEL HABER
Dünyayı sarsan Jeffrey Epstein belgeleri gündemi meşgul etmeye devam ederken, milyonlarca sayfalık arşiv içinde Kıbrıs ile ilgili dikkat çekici yazışmalar da yer alıyor.
Belgeler, Epstein’in Kıbrıs’ı yalnızca finansal değil; akademik, sanatsal ve mimari alanlarda da yakından takip ettiğini ortaya koyuyor.
KIBRIS DİPLOMASİSİ, BANKACILIK VE JEOPOLİTİK TAKİP
Epstein arşivlerinde yer alan kayıtlar, Kıbrıs’a ilişkin politik, diplomatik ve jeopolitik gelişmelerin özellikle 2011–2014 döneminde yakından izlendiğini ortaya koyuyor. Belgelerde, Kıbrıs sorunu ile Doğu Akdeniz’deki güç dengelerini ele alan uluslararası analizlerin Epstein tarafından takip edildiğine işaret eden e-posta kayıtları bulunuyor.
Bu kapsamda, Yusuf Kanlı’nın Hürriyet ve Hürriyet Daily News’te yayımlanan, Türkiye–Kıbrıs hattındaki siyasi gelişmeleri ele alan yazıları ile, Özdil Nami imzasıyla The National Interest’ta yayımlanan ve Kıbrıs’ta çözüm olasılıklarına odaklanan analizlerin Epstein’in arşivine e-posta yoluyla iletildiği görülüyor.
Ayrıca arşivde, Reuters kaynaklı ve Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki enerji güvenliği, jeopolitik riskler ve bölgesel istikrar başlıklarına odaklanan analizlerin de yer aldığı görülüyor. Bu yayınlar, Epstein’in Kıbrıs’ı yalnızca finansal değil; bölgesel güç dengeleri ve diplomatik süreçler bağlamında da yakından izlediğini ortaya koyuyor.
VERGİ YAPILANMALARI: GÜNEY KIBRIS’TAN LÜKSEMBURG’A
Epstein dosyalarında özellikle Güney Kıbrıs’ın (Kıbrıs Rum Yönetimi) öne çıktığı görülüyor. E-postalarda, İsrailli iş insanlarının vergi avantajı sağlamak amacıyla Güney Kıbrıs merkezli şirket ve finansal yapıları kullandığı, ancak bu yöntemin zamanla “modası geçmiş ve riskli” bulunmaya başlandığı ifade ediliyor. 17 Temmuz 2017 tarihli bir yazışmada, Epstein’in de dâhil olduğu görüş alışverişinde, Kıbrıs’ın vergi kaçınma amacıyla kullanılmasının artık “tehlikeli” olduğu, artan denetimler ve uluslararası incelemeler nedeniyle kaşları kaldıran bir tercih hâline geldiği belirtiliyor. Aynı yazışmalarda, bu nedenle Güney Kıbrıs yerine Lüksemburg’un alternatif bir merkez olarak önerildiği, İsrailli sermayenin Kıbrıs’tan kademeli biçimde Lüksemburg’a yönlendirildiği anlaşılıyor. Belgeler, Kıbrıs’ın Epstein ve çevresindeki iş ağları açısından bir dönem kritik bir finansal geçiş noktası olduğunu, ancak artan denetimler sonrası bu rolün zayıfladığını ortaya koyuyor.


SULTAN BİN SÜLEYMAN: “BU KIZ RUS, BABASI RUS ANNESİ KIBRISLI…”

Belgeler arasında yer alan ve kamuoyunda en çok dikkat çeken yazışmalardan biri ise, Birleşik Arap Emirlikleri’nin tanınmış iş insanlarından Sultan Bin Süleyman’ın, Jeffrey Epstein’e gönderdiği bir e-posta. Söz konusu e-postada Süleyman’ın, bir kadını “babası Rus, annesi Kıbrıslı” ifadeleriyle tanımladığı ve son derece mahrem, cinsel içerikli cümleler kullandığı görülüyor. Bu yazışma, Epstein’in çevresindeki isimlerin dilinin ve ilişki biçimlerinin niteliğine dair çarpıcı bir örnek olarak öne çıkıyor.
E-postanın künyesi ve içeriği şu şekilde yer alıyor:
Kimden: Sultan Bin Süleyman
Kime: Jeffrey Epstein
Konu: Russian Cypriot (Rus–Kıbrıslı)
Tarih: 30 Eylül 2015
Ekler: IMG_2661.1PG; Başlıksız ek 00062.txt
“Bu kız Rus, babası Rus, annesi Kıbrıslı.
Onunla iki yıl önce tanıştım.
Dubai’deki Amerikan Üniversitesi’ne gidiyor.
Nişanlandı, ama şimdi yeniden benimle birlikte.
Hayatımda yaşadığım en iyi seksti.
İnanılmaz bir vücudu var.”
Hayatımda yaşadığım en iyi seksti.
İnanılmaz bir vücudu var.

PETER FENWİCK : “ÇALIŞMAYI KIBRIS’A TAŞIYABİLİRİZ”

Belgelerde, 2017 yılında hayatını kaybeden ve ölümden dönme deneyimleri (ÖYD) üzerine çalışmalarıyla tanınan nöropsikiyatrist Dr. Peter Fenwick ile Epstein arasındaki e-postalar da yer alıyor. Fenwick’in Epstein’e gönderdiği mesajlarda, yürütülen bir akademik çalışmanın Kıbrıs’a taşınmasının değerlendirildiği görülüyor.
Fenwick’in 31 Ocak 2017 tarihli e-postasında, “Çalışmayı Kıbrıs’a taşıyabiliriz, bu iyi olur.” ifadelerini kullandığı dikkat çekiyor.

Aynı yıl içinde gönderilen bir başka e-postada ise Fenwick, Epstein’e “hibe ve veriler” başlığıyla yazıyor ve “Kıbrıs’tan erken sonuçlar” ifadesini kullanıyor. Bu yazışmalar, Epstein’in akademik projelerde fonlayıcı veya kolaylaştırıcı bir rol üstlendiği yönündeki iddiaları güçlendiren belgeler arasında yer alıyor.

Skype yazışmalarında da özellikle “Kıbrıs” dikkat çekiyor: Fenwick, “Kıbrıs’tan çok iyi erken verilerimiz var” derken, bir başka mesajda çalışmanın Kıbrıs’ta sözleşmeli olarak sürdürülmesi öneriliyor. Ancak süreç ilerledikçe Epstein’in tonu sertleşiyor; 2017 Nisan’ında gönderdiği mesajlarda çalışmayı “bilimsel olarak özensiz”, “kontrolsüz” ve hatta “tarikat izlenimi veren” bir noktada bulduğunu söyleyerek, “beyinden beyne iletişim” iddialarını “saçmalığın ötesinde” diye nitelendiriyor. Bu yazışmalar, Epstein’in bir yandan deneyleri finanse etmeye hazır olduğunu, diğer yandan da araştırmaların içeriğine ve metodolojisine doğrudan müdahil olmaya çalıştığını ortaya koyan çarpıcı bir belge zinciri niteliği taşıyor.
Dr. Peter Fenwick ile Epstein arasındaki skype yazışmalarından bazıları:
Skype Yazışmaları – Türkçe Çeviri
Platform: Skype
Kullanıcı adı: jeevacation
Saat dilimi: UTC+0000
Peter Fenwick (PF) – Jeffrey Epstein (jeevacation)
3 Kasım 2016
Epstein:
“Fonlamak istediğin deney hangisi?”
(09:27)
13 Kasım 2016
Epstein:
“Öncelik vereceğin araştırma hangisi? Ne kadar paraya ihtiyacın var?”
(12:20)
Epstein:
“Şimdi mi?”
(10:31)
Epstein:
“Seni arayayım.”
(13:42)
Epstein:
“1 saat.”
(12:27)
Epstein:
“Şimdi uygun mu?”
(13:39)
30 Ocak 2017
Epstein:
“Hâlâ havale talimatlarını ve imzalı belgeyi bekliyorum.”
(13:14)
Epstein:
“Yarın ara.”
(22:01)
31 Ocak 2017
Epstein:
“Çevrende araştırma fonlayan bir hayır kurumu olan tanıdıkların var mı?”
(12:22)
Fenwick:
(Video mesaj gönderdi)
1 Şubat 2017
Epstein:
“Şimdi mi?”
(10:32)
4 Şubat 2017
Fenwick:
“Her zaman uygun.”
(13:31)
Epstein:
“30 dakika.”
(15:16)
13 Şubat 2017
Epstein:
“Haber var mı?”
(18:11)
11 Mart 2017
Epstein:
“Sonra.”
(16:13)
Fenwick:
“Bir ara Skype yapalım mı?”
(16:13)
Epstein:
“Yarın daha iyi.”
(16:19)
12 Mart 2017
Epstein:
“Şimdi mi?”
(11:06)
Epstein:
“Bence çok ciddi bir oyuncunun beynini incelemeyi denemelisin.
Farklı karakterler oynadığında değişiklikler oluyor mu, ona bakmak için.”
(11:11)
Fenwick:
“Zaman çizelgesini göndereceğim ve uygunsa yarın arayacağım.”
(16:55)
Epstein:
“Tamam.”
(16:58)
13 Mart 2017
Fenwick:
“Yarın sabah arayacağım.”
(18:57)
14 Mart 2017
Fenwick:
“Sonra arayayım mı? Her zaman uygun mu?”
(11:40)
15 Mart 2017
Fenwick:
“Umarım kar çok derin değildir!”
(12:33)
Epstein:
“Önemli değil, her şey kolay.”
(12:41)
19 Mart 2017
Fenwick:
“Kıbrıs’tan çok iyi erken verilerimiz var. Yarın Skype?”
(18:24)
21 Mart 2017
Fenwick:
“Meslektaşın ne yapacağıyla ilgili hâlâ haber yok, yarın mesaj atarım.”
(19:30)
23 Mart 2017
Fenwick:
“Goldsmiths hayır dedi — devam edelim.
Bunu bir eğitim vakfına gönder, sonra çalışmayı Kıbrıs’ta sözleşme kapsamında sürdürelim.
Skype yapalım.”
(18:07)
Epstein:
“Yarın.”
(18:34)
26 Mart 2017
Fenwick:
“Alan’la birlikte 3 günlüğüne Monaco’da olacağım, sonra İskoçya.”
(17:32)
2 Nisan 2017
Epstein:
“Bugün?”
(09:23)
Epstein:
“Üzgünüm, toplantıdayım.”
(10:08)
Epstein:
“15 dakika.”
(16:15)
14 Nisan 2017
Epstein:
“Toplantıdayım.”
(14:00)
Epstein:
“Konuşamam.”
(14:01)
29 Nisan 2017
Epstein:
“Üzgünüm ama bu neredeyse hiç bilimsel değil.
Nasıl ve devam edilip edilmeyeceğinden emin değilim.
Seni seviyorum, sana saygı duyuyorum ama bugünkü Skype görüşmesi cevap vermekten çok soru doğurdu.
Kontrollerin yokluğu ve özensiz istatistikler çok rahatsız ediciydi.
Sadece ritim bile beklenti yaratır.
Açık–koyu %50 %50 mi?
Makaleyi okudum, ÇOK ÖZENSİZ.”
(12:49)
30 Nisan 2017
Epstein:
“Aradığını gördüm, geri aramaya çalıştım.
Yeni bir alan açmaya çalışırken sıkı bilimsel kontroller çok önemlidir.
Bunların hiçbirini görmedim; tam tersine, tarikat izlenimi edindim.
Birinin sadece deneğe bakarak ‘beyinden beyne iletişim’ olduğunu iddia etmesi saçmalığın ötesinde.
Üzgünüm.”
(16:24)
25 Haziran 2017
Epstein:
“3 saat içinde?”
(18:12)
26 Haziran 2017
Epstein:
“Şimdi.”
E-posta Yazışması – Türkçe Çeviri
Kime: Peter Fenwick
Kimden: [boş]
Gönderildi: 19 Ekim 2016, Çarşamba, 14:50
Konu: Re: Peter Fenwick
“Hoş geldiniz.”
19 Ekim 2016, 10:49’da, Elizabeth Fenwick yazdı:
“Teşekkürler Lesley!”
Kimden: Lesley Groff
Gönderildi: 19 Ekim 2016, 14:40
Kime: Peter Fenwick
Konu: Fwd: Peter Fenwick
“İşte burada!”
İletilen mesaj başlıyor
Kimden: “jeffrey E.” [email protected]
Konu: Re: Peter Fenwick
Tarih: 19 Ekim 2016, 09:38 (EDT)
Kime: [boş]
(13 Ekim – 6 gün önce)
Epstein:
“Peter, çoğu araştırmacı beyni tek tek inceler.
Bir böbrek hücresi, etrafı benzer hücrelerle çevrili değilse kendini öldürür.
Bir insan neden tecritte (solitary confinement) deliye döner?
Eğer birey, çevresindeki benzer organizmalardan bağımsız olsaydı bu olmamalıydı.
Tecrit ile inziva (hermitage) arasında fark var.
Eğer sinirsel bağlantılar koparılmamış olsaydı, bunun bir etkisi olmaması gerekmez miydi?
Düşüncelerin?”
“ANGLO-TÜRK KIBRISLI” SANATÇI YAZIŞMALARI
Öte yandan, Epstein arşivlerinden çıkan 22 Ekim 2010 tarihli bir başka yazışma ise, Anglo-Türk Kıbrıslı sanatçı Arif Ozakca ile ilgili. E-postada Ozakca, “mahalledeki yeni çocuk” olarak tanımlanıyor ve aynı gün “çaya gelmek üzere” olduğu belirtilerek Epstein’in görüşünün alınmak istendiği ifade ediliyor.
Yazışmalarda Ozakca’nın, Osmanlı ve Barok kültürleri arasındaki ikilikleri ele alan büyük ölçekli bir resim projesinden söz ettiği, Londra’daki bir özel ön izleme davetine atıf yaptığı görülüyor. Belgelerde Epstein’in doğrudan bir maddi destek sunduğuna dair açık bir ifade yer almamakla birlikte, uzmanlara göre bu tür yazışmalar Epstein’in sanat dünyasında aracı veya kapı açıcı bir pozisyon üstlendiğini düşündürüyor

ASİL NADİRİN ESKİ EŞİ AYŞEGÜL TECİMER…MİMARLIK, ADA PROJESİ
Epstein belgelerinde öne çıkan bir diğer dikkat çekici başlık ise Ayşegül Tecimer. Bir dönem Kıbrıslı iş insanı Asil Nadir ile olan evliliği ve tarihi eser kaçakçılığı suçlamalarıyla adı gündeme gelen Tecimer’in, eşi mimar Mete Deniz aracılığıyla Jeffrey Epstein’in Karayipler’de kendisine ait olan Little Saint James adasındaki mülk için planladığı yenileme çalışmaları kapsamında sürece dâhil olduğu görülüyor.
Belgeler, bir dönem Kıbrıs’ta güçlü sosyal ve ticari bağlantılara sahip olduğu bilinen Tecimer’in, Epstein ile doğrudan e-posta trafiği kurduğunu, görüşmeleri organize ettiğini ve taraflar arasında koordinasyon sağladığını ortaya koyuyor.

Söz konusu yazışmalarda, Tecimer’in eşi mimar Mete Deniz teknik uzmanlık çerçevesinde ikinci planda kalırken, asıl temasın ve organizasyonun Tecimer üzerinden yürütülmesi dikkat çekiyor. Belgelerde, Epstein’in ada üzerindeki konutunda Elhamra (Alhambra) tarzı bir mimari anlayışı hayata geçirmek istediği, bu kapsamda yapılacak Skype görüşmesinin de Tecimer tarafından ayarlandığı görülüyor.
Epstein belgelerinde ortaya çıkan bu yazışmalar, Tecimer’in uluslararası ölçekteki ilişki ağının, Epstein gibi tartışmalı bir figürle kesiştiğini gösteren yeni bir halka olarak değerlendiriliyor.





































