
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurul’u devam ediyor. Genel Kurul’da 62’nci madde tahtında yapılan konuşmalarda, sağlıkta tam gün mesai konusu tartışıldı.
Cumhuriyet Meclisi’nde ayrıca iki yasa tasarısının komitede ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkereler de oylandı.
Buna göre, İlaç ve Eczacılık Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nde ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkere ile Kozmetik Ürünleri (Değişiklik) Yasa Tasarısı’nın İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nde ivedilikle görüşülmesine ilişkin tezkere oy birliğiyle kabul edildi.
-İncirli: “Bunu hangi bütçeyle, nasıl yapacaksınız?”
Genel Kurulda daha 62’nci madde tahtında ilk olarak Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli söz aldı.
İncirli, itibar kaybeden, başında bir değil, bin dert olan hükümetin “Ne yaparız da itibar kaybını telafi ederiz” diye düşünerek, sağlıkta bazı değişiklikler yapmaya karar verdiğini, baskı, zorlama, şantajla doktorlara savaş açtığını savundu.
CTP’nin tüm kurumlarda mesai saatlerine tam uyulması konusunda hassasiyeti olduğunu, iktidarları döneminde buna büyük önem verdiklerini dile getiren İncirli, sağlıkta tam gün hizmetten yana oldukları belirtti.
Buna ulaşmak için bir planlanmaya, aşamalı ve hazırlık yapılacak bir sürece ihtiyaç olduğunu söyleyen İncirli, “Sorunların ne olduğunu ve çözümlerini biliyoruz. Bu hedeflere ulaşabilmek için mutlaka paydaşlarla, çalışanlarla, hastane yönetimleriyle birlikte hareket edilmeli” dedi.
Hükümetin bu konuda yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyen Sıla Usar İncirli, “Bir hedef koydunuz, aslında bu hedef doğru ama sizin bunu yapma gerekçeniz başka… Bunu kabahatlerinizi örtmek, itibarınızı geri kazanmak için yapıyorsunuz… Biz de size bunun nasıl olacağını tarif etmek istiyoruz… Görüyoruz ki yapamıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında sağlıkta ciddi bir kaos yaratıldığını da savunan İncirli, polikliniklerde tam mesai boyunca hasta görülebilmesi için yapılması gereken bazı şeyler olduğunu söyleyerek, bunları anlattı.
Sendika yönetiminin de, kamuda çalışan hekimlerin neredeyse tümünün de bu konulara itiraz etmediğini söyleyen İncirli, “Onlar da bunun olması gerektiğini düşünüyor. Memlekette bir fikir birliği var…” dedi.
Muayene kısmında yoğun hasta görülmesinde en önemli sorunun bir hekimin önceki gece nöbet tutması olduğunu kaydeden İncirli, 24 saat uyumayan bir hekimden gidip birçok hastayı görmesini beklemenin doğru olmadığını kaydetti. İncirli, nöbet sonrası dinlenme konusunun da mutlaka ele alınması gerektiğini vurguladı.
Hekimin baktığı hasta sayısı artırılacaksa, diğer hizmetlerin de artırılması gerekeceğini kaydeden İncirli, “Bunu hangi bütçeyle, nasıl yapacaksınız?” diye sordu.
Ameliyat sayısının artırılmasının da önemli bir hedef olduğunu söyleyen İncirli, bunu başarabilmek için ameliyathane, ameliyathane masası, anestezi doktoru ve yoğun bakım yatak sayısının da artması gerektiğini vurguladı.
Planlanmadan yapılan işlerin kaosla sonuçlanacağı uyarısında bulunan İncirli, insanlara nitelikli bir sağlık hizmeti vermenin önemine vurgu yaptı.
CTP’nin de hedefinin sağlıkta tam güne geçmek olduğunu belirten İncirli, bunun için bir hazırlık gerektiğini kaydedtti. İncirli, bu konuda hükümete yardım etmeye hazır olduklarını kaydetti.
-Dinçyürek: “Bizim yasayı uygulama noktasında seçeneğimiz yoktur”
Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, İncirli’ye yanıt vermek için söz aldı.
Uzun zamandır sağlıkta tam mesaiye uyulması konusunda çalışmalar yaptıklarını belirten Dinçyürek, tüm kamuda mesaiye uyulması konusunda denetimler başlatıldığını hatırlattı.
Sağlıkta da denetimler yapıldığını ve 13.30’da nöbetçinin dahi içeride bulunmadığına dair tespitler olduğunu anlatan Dinçyürek, 19 Ocak’ta tam mesaiye girilmesi konusunda çalışmaların tamamlandığını ve ilgili sendika başkanına bunun aktardığını aktardı.
Sendika başkanının yasaya rağmen buna karşı olamayacağını kendisine söylediğini anlatan Dinçyürek, sendika başkanının genel kurulları dolayısıyla kendisinden süre istediğini kaydetti. Dinçyürek, sendika başkanının Kamu Hekim Yasası’nın hazırlanmasını ve bu süreçte Tıp-İş’in de olmasını talep ettiğini, kendisinin de bunu kabul ettiğini kaydetti.
Bu diyaloğun pozitif yönde geçtiğini belirten Dinçyürek, genel kurul sonrası sendika başkanını arayarak yeni yönetimi ile görüşmeye hazır olduğunu ilettiğini anlattı. Ardından Bakan olarak Sendika’ya resmi çağrı da yaptığını söyleyen Dinçyürek, çağrısından 3-4 gün sonra sendika ile görüştüğünü belirtti.
“Bizim yasayı uygulama noktasında seçeneğimiz yoktur, bu masada bir uzlaşı söz konusu değildir. Bunu net anlattık.” diyen Dinçyürek, sendikanın kendisine bunu kabul etmeyeceklerini ilettiğini kaydetti.
Yasaya uymama, denetlenmeme noktasında ısrarcı olunmasının kabul edilemeyeceğini belirten Dinçyürek, koridorlardaki sıkışıklığın dar sürede hasta bakılması olduğunu söyledi.
Hekimlerin nöbet sonrası poliklinik yapma ve ameliyata girme gibi bir sıkıntısı olmayacağını vurgulayan Dinçyürek, hiçbir hekimi 32 saat kesintisiz çalıştırmayacaklarını belirtti.
Ameliyat sayılarını artırmak için yeterli personel de yatak sayısı da olduğunu aktaran Bakan Dinçyürek, Lefkoşa Devlet Hastanesi’nin doluluk oranının yüzde 40-50 civarında olduğunu ve ameliyat olan hastaların hastanede yatacağını da kaydetti.
Tıp-İş’in neden grevde olduğunu anlayamadığını ifade eden Dinçyürek, her türlü konuyu konuşmaya hazır olduklarını söyledi.
-Besim: “Kaç tane hekim 719 bin TL maaş alıyor?”
Yerinden söz alan CTP Milletvekili Filiz Besim, Bakan Dinçyürek’e sürecin en başından beri hekimlere hiç hoş olmayan bir üslup kullandığı suçlamasında bulundu.
Dinçyürek’in hekimlerin maaşına ilişkin açıklamasına değinen Besim, “Kaç tane hekim 719 bin TL maaş alıyor?” diye sordu. Besim, kendisinin böyle bir maaş duymadığını da ekledi.
-Dinçyürek: “Söylediğim rakamın arkasındayım”
Yanıt veren Dinçyürek, kamudaki hekimlerin iki yasası olduğunu ve bu yasalarda “top”a gelen hekimin maaşının belli olduğunu, ek mesaisi de olduğunu belirterek, söylediği rakamın arkasında olduğunu söyledi.


































