İnsan Hakları Platformu: Mahkeme emrine uyulmalı, hukuki süreçler etkisizleştirilmemeli
İnsan Hakları Platformu, İran vatandaşı Mahdi Asadinazhad’ın sınır dışı kararı ve sonrasında yaşanan süreci değerlendirdi. Platform, "yetkilileri, mahkeme emrine uymaya ve hukuki süreçleri etkisizleştirmeye yönelik uygulamalardan vazgeçmeye” çağırdı.

İnsan Hakları Platformu, İran vatandaşı Mahdi Asadinazhad’ın sınır dışı kararı ve sonrasında yaşanan süreci değerlendirdi. Platform, “yetkilileri, mahkeme emrine uymaya ve hukuki süreçleri etkisizleştirmeye yönelik uygulamalardan vazgeçmeye” çağırdı.
Platformdan yapılan yazılı açıklamada, uzun yıllardır ailesiyle birlikte Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan İran vatandaşı Asadinazhad’ın, Bakanlar Kurulu kararıyla “yasaklı göçmen” ilan edilerek, başlatılan mahkeme süreci dikkate alınmaksızın bir günün içerisinde sınır dışı edilmesinin, insan hakları ihlali iddialarını gündeme getirdiği ifade edildi.
Uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri olan geri göndermeme (non-refoulement) ilkesinin, bir kişinin işkence, kötü muamele, insanlık dışı muamele veya yaşam hakkı ihlali riski bulunan bir ülkeye gönderilemeyeceğini düzenlediğine işaret edilen açıklamada, “Kararın, olağandışı ve ani bir biçimde uygulanması ve mahkeme denetiminden geçme imkânının fiilen ortadan kaldırılmaya çalışılması, etkili bir bireyselleştirilmiş risk değerlendirmesi yapılmadığını göstermektedir” denildi.
“Barışçıl siyasi dayanışma ve örgütlenme faaliyetleri demokratik toplumların koruma altındaki faaliyetleridir”
Kararda ayrıca, Asadinazhad’ın, İran’daki rejim karşıtı protestolar sonrasında Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan İran vatandaşlarını, muhalif kesime destek konusunda organize ettiğinin iddia edildiği belirtilen açıklamada, barışçıl siyasi dayanışma ve örgütlenme faaliyetlerinin, demokratik toplumların koruma altındaki faaliyetleri olduğu kaydedildi.
Asadinazhad’ın, Bakanlar Kurulu kararının yayınlandığı gün tutuklandığı, aynı gün içerisinde avukatlarına Yüksek İdare Mahkemesi’nde dava açmaları için vekâlet verdiği ifade edilen açıklamada, şöyle devam edildi:
“Avukatları bir gün sonra olan 27 Şubat 2026 tarihinde ara emri başvurusu yapmış, yetkililere konunun mahkeme denetiminden geçmesi için başvurulduğunu defa kez bildirmiştir. Buna rağmen Asadinazhad ara emri talebinin dosyalandığı gün saat 17.00 civarında polis tarafından uçağa bindirilmiş ve Türkiye üzerinden İran’a gönderilmek üzere ülkeden çıkarılmış, İran hava sahasının savaştan dolayı kapalı olması nedeniyle Türkiye’de kalmıştır.
Bu arada, Yüksek İdare Mahkemesi 2 Mart 2026 tarihinde verdiği ara emri ile Bakanlar Kurulu’nun kişiyi ‘yasaklı göçmen’ ilan ederek, sınır dışı etme kararının yürütmesini durdurmuş ve Asadinazhad 3 Mart 2026 tarihinde Ercan Havaalanına geri dönmüş, burada mahkeme emrine rağmen polis tarafından havaalanından dışarıya çıkması engellenmeye çalışılmış fakat avukatların girişimleri ile Asadinazhad Ercan Havaalanından çıkabilmiştir. Sınır dışı işleminin yargı süreci beklenmeden uygulanmış olması adalete erişim ve etkili başvuru hakkı bakımından ciddi ihlal iddialarını gündeme getirmektedir.”
İnsan Hakları Platformu’nun edindiği bilgiye göre, ara emri sebebiyle ülkesine geri gönderilemeyen Asadinazhad’ın, ülkede kalmasıyla alakalı farklı teknik sorunlar çıkarılmaya çalışıldığı iddia edilen açıklamada, bu durumun, meseleyi “çok daha vahim” bir hale getirdiği belirtildi.




































