GenelManşetTürkiye

Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan’dan gündeme dair açıklamalar

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile Ankara'da bir araya geldi. İki bakan, görüşmenin ardından ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. ABD ve İsrail ile İran arasında süren savaşa dair konuşan Bakan Fidan, "Körfez'de süren tırmanma bağlamında orta endişelerimiz artmakta savaş her geçen gün yoğunlaşmakta. Durdurulamadığı takdirde bölge ülkeleri ilişkilerinde ve uluslararası düzende olumsuz etki potansiyeline sahiptir." ifadelerini kullandı.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile Ankara’da bir araya geldi. İki bakan, görüşmenin ardından ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Bakan Fidan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

Ocak ayında Ottava’da ortak ekonomik ve ticari komitesinin 2. toplantısını başarıyla icra ettik. Bu çerçevede geçtiğimiz yıl 2.8 milyar dolar olan ticaret hacmimiz önümüzdeki dönemde daha da ileri noktalara yaklaşacak diye değerlendiriyoruz. Yaptığımız bütün görüşmelerde özellikle enerji konusunda iki ülke arasındaki potansiyeli sürekli görmekteyiz. Bugün kendisiyle savunma sanayi alanında işbirliğinin üst seviyelere çıkarılmasında irademizi ortaya koyduk. Buna ilaveten yakın çevremizde önemli krizlerin yaşandığı dönemde Avrupa Atlantik bölgesinin güvenliğine yönelik katkılarımızın süreceğini ifade ettik.

“DİYALOĞUN AÇIK TUTULMASI ELZEM”

Bugün bölgesel konularda en sıcak başlık şüphesiz İran’daki gelişmeler oldu. Körfez’de süren tırmanma bağlamında orta endişelerimiz artmakta savaş her geçen gün yoğunlaşmakta. Durdurulamadığı takdirde bölge ülkeleri ilişkilerinde ve uluslararası düzende olumsuz etki potansiyeline sahiptir.

Barışın tesisi için diyaloğun açık tutulmasının elzem olduğuna inanmaktayız. Savaşın Rusya ve Ukrayna barışını sekteye uğratmaması gerektiğini umuyoruz. Müzakerelerin bir sonraki turunda ev sahipliği yapmaya hazır olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz.

“GAZZE’DE YAŞANAN TRAJEDİ DEĞİŞMİYOR”

Gazze’de yaşanan trajedi değişmiyor. Aynı zamanda Mescid-i Aksa’da ibadetin engellenmesi kabul edilemez bir adımdır. İsrail’in Batı Şeria’ya dayatmaları barışı tehdit etmektedir. İsrail’in yıkıcı gündemi tüm bölgeye yayılıyor. İsrail’in Lübnan’a yönelik kara harekatı sivil nüfus için şimdiden ağır sonuçlar doğurmaktadır. Kanada ile karşılıklı ortak menfaatler ve küresel barışın temini için ilişkilerimizi stratejik seviyeye taşımayı hedefliyoruz.

Kanada Dışişleri Bakanı ise basın toplantısında şu ifadeleri kullandı:

İyi akşamlar. Hayırlı Ramazanlar. Öncelikle sevgili dostum ve mevkidaşım sayın Bakan Fidan’a misafirperverliği için teşekkür etmek istiyorum. Bugün ilişkilerimizdeki pozitif ivmeyi konuştuk. Ortadoğu’da yaşanan kriz çerçevesinde çok önemli bir dayanışma sergiledi Türk halkı, Kanadılalara büyük destek sağladı. Haftalar boyunca Kanada konsoosluk yetkilileri yüzlerce Kanadalıyı ağırladılar, Ortadoğu’dan Körfez’den gelen Kanadalılara yardımcı oldular.

“TÜRKİYE-KANADA İLİŞKİLERİNDE ÖNEMLİ İLERLEME VAR”

Türkiye-Kanada ilişkilerinde çok önemli pozitif bir ilerleme var. Sayın Bakan Fidan ve ben bunu devam ettirme konusunda kararlıyız. Çok taraflı ve ikili angajmanı artıracağız. Gelecekte Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı arasında bir görüşme gerçekleşecek. Bugün görüşmelerimiz çok önemliydi. Sayın Cevdet Yılmaz, sayın Bakan Bayraktar’la çok önemli görüşmeler gerçekleştirdik.

Enerji alanında diyalog, ekonomik işbirliği, ticaret ve yatırım, savunma ve güvenlik halklar arasında güçlü ilişkilere odaklanıyoruz. İki firma Toronta’da mutabakat zaptı imzalandı. Ekonomik ilişkilerde ülkelerimiz arasında uzay sanayi, savunma sanayi alanında önemli işbirliği çalışmaları var. Özellikle Kanada’nın yeni savunma sanayinin politikasını da destekleyecek çalışma.

NATO’da iki müttefik olarak bu temelin üzerine inşa edeceğimiz çok önemli alanlar var. Halklar arasında ilişkilere baktığımızda ülkelerimizi bağlayan ilişkilerin çok güçlü olduğunu görüyoruz. Türkiye kökenli binlerce kişi Kanada’da var.

Kanadalı turistler de her yıl Türkiye’yi ziyaret ediyor. Bilindiği gibi Türkiye çok önemli kavşakta bulunuyor. Doğu kültürünü Avrupa’ya bağlayan kavşakta. Benim buradaki kelimelerim sözlerim sadece coğrafyayla ilgili değil. Kanada Türkiye’de Orta Doğu’da önemli bir oyuncu olarak görülüyor.

SORU CEVAP KISMI

Bakan Fidan, basın mensuplarının soruları üzerine yaptığı açıklamalarda şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye bölgenin sorumlu ülkesi olarak gelişmeleri uzun yıllardır çok yakından takip etmekte. Maalesef olayların hangi aşamaya geleceği yönünde öngörümüz oluyor.

Umarım kötü olanlar gerçekleşmez diye sürekli temenni ve eylem içerisinde oluyoruz. Tarafların hazırlık yaptığını görüyorduk. Bu sefer yayılma riski göstermesini bekliyorduk. Yoğun bir çalışma içerisine girdik. Tıkanmış olan görüşmeleri nasıl başlatırız, bölgede yıkımı nasıl önleriz? Cumhurbaşkanımız ve bizim baştan beri gayretimiz hep bu noktada oldu.

Günün sonunda maalesef savaş başladı, Amerika, İsrail’in de bastırmasıyla İsrail’le beraber İran’a saldırdılar. İran bölge ülkelerine saldırdı. Yaygınlaşmış bir savaş var. Kötü durumdan daha kötü duruma geçilmemesi için ne yapılabilir, onunla meşgul oluyoruz.

Savaşın Lübnan ve Irak’ta yaygınlaştığını görüyoruz. İslam dünyasının başına çökmüş olan savaş musibetinin bir an önce ortadan kalkması için gayretlerimiz bitmiyor.

“BÖLGE ZİYARETİNE ÇIKIYORUM”

İsrail’in suikastlar normal savaş hukukunun dışında olan illegal faaliyetler. Bunların bir an önce son bulması gerekiyor. Savaşın durdurulması için atılabilecek adımlar üzerine yarın bölge ziyaretine çıkıyorum.

Hem Cumhurbaşkanımızın konuyla ilgili mesajlarını paylaşma hem de Türkiye’nin tekliflerini paylaşmak istiyorum. Birçok Batılı ve Doğulu arkadaşlarımızın görüşlerini aldık değerlendirdik. Herkesin kendi sınırları içinde yaşadığı, Filistinliler’in de devletinin olduğu, İran, Araplar ve bizim huzur ve egemenlik içinde yaşadığı coğrafya. Bunun olması mümkün. Bu vizyonumuz var. Bunun için çalışmaya büyük bir azimle çalışmaya devam edeceğiz.”

Bakan Fidan, soru cevap kısmında ayrıca, şunları belirtti:

“Gazze ve Lübnan’daki gelişmeleri takip ediyoruz. Gazze Barış Planı’nın hayata geçmesi için hem biz hem müttefiklerimiz elinden geleni yapıyor.

Biz özellikle insani yardımlar, kurulların hayata geçirilmesi konusundaki mesaimiz yoğun şekilde devam ediyor. Lübnan’da sayıları 800 bine aşmış 1 milyona giden nüfusun yerlerinden edilmiş olması savaş işgal yaygınlaşırsa bunun kalıcı mülteci krizine dönme ihtimali var. Bunun bir an önce durması gerekiyor.

Uluslararası kamuoyunun her platformda Lübnan’ın işgalini durdurma çağrısı son derece yerinde biz de buna destek vermeye devam edeceğiz.”

KANADALI BAKAN SORU CEVAP KISMINDA AÇIKLAMALARDA BULUNDU

Anand, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“İran’ın mevcut saldırılarıyla ilgili olarak Körfez ülkelerine saldırılarla ilgili olarak Kanada kesinlikle bu saldırıları kınıyor. Körfez’deki ülkelerin yanında durduğumuzu ifade etmek istiyorum. Hepsiyle temas ettim.

Kanada’nın pozisyonunu net bir şekilde ifade ettim. İran tarafından gerçekleştirilen saldırıların mutlaka durması gerekiyor. Çok geniş alanında Türkiye ile diyaloğumuz var. Türkiye ile bu alanda geniş diyaloğumuz var. Nükleer enerji bu diyaloğun bir boyutu. Türkiye ile birlikte çalışmak istiyoruz.

Burada imzalanan mutabakat zaptı çerçevesinde hareket edip nükleer reaktör alanında Türkiye’yle işbirliği yapmayı hedefliyoruz. Türkiye Dışişleri Bakanı ülkemizi ziyaret ettiğinde bu alanda çalışma gerçekleştirebiliriz. Kanada’nın tasarım konusundaki uzmanlığını paylaşabiliriz. Bu tasarımın rekabetçi avantaj getirebilmesi sözkonusu olacaktır.

Kanada LNC nakliyatı gerçekleştiriyor. Doğu kıyılarından da bu çalışmayı değerlendirebiliriz. Kritik madenlerle ilgili diyaloğumuzu gerçekleştirebiliriz. Enerji Bakanlarımız birbirleriyle temas halindeler.

Kanada, Fransa, Birleşik Krallık, Almanya, İtalya bir beyanat yayımladılar. Bu beyanatta Kanada’nın pozisyonu ortaya kondu. Buradaki insani durumun endişe verici olduğunu düşünüyoruz Lübnan’da. Bunun çok daha kötüye gitme potansiyeli var. Liderler anlamlı bir biçimde Lübnan ve İsrail arasında müzakere yapılması gerektiğini, siyasi çözümün gerçekleşmesi gerektiğini ifade ettiler. Kanada’nın pozisyonu budur.

Biz de Lübnan’da insani durum konusunda o kadar endişeliyiz ki, geçtiğimiz hafta sayın bakanla birlikte insani yardım için Lübnan’a 37.7 milyon dolarlık yardım tesis edeceğimizi ifade ettim. Bu çatışma nedeniyle aileler yemek, gıda, su gibi temel kaynaklara erişemiyor, hastaneler kapanıyor. Kanada insani anlamda Lübnan’daki çabaların desteklenmesi gerektiğini ifade ediyor. Bu bizim Filistin’deki yaklaşımımızla doğru orantılıdır. Haiti ve Küba’ya yakın geçmişte insani yardımımızı sağladık. Kanada elinden geleni yapma konusunda aklınıza gelebilecek ilk ülkelerden biri.”

Diğer Haberler

Başa dön tuşu