İHP: “Düzensiz statü korkusu temel hizmetlere erişimi engelliyor”
Gazimağusa’da bir apartmanın beşinci katından düşerek yaşamını yitiren 2 yaşındaki Emmanuel Nsıkak DAVID’in ölümü hepimizi derinden sarsmış ve adanın kuzeyinde düzensiz statüde yaşayan, ülkeye giriş yaptıktan sonra çeşitli nedenlerle muhaceret işlemlerini tamamlayamayan kişilerin karşı karşıya kaldığı güvencesizliğin ve görünmezliğin bir kez daha ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Kamuoyuna yansıyan bilgiler ve yetkililerle yapılan görüşmeler doğrultusunda, olay sırasında çocuğun ebeveynlerinin muhaceretlerinin düzensiz statüde bulunduğu, bu sebepten dolayı annenin gözaltına alındığı ve çocuğun babasının yanında olduğunun teyit edildiği anlaşılmaktadır.
Bu olay asla tekil bir vaka olarak değerlendirilmemelidir. Ülkemizde düzensiz statüde yaşayan veya muhaceret işlemleri tamamlanmamış bireylerin içinde bulunduğu koşullar, temel hizmetlere erişimi zorlaştırmakta ve bu tablo özellikle çocuklar açısından ciddi riskler doğurmaktadır. Bu durum, birçok kişinin herhangi bir risk durumunda polise, sağlık ve sosyal hizmetlere başvurmaktan kaçınmasına neden olmaktadır.
Uluslararası insan hakları standartları, herkesin statüsünden bağımsız olarak temel haklara erişimini güvence altına almaktadır. Bu çerçevede, mevcut uygulamaların bu standartlarla uyumu sorgulanmalıdır.Bu kapsamda:
Kıbrıs’ın kuzeyinde muhacereti düzensiz olarak yaşayan kişilerin otomatik olarak suçlu olarak değerlendirilmesine yol açan uygulamalar acilen gözden geçirilmeli, temel hizmetlere erişim, cezalandırılma korkusu olmaksızın sağlanmalıdır. Ülkede uzun süredir yaşayan veya kırılgan durumda bulunan kişiler için insani temelli ikamet ve düzenleme mekanizmalarının etkin ve erişilebilir hale getirilmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte, ihraç süreçlerinin her koşulda insan onuruna saygılı, ölçülü ve hak temelli bir yaklaşımla yürütülmesi zorunludur. Aile birliği korunmalı ve özellikle çocukların bakım ilişkileri kesintiye uğratılmamalıdır.
Bu olay, mevcut yaklaşımın sürdürülemez olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. İnsanların görünmezliğe itildiği bir sistemin sonuçları göz ardı edilemez. Yetkililerin, hak temelli ve insani bir yaklaşımı acilen hayata geçirmesi gerekmektedir. İnsan Hakları Platformu olarak bu sürecin takipçisi olacağımızı ve Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan kişilerin, yasal statülerinden bağımsız olarak, haklarının korunması için gerekli tüm girişimlerde bulunmaya devam edeceğimizi kamuoyuna duyurur, kamuoyunu da bu görünmez bırakılan ihlallere karşı ses çıkarmaya ve dayanışma göstermeye çağırırız.





































