
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (El-Sen), Teknecik Elektrik Santrali’nde bakımı yapılan iki dizel makinenin kısa zamanda arızalanmasını gerekçe göstererek, Girne Polis Müdürlüğü’ne suç duyurusunda bulundu.
Sendika yetkilileri, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (Kıb-Tek) Yönetim Kurulu Başkanı, Genel Müdürü ile bakım çalışmalarını gerçekleştiren şirketin direktörü hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “makinelere bilerek kasti zarar verme” iddialarıyla polise başvurdu.
AHMET TUĞCU
Başvurunun ardından basına açıklama yapan El-Sen Başkanı Ahmet Tuğcu, Teknecik Elektrik Santrali’nde yaşanan arızaları “sabotaj” olarak nitelendirerek, konunun “memleket meselesi” olduğunu söyledi.
Teknecik Elektrik Santrali’nde yaşanan sorunların uzun süredir devam eden bir sürecin sonucu olduğunu savunan Tuğcu, 2022 yılından itibaren santralde üretimin düşürüldüğünü ve bunun başka şirketlere avantaj sağlarken halkın daha yüksek maliyetli elektrik kullanmasına yol açtığını ileri sürdü.
Tuğcu, 2022 yılına kadar bakım, yakıt temini ve parça alımlarının Merkezi İhale Komisyonu üzerinden yetkili firmalar tarafından yürütüldüğünü; ancak bu tarihten sonra yapılan mali protokol çerçevesinde sürecin farklı bir şirkete devredildiğini iddia etti.
Bu sürecin başlangıç noktası olarak Teknecik’e getirilen gaz türbinlerini işaret eden Tuğcu, 1 Nisan’da bakımdan çıkan ve Türkiye’de ihale edilen bir şirket ile onun taşeronu tarafından bakım yapılan 3, 4 ve 6 numaralı makinelerde arızalar meydana geldiğini söyledi.
“4 VE 6 NUMARALI MAKİNELER ARIZALANDI, 3 NUMARALI MAKİNE DURDURULDU”
4 numaralı makinenin patladığını, dokuz gün sonra 6 numaralı makinede de benzer bir patlama yaşandığını belirten Tuğcu, 3 numaralı makinenin ise “Santrallar Müdür Muavini” ile “Dizel Bakım Amiri” tarafından durdurulduğunu ileri sürdü.
Bakımdan çıkan makinelerin garanti süresi dolmadan kısa sürede arızalanmasının normal olmadığını savunan Tuğcu, bunu “sabotaj” olarak nitelendirdi.
Tuğcu ayrıca, Kıb-Tek tarihinde ilk kez makinelerin kırılma ve patlamalara karşı sigorta kapsamı dışında bırakıldığını da iddia ederek, her bir makinede “8 ila 10 milyon dolarlık zarar riski” oluştuğunu savundu.
Bu gelişmeler üzerine, Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Uzun, Genel Müdür Dalman Aydın ve bakım çalışmalarını yürüten Marin İstanbul Genel Müdürü Cenk Boyar hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “makinelere kasti zarar verme” iddialarıyla polise suç duyurusunda bulunduklarını belirten Tuğcu, polisin konuyla ilgili gerekli incelemeyi başlatacağını ifade etti.
“ÜLKEYİ YAZ AYLARINDA ÇOK KARANLIK VE SICAK GÜNLER BEKLİYOR”
Tuğcu, Teknecik Elektrik Santrali’ne yapılanların kamuoyuna açık ve şeffaf bir şekilde paylaşılması gerektiğini de dile getirerek, “Teknecik’teki mevcut yapıyla bu yaz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti fahiş fiyata Güney Kıbrıs’tan elektrik almazsa, bu ülkeyi yaz aylarında çok karanlık ve sıcak günler bekliyor” dedi.
Öte yandan Tuğcu, sendika olarak iş güvenliği, ekipman ve çalışma koşullarının denetlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yazılı başvuru yaptıklarını ancak henüz yanıt alamadıklarını belirterek, yaşanan arızaların insan hayatını da riske attığını ifade etti.
HÜSEYİN PEKSEVER
El-Sen Genel Sekreteri Hüseyin Peksever ise, yapılan şikâyetlerin Kıb-Tek yönetiminin yasal görev ve sorumlulukları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yönetim kurulunun enerji üretimi ve arz güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu belirten Peksever, “Talep nedir, mevcut yapı bunu karşılayabiliyor mu, yatırım planı nedir?” sorularının cevaplanması gerektiğini ifade etti.
Mevcut durumun “alarm seviyesinin ötesinde” olduğunu savunan Peksever, yaz aylarında elektrik kesintilerinin artabileceğini, ülkenin karanlıkta ve sıcakta kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu ileri sürdü.
Kesintilerin halk sağlığını tehdit edebileceği görüşünü dile getiren Peksever, özellikle donmuş gıdaların bozulmasına bağlı gıda zehirlenmeleri riskine dikkat çekti.
Bireylerin kendi üretim yöntemlerine yönelmesinin yeni tehlikeler doğurabileceğini iddia eden Peksever, denetimsiz jeneratör ve akülü sistemlerin yangın, cihaz arızası ve elektrik çarpması riskini artırabileceğini kaydetti.
Peksever, mevcut tablonun ülke açısından “büyük bir tehlike” oluşturduğunu savundu.






































