EuroCOP’un ‘Kıbrıs Deklarasyonu’nda güvenlik vurgusu
EuroCOP'un Kıbrıs Deklarasyonu'nda Avrupa'da güvenlik ve polis birimleri faaliyetlerinin yeni bir döneme girdiği belirtildi. Deklarasyon, EuroCOP üyeleri tarafından 22-23 Nisan 2026 tarihlerinde Limasol'da düzenlenen toplantının ardından imzalandı.

EuroCOP’un Kıbrıs Deklarasyonu’nda Avrupa’da güvenlik ve polis birimleri faaliyetlerinin yeni bir döneme girdiği belirtildi. Deklarasyon, EuroCOP üyeleri tarafından 22-23 Nisan 2026 tarihlerinde Limasol’da düzenlenen toplantının ardından imzalandı.
“İsotita” sendikası tarafından yayımlanan deklarasyonda, polislerin artık yalnızca kamu düzenini sağlamakla sınırlı kalmadığı, “toplumsal istikrarın, hibrit tehditlerin ve demokratik direncin ön saflarında giderek daha fazla görev yaptıkları” vurgulandı.
Deklarasyonda ayrıca, birçok ülkede kaynaklar azalırken taleplerin arttığına ve mali önceliklerin savunmaya doğru kaydığına dikkat çekilerek, “Polis birimlerinin faaliyetleri artık Avrupa’nın güvenlik mimarisinin ikincil değil, temel bir unsurudur” ifadelerine yer verildi. EuroCOP deklarasyonunda, “Temsilciler, polislik faaliyetlerinin insan kaynağı konusunda yapısal bir zorlukla karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu” denildi.
KAMU GÜVENLİĞİ
Deklarasyonda şu hususlar da kaydedildi: “Deklarasyon, iki Avrupa yasal düzenlemesinin ivedilikle kabul edilmesini talep etmektedir: kamu güvenliği ve savunma profesyonellerinin bir Avrupa Direktifi aracılığıyla yüksek riskli meslekler olarak tanınması ve polislere yönelik şiddet içeren saldırıların Avrupa Birliği’nin İşleyişine Dair Antlaşma’nın (ABİDA) 83. maddesi uyarınca Avrupa suçları kapsamında sınıflandırılması.”
Deklarasyonda aynı zamanda, polislerin ruh sağlığı için bir Avrupa çerçevesi oluşturulması, olay sonrası sistematik destek ve erken müdahale mekanizmaları kurulması, polis ailelerine destek verilmesi ve benzeri konularda çağrıda bulunuldu.
TEKNOLOJİK DESTEK
Ayrıca, “teknolojinin polislerin yerini alacak bir araç olarak değil, onları destekleyecek bir araç olarak görülmesi gerektiği” vurgulandı.
Sonuç olarak, “Avrupa’nın polislerinden her zamankinden daha fazlasını talep ettiği” ve “polislik faaliyetlerinin bu beklentileri karşılayacak olması hâlinde, ikincil bir mesele olarak değil, stratejik bir öncelik olarak ele alınması gerektiği” ifade edildi.






































