
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Asım Akansoy, katıldığı televizyon programında yaptığı değerlendirmelerde ülkenin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik tabloyu “ciddi bir belirsizlik ve güvensizlik ortamı” olarak tanımladı. Kamuoyu araştırmalarının da bu tabloyu açıkça ortaya koyduğunu belirten Akansoy, halkın büyük bir kısmının geleceğe dair umutlarını kaybettiğini, mutsuzluk ve endişenin yaygınlaştığını söyledi. Hükümetin seçim takvimi konusunda net bir irade ortaya koyamamasını eleştiren Akansoy, farklı isimlerden gelen çelişkili açıklamaların toplumu daha da belirsizliğe ittiğini ifade etti. Seçimin ne zaman yapılacağının sürekli değişen söylemlerle gündeme gelmesini “toplumun sinir uçlarıyla oynamak” olarak değerlendiren Akansoy, bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Erken seçimin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini belirten Akansoy, “Haziran ya da Temmuz makul bir takvimdir. Daha fazla gecikme sadece hükümetin değil, toplumun da zararına olacaktır” dedi. Seçim tarihinin uzamasının siyasi olarak muhalefete avantaj sağlayabileceğini ancak bunun toplum pahasına olacağını söyleyen Akansoy, esas meselenin ülkenin bir an önce yeni bir döneme geçmesi olduğunu ifade etti.
“KAMU MALİYESİ ÇÖKÜŞ NOKTASINDA: 3 AYDA 21 MİLYAR TL BORÇ”
Akansoy’un açıklamalarında en dikkat çekici başlıklardan biri ise kamu maliyesine ilişkin verdiği rakamlar oldu. Ülkenin mali yapısının ciddi bir kriz içinde olduğunu belirten Akansoy, sadece Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında ödenmesi gereken borcun yaklaşık 21 milyar TL olduğunu açıkladı.vBunun yanında 2026 bütçesinde öngörülen 25 milyar TL’lik açığın da altını çizen Akansoy, mevcut mali yapının sürdürülebilir olmaktan uzak olduğunu söyledi. Devletin giderek borçlanarak maaş ödeyen bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Akansoy, bunun hem ekonomik hem de sosyal açıdan ciddi riskler barındırdığını dile getirdi.“Dünyada herkes borçlanıyor” söyleminin bu yapıyı meşrulaştıramayacağını belirten Akansoy, Kuzey Kıbrıs’ın kendine özgü koşulları bulunduğunu ve bu nedenle daha disiplinli bir mali politika izlenmesi gerektiğini söyledi. Üretim kapasitesinin sınırlı olması, dış ticarette yaşanan engeller ve turizmdeki daralma gibi faktörlerin dikkate alınmadan yapılan ekonomik yönetimin ülkeyi çıkmaza sürüklediğini ifade etti.
“SORUN SAVAŞ DEĞİL, YÖNETİM ZAFİYETİ”
Hükümetin ekonomik daralmayı savaş koşullarına bağlamasını eleştiren Akansoy, asıl sorunun kötü ekonomi yönetimi olduğunu söyledi. Gelir artırma adına yapılan vergi düzenlemelerinin yanlış kurgulandığını belirten Akansoy, özellikle dolaylı vergilere yüklenilmesinin hem halkın alım gücünü düşürdüğünü hem de kayıt dışı ekonomiyi büyüttüğünü ifade etti. Tasarruf tedbirlerine karşı olmadıklarını vurgulayan Akansoy, ancak bu tedbirlerin adil ve dengeli olması gerektiğinin altını çizdi. “Toplumun sadece bir kesiminin yükü taşıdığı bir tasarruf politikası sürdürülebilir değildir” diyen Akansoy, devletin kaynak yaratma kapasitesinin bulunduğunu ancak bu kaynakları etkin şekilde toplayamadığını söyledi. Yaklaşık 2,5 milyar TL’lik tasarrufun önemli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Akansoy, ekonomik sorunun çok daha yapısal olduğunu ifade etti. “Bu ülkede para var ama devlet bunu toplayamıyor” diyerek mevcut sistemin işleyişine dikkat çekti.
“GÜÇLÜ KOALİSYON, KAPSAYICI SİYASET”
Akansoy, seçim sonrası döneme ilişkin değerlendirmelerinde ise güçlü, sürdürülebilir ve güvene dayalı bir koalisyon ihtiyacına vurgu yaptı. Koalisyonların sadece matematiksel çoğunluk üzerinden değil, ortak program ve karşılıklı güven temelinde kurulması gerektiğini ifade eden Akansoy, geçmişte yaşanan krizlerin en büyük nedenlerinden birinin bu eksiklik olduğunu söyledi. CTP’nin de bu süreçte önemli sorumlulukları olduğunu belirten Akansoy, partinin toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini dile getirdi. Eğitimden ekonomiye, ulaştırmadan ticarete kadar tüm alanlarda paydaşlarla birlikte politika üretilmesinin önemine dikkat çekti. Ekonomik açıdan ise turizm, yükseköğrenim ve inşaat sektörlerinin ülke için kritik önemde olduğunu belirten Akansoy, özellikle turizmin mevcut koşullarda ciddi bir daralma yaşadığını söyledi. Yaz sezonunun zor geçeceğini ifade eden Akansoy, Turizm Bakanlığı’nın kriz dönemlerinde daha aktif ve stratejik hamleler yapması gerektiğini vurguladı. “Kapsayıcılık bugün bu ülkenin en büyük ihtiyacıdır” diyen Akansoy, ancak toplumun tüm kesimlerinin dahil olduğu bir yönetim anlayışıyla mevcut çöküşün durdurulabileceğini ve ülkenin yeniden ayağa kaldırılabileceğini sözlerine ekledi.






































