GenelKıbrısManşet

Türk Lirası’nın en büyük banknotu olan 200 TL ile AB’nin en küçük banknotu olan 5 Euro alınamıyor

Tedavüle girdiği Ocak 2009’da 93 Euro’ya denk gelen 200’lük artık sadece bozukluklara yetiyor. 5 Euro’nun, TL’nin en yüksek banknotunu geride bırakması, “paranın pul olması” tartışmalarını yeniden alevlendirdi

ÖZEL HABER

Tedavüle girdiği Ocak 2009’da 93 Euro’ya denk gelen 200’lük artık sadece bozukluklara yetiyor. 5 Euro’nun, TL’nin en yüksek banknotunu geride bırakması, “paranın pul olması” tartışmalarını yeniden alevlendirdi

5 EURO = 265 TL… Türk Lirası’ndaki hızlı değer kaybı, sembolik karşılaştırmalarla daha da çarpıcı hale geliyor. 30 Nisan 2026 itibarıyla Avrupa’nın en küçük kağıt parası olan 5 Euro’nun, KKTC’de de geçerli para birimi olan Türkiye’nin en büyük banknotu 200 Türk Lirasını aşarak 265 TL bandına yükselmesi, ekonomik tabloyu özetleyen bir göstergeye de dönüştü. Avrupa’da yalnızca basit bir kahveye yeten 5 Euro’nun, TL’nin en yüksek banknotunu geride bırakması, “paranın pul olması” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

200 TL İLE SADECE BOZUKLUK… Tedavüle girdiği 1 Ocak 2009 tarihinde 93-95 Euro’ya denk gelen 200’lük banknot ile artık Euro veya sterlinin en küçük banknotu olan 5’likler alınamıyor. Bu para sadece “bozukluğa” yetiyor. Yaşanan kur şokunun etkisi ise sadece Türkiye ile sınırlı değil. Türk Lirası kullanan KKTC’de de fiyatlar doğrudan yukarı yönlü baskı altında. İthalata bağımlı ekonomi nedeniyle dövizdeki her sıçrama, raflara zam olarak yansıyor. Akaryakıttan gıdaya, kiralardan ulaşıma kadar geniş bir yelpazede maliyetler artarken, sabit gelirli kesim hızla yoksullaşıyor.

500’LÜK, 1.000’LİK BANKNOT İDDİASI… TL’nin “cepte çok büyük, değerde çok küçük” kalması başka sorunlara da neden oluyor. En büyük banknotun günlük harcamalar karşısında yetersiz kalması, bir yandan nakit kullanımını zorlaştırırken bir yandan da psikolojik olarak “değer erozyonunu” derinleştiriyor. Ancak, 500 TL ve 1.000 TL’lik yeni banknot iddialarının gündeme gelmesi, sorunun çözümünden çok sonuçlarının yönetilmeye çalışıldığını gösteriyor. Ekonomistler, esas riskin yüksek enflasyon sarmalının kalıcı hale gelmesi ve KKTC’de hayat pahalılığının daha da kronikleşmesi olduğuna dikkat çekiyor.

 

 

Diğer Haberler

Başa dön tuşu