GenelKıbrıs

Gençlik Federasyonu’ndan bıçaklı saldırıya tepki: Ev İçi Şiddet Yasası hayata geçirilmeli

Gençlik Federasyonu Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Masası Sekreteri Naz Aktunç, Taşkınköy’de bir kadına yönelik gerçekleştirilen bıçaklı saldırıyı kınayarak, kadına yönelik şiddetin önlenmesi için Ev İçi Şiddet Yasası’nın gecikmeksizin yürürlüğe konulması çağrısında bulundu.

Gençlik Federasyonu Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Masası (GFTCÇM) Sekreteri Naz Aktunç, Taşkınköy’de bir süpermarkette bir kadına yönelik gerçekleştirilen bıçaklı saldırıyı kınayarak, kadına yönelik şiddetin münferit vakalardan ibaret olmadığını, toplumsal, hukuki ve kurumsal boyutları bulunan sistematik bir sorun olduğunu belirtti.

Aktunç, yaptığı yazılı açıklamada, saldırıyı ve öldürmeye teşebbüs eylemini derin üzüntü ve infialle karşıladıklarını kaydetti.

Saldırıya uğrayan kadına acil şifalar dileyen Aktunç, “tedavi ve iyileşme sürecinde kendisinin ve yakınlarının yanında olduğumuzu ifade ediyoruz” dedi.

Cinsiyet gözetmeksizin şiddetin her türlüsüne karşı olduklarını vurgulayan Aktunç, kadına yönelik şiddetin belirli bir ülkeye, dine, etnik kökene veya kültüre özgü bir toplumsal özellik olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını ifade etti.

Kadına yönelik şiddetin küresel bir sorun olduğuna işaret eden Aktunç, ülkeler arasındaki temel farklılığın şiddetin varlığından ziyade, devletlerin bu suçları önlemek amacıyla geliştirdiği politikalar, mağdurlara sunduğu koruma mekanizmaları ile soruşturma ve cezalandırma yükümlülüklerini ne ölçüde etkili biçimde yerine getirdiği olduğunu belirtti.

Aktunç, kadına yönelik şiddetin sebeplerinin failin kimliğine indirgenmemesi gerektiğini kaydederek, bu tür eylemlerin ortaya çıkmasına, sürdürülmesine ve tekrarlanmasına imkân veren toplumsal ve kurumsal koşulların sorgulanması gerektiğini vurguladı.

Yaşam hakkını korumanın devletin en temel yükümlülüklerinden biri olduğunu belirten Aktunç, bu yükümlülüğün yalnızca yaşam hakkına yönelik saldırıları cezalandırmakla sınırlı olmadığını ifade etti.

Aktunç, yetkili makamların bir kişinin yaşamına yönelik gerçek ve yakın bir tehlikeden haberdar olduğu veya haberdar olması gerektiği durumlarda, tehlikeyi önlemek amacıyla gerekli ve makul tedbirleri zamanında almakla yükümlü olduğunu kaydetti.

Kamuoyunda failin uyruğu ve göç statüsü üzerinden yürütülen tartışmalara da değinen Aktunç, bu tartışmaların odağı esas mesele olan kadına yönelik şiddetten uzaklaştırdığı görüşünü dile getirdi.

Aktunç, şöyle devam etti:

“Asıl üzerinde durulması gereken hususlar; bir kadının yaşam hakkına kastedilmiş olması, faili bu eylemi gerçekleştirme noktasına taşıyan ve cesaretlendiren koşullar ile benzer saldırıların önlenmesine yönelik mevcut mekanizmaların ne ölçüde etkili olduğudur.”

GF’nin Ev İçi Şiddet Yasası’nın gecikmeksizin hayata geçirilmesine ilişkin tutumunu yineleyen Aktunç, kadına yönelik şiddetin önlenmesine, mağdurların etkin biçimde korunmasına ve faillerin etkili biçimde soruşturularak cezalandırılmasına yönelik hukuki ve kurumsal mekanizmaların ivedilikle oluşturulmasını talep etti.

Aktunç, bu alandaki gecikme ve ihmallerin devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğüyle bağdaşmadığını vurguladı.

 

Diğer Haberler

Başa dön tuşu