GenelKıbrısManşetSiyaset

Moral: Giriş çıkışlarda karşılıklı sicil kaydı sistemi şart

Halkın Partisi Sözcüsü Aral Moral, güvenlik ve kaçak yaşamla ilgili olarak Halkın Partisi’nin görev geldiğinde yapacaklarını açıkladı.

Halkın Partisi Sözcüsü Aral Moral, güvenlik ve kaçak yaşamla ilgili olarak Halkın Partisi’nin görev geldiğinde yapacaklarını açıkladı.

Moral, giriş çıkışlarda Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte atılacak adımlardan, Polis teşkilatının güçlendirilmesine, çalışma yaşamı ve yabancı işçi getirilmesine yönelik önerileri sıraladı.

SİCİL PAYLAŞIMI ÖNEMLİ

Daha önce KKTC’ye girişlerle ilgili olarak  TC-KKTC arasında sicil paylaşımının yapılması gerektiğini ifade  eden Moral “Kimlikle girişler tartışılıyor. Bu dijital ve veri çağında önemli olan veri paylaşımıdır. AB içerisinde kimlikle dolaşımın temelini oluşturan unsur, tüm ülkelerin bir biriyle veri paylaşımasıdır. Karşılıklı veri paylaşımıyla suç işleme ihtimali olabileceği düşünülen kişilerin ya da daha önce ağır suçlar işlemiş kişilerin ülkeye girişi bir süzgeçten geçirilebilir” diye konuştu.

“POLİS TEŞKİLAT YASASI GÜNCELLENMELİ”

Çalışma yaşamı, muhaceret, vergi gibi denetimlerin olduğu gibi iç güvenlikle de ilgili denetimlerin önemli olduğuna dikkat çeken Moral, polis sayısının da günün koşullarına uygun bir şekilde artırılması gerektiğini, bunun için de polis teşkilat yasasının güncellenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Moral, “1984’te hazırlanan polis teşkilat yasası, o günün koşulları ve nüfusuna göre 3000 kişilik bir kadro ön görülmüştü. Şimdi nüfus arttı, araç sayısı arttı. Güney geçiş kapıları arttı. Bunun güncellenmesi şart ama bunun için de veri gerekiyor. O da nüfus verisidir. Nüfusun belirlenmesi için sayım şart” diye konuştu

“KAYIT DIŞI TESPİT EDİLEN KİŞİLERLE İLGİLİ GEREKLİ GİRİŞİMLER YAPILIYOR MU?”

Moral, İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulan Göç Takip Merkezi tarafından yapılan kontrollerde, kaçak yaşama yönelik bir takip yapıldığını yazılı ve görsel basından takip ettiklerini ifade ederek, kaçaklarla ilgili bilgi ve verilerin bakanlığın elinde olduğunu söyledi.

Bu verilerle ilgili gerekli işlemlerin yapılmasının şart olduğuna dikkat çeken Moral “Bu kişilerin ülkeye hangi amaçla geldiğini, kimin tarafından getirildiğini araştırmak gerekmektedir. Nerde kaldığını ve bu süreçte hayatını nasıl idame ettirdiğine de bakmak gerekiyor. Kaçak olarak çalışıyorsaydı burada işverenin de suçu var” dedi

İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı bünyesinde kurulan göç takip merkezi tarafından yapılan kontrollerde kaçak yaşama yönelik bir takip yapıldığını yazılı ve görsel basından öğreniyoruz. Yapılan kontrollerde tespit edilenlerle ilgili bilgiler ve veriler İçişleri bakanlığının elindedir. İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı tarafından elde edilen verilerle ilgili gerekli girişimleri başlatmış mıdır?

“ÖĞRENCİLER İÇİN TEMİNAT ŞARTI GETİRİLMELİ”

Ülkeye gelen bir kısım öğrenci adı altındaki kişilerin bir süre sonra kaçağa düştüğünü, kimisinin de yasa dışı işlere karıştığını anımsatan Moral, “Yüksek öğrenim kurumlarının da bu konuda bir sorumluluğu olmalı. Ülkemize üniversite eğitimi amacıyla gelen/ getirilen kişilerin okulları ile ilişkileri kesilmesi durumunda geldikleri ülkelerine geri gönderilmeleri için önceden bir teminat  yatırmaları şartı getirilmeli veya üniversitelerin bünyelerinde bir teminat havuzu oluşturulmalıdır” diye konuştu.

“İŞÇİ GETİRİLMESİNE ARACILIK EDENLER DEVREDEN ÇIKARILMALI, TEK YETKİLİ DAİRE OLMALI”

Yabancı işçiler konusunda da bir rant düzeni kurulduğuna dikkat çeken Moral, milyonlarca liralık bir rantın döndüğünü belirtti.

HP Sözücüsü Moral, ülkeye işçi getirmenin sadece ilgili dairenin yetkisinde olduğunu ve protokollerle bunun by-pass edildiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Üçüncü ülkelerden aracılar aracılığı ile vasıfsız işçi getirilmesinin önüne geçilmesi için danışmanlık adı altında faaliyet gösteren aracıların faaliyetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından derhal faaliyetlerine son verilmelidir.  22/1992 sayılı İş Yasası’nın 61.Maddesi bu tip aracılık faaliyetlerini yasaklamaktadır. KKTC’nin de Kıbrıs Türk Devleti adıyla  gözlemci üye statüsünde olduğu İslam Ülkeleri Tşkilatı devletlerinden olan Pakistan, Bangladeş gibi ülkelerin yetkilileri ile görüşmeler yapılarak devletler düzeyinde veya ilgili bakanlıklar nezdinde, yani sadece KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aracılığıyla işçi getirilmelidir.”

“ÖZ İZİN SİSTEMİNİ SUİSTİMALE AÇIK OLMAKTAN ÇIKARMALIYIZ”

Aral Moral, ön izin sisteminde de düzeltilmesi gereken noktalara dikkat çekti. Moral açıklamalarına şu şekilde devam etti:

“Ön izin başvurusunda bulunan işverenlere anında ön izin verilmemelidir. Yapılan işle ilgili faaliyet konusu iyice araştırılmalıdır. Aldığı işlerle ilgili sözleşme ibraz etmeleri talep edilmelidir. Ön izinle işçi getiren ve getirdiği içişlerin çalışma izinlerini tamamlamayan işverenlere ön izin verilmemelidir.  Gerekli cezai müayyideler ve yaptırımlar uygulanmalıdır. Ön izin başvurusu yapan işyerlerinin faaliyet konusuna uygun meslekleri içeren ön izin verilmelidir.  Örneğin faaliyet konusu Gayrimenkul Danışmanlık olan işyerine “işçi” veya “düz işçi” olarak ön izin verilmemelidir.”

“GELEN İŞÇİ USTALIK VEYA EĞİTİM BELGESİNİ İBRAZ ETMELİ”

“Ön izin talebinde bulunulan işçilerden yapacağı işle ilgili eğitim aldığına dair resmi makamlardan onaylı belge ibraz etmeleri istenmelidir. Kısacası sertifikalı sisteme geçilmelidir.”

“İŞÇİLER BELİRLİ BİR SÜRE SONRA ZORUNLU OLARAK YURT DIŞINA ÇIKMALI”

Çalışma İzinleri Tüzüğünde var olan bir kurala da değinen Moral, “Çalışma İzinleri Tüzüğünde var olan dört yıla kadar çalışma izni kuralı bir tam uygulanmalıdır. Dört yıl arka arkaya çalışma izni alınan kişiler  dördüncü yılın sonunda 45 gün yurt dışına çıkma zorunluluğu konulmuştu.

“AFLAR DENETİM ZAFİYETİNİN GÖSTERGESİ”

Sürekli olarak afların gündeme gelmesinin nedeninin, devletin denetim zafiyetinden kaynaklandığına dikkat çeken Moral, bu konuda da eksik personel sayısına dikkat çekti.
Moral “Bir çok dairenin teşkilat yasaları güncellenerek, personel sayısı artırılmalıdır. Bu konuda da çağrımız nettir. Siyasi istihdamlar yerine, Kamu Hizmeti Komisyonu üzerinden nitelikli istihtamlarla bu sorun çözülmeli” dedi.

Son bir kaç yıldır ülkedeki adli olayların bir kısmının, kayıt dışı paradan kaynaklı olduğu yönünde yorumların ve konuşmaların olduğuna dikkat çeken Moral, “para paradır” yaklaşımının yanlış olduğuna dikkat çekti.

Aral Moral “Para paradır. Akı karası yoktur yaklaşımının doğru olmadığını, kayıt dışı ya da kara paranın beraberinde suçu da getirdiğini görüyoruz. Kurşunlamalar, kundaklamaların bununla alakalı olduğu konuşuluyor, söyleniyor, yazılıyor. Bu konuda etkin denetim şart. Ciddi sermaye gerektiren bir iş kurulduğunda, Maliye’nin bu konuda denetleme yapıp paranın kaynağını araştırmalı” dedi.

“YURTTAŞLIK YASASI GÜNCELLENMELİ, AĞIR SUÇLARDA VATANDAŞLIK İPTALİ GELMELİ”

KKTC’nin yurttaşlık yasasının da değiştirilmesi gerektiğine işaret eden Aral Moral, çalışma iznine dayalı vatandaşlık verilmesinin durulması konusunda Halkın Partisi’nin tavrınınn net olduğunu belirtti.

Daha önceki hükümet ortaklıkları döneminde de ilgili yasa tasarısını hazırlayarak gündeme getirdiklerini ifade eden Moral, “İnfiale yol açan ve toplum yapısını bozacak suçlarda vatandaşlık iptallerinin de gündeme alınması gerekmektedir” dedi.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu