
TDP Genel Sekreteri Redif Ekinci, bir programa katılarak soruları yanıtladı. Ekinci, seçim sisteminden ekonomiye, sağlık politikalarından dijitalleşmeye, yolsuzluklarla mücadeleden Kıbrıs sorununa kadar birçok başlıkta TDP’nin yaklaşımını anlattı. Ekinci, “Bu ülkeyi kaç kişinin yaşadığını dahi bilmeden yönetemezsiniz. İlk icraatımız kapsamlı ve şeffaf bir nüfus sayımı olacak. Ardından sosyoekonomik master plan, yolsuzluklarla mücadele ve hemen akabinde genel sağlık sigortası için somut adımları hayata geçireceğiz” dedi.
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Sekreteri Redif Ekinci, Kıbrıs Postası’nda Erçin Şahmaran’ın hazırlayıp sunduğu Objektif programına konuk olarak ülke gündemi, yaklaşan seçimler ve TDP’nin gelecek dönem politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TDP’nin yalnızca seçim dönemlerinde ortaya çıkan bir siyasi yapı olmadığını vurgulayan Ekinci, partinin 50 yıllık toplumcu geleneğin devamı olduğunu belirterek, “Biz tabela partisi değiliz. 1976’dan bugüne uzanan köklü bir siyasi geleneğin devamıyız” dedi.
“Seçim sistemi küçük hesaplarla değiştirilemez”
Karma oyun kaldırılmasına yönelik girişimleri değerlendiren Ekinci, TDP’nin geçmişte karma oya karşı kararları bulunduğunu ancak seçimlere birkaç ay kala hükümetin seçim yasasını kendi siyasi hesapları doğrultusunda değiştirmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Ekinci, “Ülkedeki siyaset yapma biçimi ve seçim sistemi köklü bir reform beklerken, üç-dört ay sonraki seçimin küçük hesaplarıyla seçim yasasının orasını burasını kurcalamak doğru değildir” dedi.
Gerçek bir seçim reformunun tüm siyasi partilerin, sendikaların, uzmanların ve toplumun farklı kesimlerinin katılımıyla yapılması gerektiğini vurgulayan Ekinci, mevcut hükümetin toplumla arasındaki güven ilişkisini çoktan kaybettiğini ifade etti.
Yerel seçimler ile genel seçimlerin aynı gün yapılmasının ciddi karmaşa yaratacağını belirten Ekinci, bunun halk iradesinin sandığa sağlıklı biçimde yansımasını zorlaştıracağını kaydetti.
“Toplum değişim istiyor, bu iradeyi sahada görüyoruz”
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortaya çıkan toplumsal değişim iradesinin halen güçlü olduğunu belirten Ekinci, TDP’nin bu enerjiyi doğru okuduğunu söyledi.
TDP’nin Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a yalnızca açıklamalarla değil, sahada aktif biçimde destek verdiğini hatırlatan Ekinci, bu iş birliğinin toplum tarafından olumlu karşılandığını ifade etti.
TDP ile CTP arasında 13 belediyede alınan yerel yönetim iş birliği kararını da değerlendiren Ekinci, bunun yalnızca seçim hesabı olmadığını, toplumda oluşan birlikte yönetme beklentisinin devamı olduğunu söyledi.
Ekinci, “Biz kendi dar parti çıkarlarımızı değil, toplumun faydasını önceledik. İlkesel olarak sorun görmediğimiz, başarılı yönetimlerin bulunduğu yerlerde toplumla ortaklaştık. Bu olumlu havanın genel seçim sonrasında kurulacak hükümete de yansıyacağını düşünüyoruz” dedi.
TDP’nin önümüzdeki genel seçim sonrasında CTP ile bir hükümet ortaklığı kurulabileceğini öngördüğünü belirten Ekinci, bunun ortak bir hükümet programı ve toplumsal fayda temelinde şekillenmesi gerektiğini ifade etti.
“İlk icraat nüfus sayımı”
TDP’nin iktidara gelmesi halinde ilk icraatlarından birinin kapsamlı nüfus sayımı olacağını açıklayan Ekinci, nüfusun “yaklaşık” ifadelerle açıklanamayacağını vurguladı.
Ekinci, “Nüfusun yaklaşığı olmaz. Nüfusun rakamı olur. Bu ülkede kaç kişinin yaşadığını, kaç gencimiz olduğunu, kaç öğrencimiz, kaç çalışanımız, kaç yaşlımız bulunduğunu bilmeden sağlık, eğitim, ekonomi veya güvenlik politikası üretemezsiniz” dedi.
Nüfus sayımının yalnızca sayı tespitinden ibaret olmaması gerektiğini belirten Ekinci, sosyologlar, istatistikçiler, akademisyenler ve ilgili tüm paydaşların dahil olacağı şeffaf bir mekanizma kurulmasını önerdiklerini söyledi.
Vatandaşlık politikalarının da ancak gerçek nüfus ve ihtiyaçlar belirlendikten sonra ele alınabileceğini ifade eden Ekinci, mevcut vatandaşlık sisteminin adaletsizlik ürettiğini kaydetti.
“Genel sağlık sigortasını hayata geçireceğiz”
TDP’nin temel vaatlerinden birinin genel sağlık sigortası olduğunu belirten Ekinci, kaliteli sağlık hizmetine erişimin temel insan hakkı olduğunu söyledi.
Ekinci, TDP bünyesinde genel sağlık sigortasının nasıl hayata geçirileceğine ilişkin çalışmaların sürdüğünü belirterek, Türkiye’deki sistemin de incelenebilecek başarılı örneklerden biri olduğunu kaydetti.
“İnsanların hastaneden randevu almak için saatlerce telefon başında beklediği, özel sağlık hizmetlerini karşılayamadığı bir düzen sürdürülemez” diyen Ekinci, nüfus sayımının ardından doğru planlamayla genel sağlık sigortasının devreye alınabileceğini ifade etti.
“Sorun kaynak yokluğu değil, kaynakların kötü yönetilmesidir”
Ekonomik sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekinci, hayat pahalılığı karşısında yalnızca ücretleri yükseltmeye dayalı bir politikanın çıkmaz yarattığını belirtti.
Asıl hedefin insanların alım gücünü yükseltmek olduğunu kaydeden Ekinci, adil vergi sistemi, etkin denetim, üretimin teşvik edilmesi ve katma değerli sektörlerin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Ekinci, “Bu ülkede ne insan kaynağı eksikliği ne de mali kaynak yokluğu vardır. Sorun kaynağın doğru yönetilmemesidir” dedi.
TDP’nin iktidara gelmesi halinde ilk dönemde kolay bir ekonomik tabloyla karşılaşmayacağını da açıkça ifade eden Ekinci, halka gerçekleri anlatmaktan kaçınmayacaklarını belirtti.
“Kimsenin elinde sihirli değnek yok. Gerekirse topluma bir geçiş dönemi ve acı reçete sunulacaktır ama bunun karşılığında nereye varacağımızı, hangi adımları neden attığımızı açıkça anlatacağız. Toplumla güven ilişkisi kurulmadan hiçbir ekonomik program başarıya ulaşamaz” dedi.
“Milletvekili maaşlarındaki uçurum kabul edilemez”
Kamu maliyesindeki sorunlara da değinen Ekinci, maaşlar arasındaki makasın giderek büyüdüğünü söyledi.
Milletvekili maaşlarındaki artışın asgari ücretlinin bir aylık gelirinden daha yüksek olmasının toplumsal vicdan açısından kabul edilemez olduğunu belirten Ekinci, ekonomik fedakârlığın tepeden başlaması gerektiğini vurguladı.
“Yolsuzlukların hesabı sorulmadan önümüze bakamayız”
Yolsuzluk iddiaları ve kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekinci, yeni dönemde geçmişteki usulsüzlüklerin üzerinin kapatılmayacağını söyledi.
TDP’nin seçim sonrasında yolsuzluklarla mücadele için özel bir mekanizma oluşturacağını ifade eden Ekinci, “Yolsuzlukların hesabı sorulmadan önümüze bakamayız. Geriye dönük bütün yolsuzlukların araştırılması için gereken mekanizmaları kuracağız” dedi.
TDP’nin Meclis dışında olmasının bazı hukuki mücadele araçlarını kullanmasını engellediğini belirten Ekinci, önümüzdeki dönemde TDP’nin Meclis’te güçlü şekilde bulunmasının hukuk ve denetim açısından da önemli olduğunu söyledi.
“Devlet denetleyen ve şeffaf bir yapıya kavuşmalı”
Ekinci, TDP’nin devlet yönetimine ilişkin temel yaklaşımının “denetleyen devlet” modeli olduğunu vurguladı.
Kamu kaynaklarının topluma ait olduğunu belirten Ekinci, ihalelerin, harcamaların ve kamu kararlarının vatandaşların erişimine açık olması gerektiğini söyledi.
Bu nedenle TDP’nin Teknoloji ve Dijital Dönüşüm Bakanlığı kurulmasını savunduğunu ifade eden Ekinci, dijitalleşmenin yalnızca internet hızından ibaret olmadığını belirtti.
Ekinci, “Vatandaş telefonundan doktor randevusu alabilmeli, bir iş insanı ihalenin bütün koşullarını şeffaf biçimde görebilmeli, kamu kaynaklarının nereye harcandığını herkes takip edebilmelidir. Dijitalleşme dediğimiz tam olarak budur” dedi.
“Türkiye ile eşit ve kardeşçe ilişki istiyoruz”
Türkiye ile ilişkiler konusunda da değerlendirmelerde bulunan Ekinci, TDP’nin Türkiye ile güçlü ve karşılıklı saygıya dayalı ilişkileri savunduğunu söyledi.
Türkiye’den gelen kaynaklara sürekli bağımlı bir sistemin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Ekinci, Kıbrıslı Türklerin kendi kaynaklarını üreten, kendi ayakları üzerinde duran bir yapıya kavuşması gerektiğini belirtti.
“Türkiye ile kardeş ve eşit ilişkiler içerisinde olmak istiyoruz. Türkiye bizim garantörümüzdür ve önemli bir ortağımızdır. Ancak kendi ekonomisini, eğitimini ve sağlığını planlayabilen bir toplum olmak zorundayız” dedi.
“Müzakere olsun diye değil, çözüm için müzakere”
Kıbrıs sorunundaki son gelişmelere de değinen Ekinci, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Kıbrıs Rum Lideri Nikos Hristodulidis arasında yapılacak görüşmenin, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in adaya gerçekleştirdiği ziyaret sonrasında verilen “ev ödevlerinin” ilk sınavlarından biri olacağını söyledi.
TDP’nin sonuç odaklı bir müzakere sürecini desteklediğini belirten Ekinci, “Müzakere olsun diye müzakere değil, çözüm için müzakere istiyoruz” dedi.
İki bölgeli, iki toplumlu ve siyasi eşitliğe dayalı federal çözümün TDP’nin temel politikası olduğunu yineleyen Ekinci, özellikle Cumhurbaşkanı Erhürman’ın metodolojisinde yer alan “statükoya dönüş yok” ilkesinin önemine dikkat çekti.
Ekinci, çözümsüzlüğün Kıbrıslı Türkler açısından her geçen gün daha ağır bir maliyet yarattığını belirterek, TDP’nin sonuç almayı hedefleyen tüm çözüm girişimlerinin destekçisi olmaya devam edeceğini kaydetti.




































