
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, milletvekilliği ve belediye meclis üyeliği seçimlerinde karma oyun kaldırılmasının bir işlemi kolaylaştırdığını ancak genel ve yerel seçimlerin aynı gün yapılacak olması nedeniyle seçim sürecinin bütünüyle basitleşmediğini söyledi.
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun dün gerçekleştirdiği olağanüstü toplantıda oy çokluğuyla kabul edilen Seçim ve Halkoylaması Değişiklik Yasası ile milletvekilliği ve belediye meclis üyeliği seçimlerinde karma oy kaldırıldı. Yeni düzenlemeyle seçmen, farklı partilerin adaylarını bir araya getirerek karma oy kullanamayacak. Parti içindeki adaylar arasında ise tercih hakkı devam edecek.
Özdenefe, değişikliğin 6 Aralık’ta genel ve yerel seçimlerin aynı gün yapılacak olmasıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Seçmen ve sandık kurulları açısından ortaya çıkacak tablo yalnızca karma oyun kaldırılmasından ibaret değil” dedi.
Karma oy kaldırıldı, parti içi tercih devam ediyor
Özdenefe, yeni düzenlemeyle milletvekilliği seçimlerinde seçmenin bir partiye mühür vurabileceğini ve dilerse o partinin adayları arasında tercih yapabileceğini söyledi.
Farklı partilerin adaylarının bir araya getirilerek karma oy kullanılamayacağını belirten Özdenefe, bağımsız adaylık uygulamasının ise devam ettiğini ifade etti.
Belediye başkanlığı ile belediye meclisi seçimlerinin birbirinden ayrı olduğunu vurgulayan Özdenefe, seçmenin belediye başkanlığında bir partinin adayına veya bağımsız adaya, belediye meclisinde ise başka bir partiye oy verebileceğini kaydetti.
Özdenefe, belediye meclisi adayları arasında farklı partilerden karma oluşturma imkanının kaldırıldığını, parti içindeki tercih hakkının ise devam ettiğini belirtti.
6 Aralık’ta seçmenin önünde 5 ayrı pusula olacak
6 Aralık’ta genel ve yerel seçimlerin birlikte yapılacağını anımsatan Özdenefe, aynı gün milletvekilliği, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, muhtarlık ve ihtiyar heyeti üyeliği seçimlerinin gerçekleştirileceğini söyledi.
Bu nedenle seçmenin önünde beş ayrı seçim için beş ayrı oy pusulası bulunacağını belirten Özdenefe, karma oy uygulamasının kaldırılmasının karma oyların tek tek değerlendirilmesi ve hesaplanması işlemini ortadan kaldıracağını ifade etti.
Seçimde kaç sandık ve görevli gerekeceği, formların fiziki düzeni, sayım sırası, çalışma süresi ve maliyet gibi konuların Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçim organizasyonuyla netleşeceğini kaydeden Özdenefe, YSK’nın farklı bir uygulama öngörmesi halinde bunu kamuoyuna açıklayacağını söyledi.
“Karma kullanımının eski sisteme göre daha komplike hale gelmesinin nedenleri var”
Özdenefe, 23 Ocak 2022 erken genel seçiminden örnek vererek, 117 bin 5 seçmenin oy kullandığını, 14 bin 81 karma pusulanın 8 bin 306’sının geçerli, 5 bin 775’inin ise geçersiz sayıldığını belirtti.
Karma pusulalardaki geçersizlik oranının yüzde 41,01 olduğunu ifade eden Özdenefe, bu oranın yalnızca karma oy uygulamasının varlığıyla açıklanamayacağını söyledi.
2016 yılında tek seçim bölgesi ve çarşaf liste sistemine geçildiğini hatırlatan Özdenefe, o dönemde Cumhuriyet Meclisi’nde ortaya konulan yasama iradesinin, örneğin 49 adayın bir partiden, bir adayın ise başka bir partiden seçilebilmesine imkan tanıma yönünde olduğunu belirtti.
Ancak YSK’nın uygulamadaki yorumunun bu yönde olmadığını ve bölgelere ilişkin sayı kurallarına uyulması gerektiğini ifade eden Özdenefe, tek seçim bölgesiyle birlikte karma oy kullanımının eski sisteme göre daha komplike hale geldiğini söyledi.
“Seçim kuralları önceden belli ve öngörülebilir olmalı”
Karma oy uygulamasının kaldırılmasının tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Özdenefe, genel ve yerel seçimlerin aynı gün yapılmasının yanı sıra milletvekili adaylarının belirlenmesi ve sıralanmasına ilişkin başka bir değişiklik önerisinin de gündemde olduğuna dikkat çekti.
Seçim sisteminin temel kurallarının seçime kısa süre kala art arda değiştirilmesinin hukuki öngörülebilirlik ve demokratik seçim pratiği açısından önem taşıdığını vurgulayan Özdenefe, demokratik bir sistemde seçim kurallarının önceden belli, anlaşılır ve öngörülebilir olması gerektiğini söyledi.
“‘Karma kalktı, seçim basitleşti’ demek tablonun tamamını anlatmıyor”
Özdenefe, 6 Aralık’ta seçmenin önünde beş ayrı pusula bulunacağını belirterek, karma oyun kaldırılmasına rağmen parti içi tercih hakkının devam edeceğini ifade etti.
Yasanın özel olarak öngördüğü 10 cetvelin ortadan kalkmayacağını, belediye başkanlığı ve muhtarlık seçimlerinin ayrı sayım ve sonuç işlemlerinin de yürütüleceğini belirten Özdenefe, “Karma kalktı, seçim basitleşti” değerlendirmesinin tablonun tamamını yansıtmadığını söyledi.
Özdenefe, “Karma oyların kaldırılması bir işlemi kolaylaştırırken, genel ve yerel seçimlerin aynı gün yapılması sandık kurullarına beş ayrı seçimin işlemlerini aynı gün yürütme görevi yüklüyor” dedi.
“Mesele sadece karma oyun kaldırılması değil”
Seçim sisteminin bütün siyasal yapıyı etkileyen temel bir düzenleme olduğunu belirten Özdenefe, değişikliklerin hazırlanma yönteminin de en az içeriği kadar önemli olduğunu ifade etti.
Geçmişte bu nitelikteki değişikliklerin farklı siyasal partilerin temsil edildiği özel Ad-Hoc komitelerde kapsamlı şekilde ele alındığını söyleyen Özdenefe, bu kez ise 2023 yılında bir milletvekili önerisi olarak başlayan süreçte sınırlı sayıda komite toplantısı yapıldığını ve bazı siyasi partilerin görüşlerinin alındığını belirtti.
Düzenlemenin belediye meclisi seçimlerini de doğrudan değiştirmesine rağmen yerel yönetimlerle kapsamlı bir istişare yürütülmediğini savunan Özdenefe, bir önerinin üç yıldır Meclis’te bulunmasının üç yıllık katılımcı bir çalışma yapıldığı anlamına gelmediğini söyledi.
Özdenefe, seçim süreci devam ederken Siyasal Partiler Yasası’nda adayların belirlenmesi ve sıralanmasına ilişkin kuralların değiştirilmesinin de ivedilikle gündeme getirildiğini belirterek, meselenin karma oyun kaldırılmasına karşı olup olmamak değil, seçim hukukunun temel kurallarının seçim süreci içerisinde yeterli tartışma ve geniş katılım sağlanmadan art arda değiştirilmesi olduğunu kaydetti.
“Bu yöntemi Meclis’in demokratik işleyişiyle bağdaştırmıyorum”
Demokratik bir seçim düzeninde kuralların seçmen, adaylar ve siyasi partiler açısından önceden belli, açık, anlaşılır ve öngörülebilir olması gerektiğini vurgulayan Özdenefe, seçim hukukunda yapılan değişikliklerin katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirtti.
Özdenefe, “Bu yöntemi katılımcı ve çoğulcu demokrasi anlayışıyla, hukuki öngörülebilirlikle ve Meclis’in demokratik işleyişiyle bağdaştırmıyorum” dedi.




































