Grand Pasha Nicosia
Ezic
Serena Butik
Omag Intense
Shopoint
EMU Kurum İndirimi
Visit NCY
SOS Çocukköyü
Piabella
Vestel KKTC
Grand Sapphire Resort
SEMKA
Merit Hotels
Card Plus
Altınbaş Üniversitesi
EkonomiGenelKıbrısManşet

İlhan Bora: Gayrimenkul tazminatından önce insan hayatına verilen zarar hesaplanmalı

Ekonomist Doç. Dr. İlhan Bora, Kıbrıs sorununun mülkiyet boyutunun yalnızca gayrimenkuller üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirterek, geçmişte insanların yaşam hakkına, can güvenliğine ve hayatlarına verilen maddi ve manevi zararların da hesaplanması gerektiğini söyledi. Bora, yazar Osman Güvenir’in “Güneşin Gittiği Yere Kadar” adlı romanının bu yönde yapılabilecek kapsamlı bir çalışmaya başlangıç teşkil edebileceğini ifade etti.

Stelios
California Restaurant
Airtech Kıbrıs
Zenith Özyalçın
GAÜ

Ekonomist Doç. Dr. İlhan Bora, Kıbrıs sorununun mülkiyet boyutunun yalnızca gayrimenkuller üzerinden ele alınmaması gerektiğini belirterek, geçmişte insanların yaşam hakkına, can güvenliğine ve hayatlarına verilen maddi ve manevi zararların da hesaplanması gerektiğini söyledi. Bora, yazar Osman Güvenir’in “Güneşin Gittiği Yere Kadar” adlı romanının bu yönde yapılabilecek kapsamlı bir çalışmaya başlangıç teşkil edebileceğini ifade etti.

Ekonomist Doç. Dr. İlhan Bora, Kıbrıs sorununda tazminat ve zarar-ziyan konusunun yeniden ele alınması gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bora, gayrimenkul tazminatlarından önce insanların yaşam hakkına yönelik zararların ortaya konulması gerektiğini savunarak, “Gayrimenkul tazminatından önce insanların yaşama hakkına verilen zararın rakamları ve tazminatları hesaplanmalı ve üstüne gidilmelidir” dedi.

“İNSAN HAYATI, SONRA MAL MÜLK”

Kıbrıs’ta geçmiş dönemlerde yaşanan göç, şiddet, can kayıpları ve zorunlu yer değiştirmelerin yalnızca tarihsel olaylar olarak değil, aynı zamanda ekonomik ve hukuki sonuçları bulunan zararlar olarak incelenmesi gerektiğini belirten Bora, maddi ve manevi tazminat hesabının daha geniş bir çerçevede ele alınabileceğini söyledi.

Bora, bu konuda “İnsan hayatı, sonra mal mülk” şeklinde bir hiyerarşi kurulması gerektiğini savundu.

“GÜNEŞİN GİTTİĞİ YERE KADAR BİR BAŞLANGIÇ OLABİLİR”

Bora, yazar Osman Güvenir’in “Güneşin Gittiği Yere Kadar” adlı son romanına da dikkat çekti.

Güvenir’in eserinin 1956’dan günümüze Kıbrıs’ın yaşadığı tarihsel süreci ele aldığını belirten Bora, özellikle göç, evlerini kaybetme, şiddet ve Kıbrıs Türk toplumunun yaşadığı travmaların roman üzerinden anlatıldığını ifade etti.

Bora’ya göre kitapta anlatılan bireysel ve toplumsal hikâyeler, geçmişte yaşanan zararların daha sistematik biçimde incelenmesi için bir başlangıç noktası oluşturabilir.

Romanın merkezinde, Kıbrıs’taki çatışmalar nedeniyle insanların doğup büyüdükleri toprakları, evlerini ve anılarını terk etmek zorunda kalmaları yer alırken; Kıbrıs, Türkiye ve İngiltere arasındaki göç sürecinin de anlatıldığı belirtildi.

Bora, eserde İngiliz sömürge döneminden itibaren Kıbrıs Türk toplumunun maruz kaldığı şiddet, baskı ve katliam girişimlerinin de ana karakter Emine Aziz üzerinden aktarıldığını ifade etti.

“ZARARLAR RAKAMLARA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR”

Kıbrıs Türk toplumunun geçmişte yaşadığı zararların bugüne kadar kapsamlı bir ekonomik modellemeyle ortaya konulmadığını savunan Bora, “Şimdiye kadar zarar ziyan tazminat talebinde bulunulduğunu hiç duymadım. Ancak bu kitap bir başlangıç olabilir” dedi.

Bora, romanda yer alan tarihsel olaylardan hareketle arşiv, nüfus, göç, can kaybı, mal kaybı ve ekonomik verilerin bilimsel yöntemlerle bir araya getirilebileceğini belirtti.

Bu verilerin, örnekleme yöntemleriyle daha geniş bir toplumsal kesime uygulanması ve ortaya çıkan sonuçların ekonomik değerlerle ifade edilmesinin mümkün olabileceğini savunan Bora, böylece maddi ve manevi zararların toplamına ilişkin bir modelleme yapılabileceğini söyledi.

“ULUSLARARASI HUKUK AÇISINDAN FIRSAT OLUŞTURABİLİR”

Bora, böyle bir çalışmanın doğrudan bir tazminat hakkı yarattığının peşinen kabul edilmemesi gerektiğini, ancak bilimsel ve hukuki açıdan kapsamlı bir veri tabanı oluşturulmasının uluslararası hukuk mücadelesinde yeni bir yaklaşım geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Bora, “Çok mümkün bir modelleme ile hukuki anlamda bir fırsat yaratmak mümkün” dedi.

Kıbrıs Türk tarafının mülkiyet meselesinde yalnızca karşı tarafın ortaya koyduğu hukuki argümanlara cevap vermekle yetinmemesi gerektiğini savunan Bora, geçmişte yaşanan can, yaşam, göç ve ekonomik kayıpların da sistematik biçimde araştırılması gerektiğini söyledi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI VE HÜKÜMETLER BİR YERDEN BAŞLAMALI”

Bora, bu konuda Cumhurbaşkanlığı ve KKTC hükümetlerine de çağrıda bulundu.

Kıbrıs Türk toplumunun geçmişte yaşadığı zararların belgelenmesi, ekonomik karşılıklarının araştırılması ve uluslararası hukuk bakımından değerlendirilebilmesi için devlet eliyle kapsamlı bir çalışma başlatılması gerektiğini belirten Bora, “Cumhurbaşkanı ve KKTC hükümetleri bir yerden başlamasını sağlamak zorundadırlar” ifadelerini kullandı.

Bora’ya göre bu yaklaşım, yalnızca geçmişin hesabını çıkarmak değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk toplumunun gelecekteki ekonomik ve hukuki pozisyonunu güçlendirmek açısından da önem taşıyor.

KSTÜ
Northernland
Meriç Süt
Evsulink
Maraton İskele

Diğer Haberler

Kıbrıs Online
Başa dön tuşu