
TDP EĞİTİM KOMİTESİ: “DAÜ GÜNLÜK SİYASETİN PARÇASI YAPILMAMALI”
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Eğitim Komitesi, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde (DAÜ) Vakıf Yöneticiler Kurulu’na (VYK) ilişkin son dönemde gündeme gelen görev değişikliği tartışmalarının, üniversitenin özerkliği, kurumsal istikrarı ve yönetim süreçlerinin şeffaflığı açısından ciddi biçimde ele alınması gerektiğini belirtti.
Komite, üniversite yönetimlerinin siyasi ve dönemsel müdahalelerden uzak, mevzuata ve akademik özerklik ilkelerine uygun biçimde çalışması gerektiğini vurguladı.
“KISA SÜREDE GÜNDEME GELEN DEĞİŞİKLİKLER SORU İŞARETİ YARATIYOR”
TDP Eğitim Komitesi, DAÜ-SEN tarafından kamuoyuna yapılan açıklamalara işaret ederek, VYK yönetiminde kısa süre içerisinde gündeme gelen görev değişikliklerinin kurumsal istikrar açısından açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.
Komite, DAÜ-SEN’in açıklamasında VYK Başkanı Şemi Bora’nın görevden alınmasının 16 Eylül 2026 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla Cumhurbaşkanlığına önerildiğinin ve yerine Anıl İmre’nin atanmasının gündeme geldiğinin ifade edildiğine dikkat çekti.
TDP Eğitim Komitesi, aynı açıklamalarda 2 Ekim tarihinde ise Anıl İmre’nin iş yoğunluğu gerekçesiyle VYK Başkanlığı için bu kez Recai Ergün’ün önerildiğinin kamuoyuna yansıdığını belirterek, üniversitenin en üst düzey yönetim organında kısa aralıklarla gündeme gelen bu değişikliklerin gerekçelerinin açık ve şeffaf biçimde ortaya konulması gerektiğini kaydetti.
Komite, söz konusu sürecin üniversitenin kurumsal yapısı ve yönetim istikrarı bakımından soru işaretleri yarattığını ifade etti.
“DAÜ GÜNLÜK SİYASİ TARTIŞMALARIN PARÇASI OLMAMALI”
TDP Eğitim Komitesi, DAÜ’nün yalnızca bir eğitim kurumu değil, ülkenin yükseköğretim alanındaki en önemli kamu kurumlarından biri olduğunu belirterek, üniversitenin yönetim yapısının şeffaflık, liyakat, hesap verebilirlik ve kurumsal özerklik temelinde korunması gerektiğini vurguladı.
Komite, DAÜ-SEN tarafından gündeme getirilen görev değişiklikleri ve yönetim süreçlerine ilişkin iddiaların yetkili makamlar tarafından açık biçimde yanıtlanması gerektiğini belirtti.
“DAÜ’nün yönetimi günlük siyasi tartışmaların parçası haline getirilmemelidir” görüşünü ortaya koyan Komite, görev değişikliklerinin hangi gerekçelerle ve hangi kurumsal ihtiyaç doğrultusunda yapıldığının kamuoyuna açıklanmasının önem taşıdığını ifade etti.
“İDDİALARI REDDETMEK YETMEZ, SÜREÇ ŞEFFAFLIKLA AÇIKLANMALI”
TDP Eğitim Komitesi, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun DAÜ-SEN tarafından gündeme getirilen seçim öncesi yeni münhal ve istihdam taleplerine ilişkin açıklamalarına da işaret etti.
Komite, Çavuşoğlu’nun DAÜ’de yeni münhal açılması veya istihdam yapılması yönünde hükümetten herhangi bir talep bulunmadığını ve son üç yıldır üniversiteye yeni istihdam yapılmadığını açıkladığını anımsattı.
TDP Eğitim Komitesi, kamuoyuna yansıyan iddiaların yalnızca reddedilmesinin DAÜ’de yaşanan yönetim tartışmalarına ilişkin soru işaretlerini ortadan kaldırmaya yetmeyeceğini belirterek, hükümetin ve ilgili tüm makamların süreci bütün yönleriyle şeffaf biçimde açıklaması gerektiğini vurguladı.
Komite, “DAÜ gibi ülkenin en önemli yükseköğretim kurumlarından birinde yönetim değişiklikleri, münhal ve istihdam tartışmaları kamuoyunda soru işareti bırakmayacak açıklıkta ele alınmalıdır. Siyasi makamların görevi yalnızca iddiaları reddetmek değil, üniversitenin kurumsal özerkliğine ilişkin kaygıları da gidermektir” değerlendirmesinde bulundu.
TDP Eğitim Komitesi, özellikle seçim sürecine girilen bir dönemde DAÜ’nün herhangi bir siyasi tartışmanın veya dönemsel hesaplaşmanın parçası haline getirilmemesi gerektiğini belirterek, üniversite yönetimine ilişkin tüm kararların liyakat, ihtiyaç ve kurumsal çıkar temelinde alınmasının önemine dikkat çekti.
“KURUMSAL İLETİŞİMDEKİ SORU İŞARETLERİ GİDERİLMELİ”
DAÜ’de VYK Başkanı’nın üniversite çalışanlarına toplu e-posta göndermesinin engellendiği yönündeki tartışmalara da değinen TDP Eğitim Komitesi, üniversitelerde akademik ve idari iletişim kanallarının açık, şeffaf ve öngörülebilir kurallara bağlı olması gerektiğini belirtti.
DAÜ Rektörlüğü’nün söz konusu iddialara ilişkin yaptığı açıklamada, VYK Başkanı’nın veya herhangi bir üniversite mensubunun görüşlerini açıklamasının ya da basın yoluyla kamuoyuyla paylaşmasının engellenmediğini bildirdiğine dikkat çekildi.
DAÜ-SEN’in ise üniversite çalışanlarına e-posta gönderiminin engellendiğini belirterek konunun araştırılmasını talep ettiği anımsatıldı.
TDP Eğitim Komitesi, tarafların birbirinden farklı açıklamalarının şeffaf biçimde değerlendirilmesi ve kurumsal iletişim süreçlerine ilişkin soru işaretlerinin giderilmesi gerektiğini ifade etti.
“DAÜ’NÜN GELECEĞİ MAKAM DEĞİŞİKLİKLERİYLE DEĞİL, KURUMSAL AKILLA PLANLANMALI”
TDP Eğitim Komitesi, DAÜ’nün geleceğinin kişilere veya dönemsel yönetim tercihlerine bağlı olmaması gerektiğini belirterek, üniversitenin mali yapısından akademik niteliğine, çalışanların haklarından öğrenci yaşamına kadar bütünlüklü bir planlama yapılması gerektiğini kaydetti.
Komite, DAÜ’de yönetim istikrarının, akademik özgürlüğün, çalışanların sendikal haklarının ve üniversite özerkliğinin korunmasının yalnızca üniversite çalışanları açısından değil, ülkenin yükseköğretim geleceği açısından da önem taşıdığını vurguladı.
TDP Eğitim Komitesi son olarak, DAÜ’de yaşanan tüm tartışmaların şeffaf biçimde ele alınması, görev değişikliklerinin açık gerekçelerle kamuoyuna açıklanması ve üniversitenin kurumsal yapısının siyasi tartışmaların üzerinde tutulması çağrısında bulundu.








































