
Ekonomist Doç. Dr. İlhan Bora, 1960’lı yıllarda Arasta’da birkaç dükkân ve esnafla başlayan Kıbrıs Türk ekonomisinin bugün önemli bir varlık birikimine ulaştığını belirterek, KKTC’nin toplam ekonomik değerinin kapsamlı biçimde hesaplanması gerektiğine dikkat çekti. Bora, Türkiye’nin katkısının bu gelişimde belirleyici olduğunu vurgularken, ülke ekonomisinin bölgesel ölçekte hâlâ geride kaldığı alanlar bulunduğunu da ifade etti.
Ekonomist Doç. Dr. İlhan Bora, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ekonomik varlığının yalnızca üretim ve ticaret rakamlarıyla değerlendirilemeyeceğini belirterek, ülkedeki kamu ve özel sektöre ait bütün yatırımların, gayrimenkullerin, otellerin, fabrikaların ve şirketlerin toplam değerinin dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
Kıbrıs Türk toplumunun 1960’lı yıllarda sınırlı imkânlarla başlattığı ekonomik mücadelenin bugün turizmden yükseköğretime, inşaattan hizmet sektörüne kadar geniş bir alana yayıldığını belirten Bora, bu gelişimde Türkiye’nin sağladığı destek ve yatırımların önemli rol oynadığını ifade etti.
Bora, Rum tarafının ekonomik faaliyetleri olumsuz etkileyen girişimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, bütün bu baskılara rağmen KKTC’de önemli bir ekonomik varlık birikiminin oluştuğunu savundu. Bununla birlikte, ülke ekonomisinin bölgedeki diğer ekonomilerle karşılaştırıldığında rekabet gücü ve gelişmişlik açısından geride kaldığı alanların da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
TURİZM VE ÜNİVERSİTELER ÖNEMLİ BİR VARLIK
KKTC’nin ekonomik varlıkları arasında turizm sektörünün önemli bir yer tuttuğunu belirten Bora, özellikle Girne ve İskele’nin Bafra bölgesinde yoğunlaşan beş yıldızlı oteller, casino tesisleri ve resort yatırımlarının ülkenin ekonomik kapasitesine katkı sağladığını ifade etti.
Üniversiteler, geniş kampüs alanları ve uluslararası öğrencilere yönelik eğitim altyapısının da ülkenin finansal ve entelektüel birikiminin önemli parçaları arasında bulunduğuna dikkat çeken Bora, bu sektörlerin yalnızca kendi faaliyet alanlarıyla sınırlı kalmadığını, istihdamdan hizmet sektörüne kadar geniş bir ekonomik hareketlilik yarattığını kaydetti.
GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNDE MİLYARLARCA STERLİNLİK POTANSİYEL
İskele, Esentepe ve Tatlısu gibi kıyı bölgelerinde gelişen konut ve arazi projelerinin KKTC’nin ekonomik varlıkları açısından önemli bir yer tuttuğunu belirten Bora, özellikle İngiliz sterlini üzerinden yapılan satışların ve yerli ya da Türkiye ortaklı müteahhitlik yatırımlarının sektörde büyük bir varlık stoku oluşturduğunu ifade etti.
Bu bölgelerdeki gayrimenkullerin toplam piyasa değerinin milyarlarca sterlin seviyesine ulaşabileceğine işaret eden değerlendirmelerde, kesin bir rakama ulaşılabilmesi için güncel tapu kayıtları, satış verileri ve bağımsız değerleme çalışmalarının esas alınması gerektiği de önem taşıyor.
LİMANLAR, DOĞAL KAYNAKLAR VE STRATEJİK KONUM
KKTC’nin ekonomik değerinin yalnızca mevcut yatırımlardan ibaret olmadığını belirten Bora, Doğu Akdeniz’deki coğrafi konumun da uzun vadeli ekonomik potansiyel açısından önem taşıdığını ortaya koydu.
Gazimağusa ve Girne limanları, deniz ticareti ve taşımacılık altyapısının temel unsurları arasında yer alırken, bölgedeki enerji güzergâhları ve olası deniz altı enerji kaynakları da geleceğe dönük potansiyel varlık alanları olarak değerlendiriliyor.
Tarım arazileri, narenciye bahçeleri, zeytinlikler ve Beşparmak Dağları çevresindeki taş ocakları da ülkenin doğal ve üretim kaynakları arasında bulunuyor.
Türkiye’den deniz altından boru hattıyla getirilen suyu KKTC’ye ulaştıran Anadolu Suyu Projesi’nin ise su arzı ve altyapı kapasitesi bakımından önemli bir yatırım niteliği taşıdığına dikkat çekiliyor.
“EKONOMİK VARLIĞIN ENVANTERİ ÇIKARILMALI”
KKTC’nin gerçek ekonomik büyüklüğünün ortaya konulabilmesi için kamu ve özel sektöre ait varlıkların kapsamlı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Bora’nın yaklaşımı, ülkenin ekonomik envanterinin çıkarılmasının önemini gündeme taşıyor.
Otellerden fabrikalara, üniversitelerden konutlara, şirketlerden limanlara ve tarım arazilerine kadar bütün varlıkların güncel değerlerinin belirlenmesi, ülkenin toplam ekonomik birikiminin daha sağlıklı değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.
Böyle bir envanterin, KKTC’nin ekonomik gücünü ve kırılganlıklarını ortaya koymanın yanı sıra yatırım politikalarının geliştirilmesi ve bölgesel ekonomilerle karşılaştırma yapılması açısından da yol gösterici olabileceği değerlendiriliyor.
Arasta’da birkaç dükkân ve esnafla başlayan ekonomik mücadelenin bugün ulaştığı noktaya işaret eden değerlendirme, mevcut varlık birikiminin korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir bir ekonomik modele dönüştürülmesi gerekliliğini de öne çıkarıyor.








































