
Makine Mühendisleri Odası Başkanı Ayer Yarkıner, araç muayene istasyonlarının özelleştirilmek istendiğini ancak oda olarak bunu doğru bulmadıklarını söyledi.
Araç muayene istasyonlarının geliştirilmek yerine 2006 yılından beridir özelleştirilmek istenmesini “yönetemeyiz verelim” noktasına gelmesini eleştiren Yarkıner, araç muayene istasyonlarının devlete yılda 40 milyon TL civarında yıllık gelir getirdiğine de dikkat çekti.
Bütçeye önemli bir kaynak getiren, rekabeti olmayan ve özelin elinde istismar edilebilecek bir kurumun özelleştirilmek istemesine anlam veremediklerini ifade eden Yarkıner, “Bırakın özelleştirilmeyi, bu istasyonlar özelde olsaydı ‘kamuya geçirin’ derdik, çünkü burada verilen hizmet kamusal sorumluluktur” dedi.
Ayer Yarkıner, Haber Kıbrıs Web TV’de yayınlanan “Markaj” programına katılarak Ali Baturay’ın sorularını yanıtladı.
“2006 yılından beridir özelleştirilmek isteniyor”
Ayer Yarkıner,2006 yılından beridir araç muayene istasyonlarının geliştirilmesi yerine özelleştirilmesinin konuşulduğunu belirterek, “Araç muayene istasyonları özelleştirilmemeli. İstasyon yola çıkan araçların denetimi ile ilgilidir. Özel sektörün gelir kaynağı olsun diye kurulmaz. Polisin bünyesinde olması yol ve araç güvenliği için avantajdır” dedi.
“Devlete 40 milyon TL getirisi var”
Araç muayene istasyonlarının devlete yılda 40 milyon TL civarında yıllık gelir getirdiğine dikkat çeken Yarkıner, “Tek kaynaktır, rekabeti yoktur ve istismara açıktır. Bu istasyonlar özelde olsaydı bile kamuya geçmeliydi, çünkü burada verilen hizmet kamusal sorumluluktur” diye konuştu.
“AB’nin verdiği donanım ne oldu?”
Ayer Yarkıner, 2010 yılında bir ekibin İngiltere’ye gittiğini ve orada muayene istasyonlarının özelleştiğini gördüklerini belirterek, “Bizden görüş almak yerine AB mühendislerinden görüş alıyorlar ve özelleştirmeyi savunuyorlar. AB, 2011’de muayene istasyonu kurulması için gerekli donanım, araç ve gereçleri verdi. Akıbeti ne oldu bilmiyoruz” diye konuştu.
“Araç ve yol güvenliği için poliste kalmalı”
Polisin bu ülkenin en disiplinli kurumlarının başında geldiğini anlatan Ayer Yarkıner, “Araç ve yol güvenliği için muayene istasyonlarının polis denetiminde olması gerekir. Ulaştırma Bakanı eski Müsteşarı Kemal Bağzıbağlı akredite olmuş bir kurum tarafından yap işlet devret usulü ile muayene istasyonu yapılmasını önerdi ancak ardından buradaki bazı şirketlerin içinde yer alacağı özelleştirme gündeme geldi.
“Araç muayene mevzuatını hazırladık hayata geçirilmedi”
Araç muayene mevzuatının olmaması nedeniyle 2018 yılında Ulaştırma Bakanlığı’nın Makine Mühendisleri Odası’ndan danışmanlık istediğini belirten Yarkıner, bu konuda gerekli mevzuat ve yönetmelikleri yapmalarına rağmen hiçbirinin hayata geçmediğini vurguladı.
“KIB-TEK konusunda Arıklı’ya katılıyorum”
Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı’nın KIB-TEK tedarikleri ile ilgili endişelerine kendilerinin de hemfikir olduğunu belirten Yarkıner, “Devletin lojistik vizyonu eksiktir. İstatistik bilgiler gerekir. Lojistik yönetimi yapılmalıdır. KIB-TEK’te stokta standart yoktur. Parça alınırken ilerisi de düşünülmelidir. Tedarik safhasında lojistik de düşünülmelidir. Parçalar geldikten sonra geç kalınır. KIB-TEK’de alımlarla ilgili konulara siyasiler müdahale ediliyor. Alımlarda teknik şartnameler önemlidir. Mühendislerden yardım alınmalıdır” dedi.
“Egzoz emisyon testi güncellenmeli”
Ayer Yarkıner, ayrıca egsoz emisyon testlerinin eski arabalara göre yapıldığına ve testi geçtiklerine işaret ederek, “Arabaların motorları değişti. Motorlarda kullanılan teknolojiler ve yakıtlar da değişti. Mevcut sistem doğaya salınan gazı tespit edemiyor” diye konuştu.
“Devlet otomobil değil motosiklet getirtti”
Devlete 2019 yılında alınan elektrikli araçların, otomobil değil motosiklet olduğuna vurgu yapan Arkıner, “Bu araçların motosiklet olarak kaydedilmesini istedik çünkü ileride düzenleme yapılacağını ve aracın sınıflandırılacağını bu nedenle ileride envanter konusunda sıkıntı yaşanacağını söyledik ama anlatamadık” dedi. Bu araçların Avrupa’da dört tekerlekli motosiklet olarak geçtiğini anlatan Yarkıner, ülkedeki bu konuda mevzuatta değişiklik gerektiğini kaydetti.
“Mevzuata uygun düzenlenmeyen ambulans ölüme neden oldu”
2015 yılında 2 kişinin öldüğü ambulans kazasıyla ilgili de konuşan Ayer Yarkıner, şunları söyledi:
“Ambulans kaza durumu göz önünde bulundurularak 10 G kuvvetine göre düzenlemelidir ancak kaza yapan ambulans, mevzuata göre düzenlenmemişti. Ambulans içindeki koltuk yerinden çıktı ve dolaplar devrildi. Ambulans mevzuata uygun düzenlenmedi ve sigortaya yanlış kayıt ettirildiği için Sağlık Bakanlığı ve hayatını kaybedenler sigortadan tazminat alamadı.
Şoförü süratten hapse gönderdiler ancak hasta yetiştirmek için ambulans 130 kilometreye kadar hız yapabilir. Ambulans viraja girdiği için savrulmuş ancak araçta savrulmayı önleyen gerekli teknoloji yoktu. Vakıfların katkısıyla son alınan ambulanslarda teknik şartnameyi biz hazırladık ve sözünü ettiğim teknoloji var.”






































