
Sayın Tatar ne zaman Türkiye’ye gitse heyecana kapılıyor ve Türkiye’den Kıbrıslı Türklere olmadık yakıştırmalar yapıyor.
Bu kez de “gaflet” kelimesini uyarladı.
Türkiyesiz AB’ye girmek isteyenlerin gaflet içinde olduklarını söylüyor..
Cumhurbaşkanı Tatar, Elazığ’da bazı tv kanallarına yaptığı değerlendirmelerde “Kıbrıs davasında tek çarenin egemenlik olduğunu” vurguladı. Tatar, Kıbrıs’ta bir çözüm halinde, Türkiyesiz AB içerisinde yer alınacağını düşünenlerin büyük gaflet içerisinde olduğunu belirtti. Tatar, “Federal bir çatı altında Kıbrıs’ın tümünün Avrupa Birliği’ne alınması bir bakıma o yol, Türkiye ile bağlarımızın kopartılmasıdır. Biz asla Türkiye ile bağlarımızın kopartılmasına izin vermeyiz…” dedi..
Kısaca diyor ki Sayın Tatar, “Kıbrıs’ın kuzeyi asla Avrupa birliğine girmemelidir.”
Oysa biz Kıbrıslı Türkler zaten AB vatandaşıyız. KKTC Cumhurbaşkanı
Sayın Tatar’da öyle, hatta KKTC Bakanlar Kurulunun TC kökenli üyeleri haricinde kalanların neredeyse tamamı da AB vatandaşı.
Kısacası hepimizin cebinde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin pasaportları, kimlikleri var.
Bu nedenle Sayın Tatar’ın kafasının karışık olduğunu anlıyorum, zira hem cebinizde sizi AB vatandaşı yapan pasaportu taşıyacaksınız, hem de kalkıp Türkiyesiz AB’ye girmeyiz diyeceksin.
Bu elbette bir çelişki..
Hoş isteyen dileyen Kıbrıs Cumhuriyeti’nin mevzuatına göre işlemlerini tamamlar ve bu vatandaşlıktan çıkabilir.
Kimse zorla vermedi bu kimlikleri, pasaportları.
Hatta bildiğim kadarıyla Cumhurbaşkanı Ersin Tatar bu pasaport ve kimliği kapılar henüz karşılıklı geçişlere açılmadan tedarik etti.
Yani herkesten evvel kendisi aldı bu pasaportu.
Ki bu son derece doğal.
Sonuçta bu kimlik ve pasaportlar Kıbrıslı Türklerin en tabi hakkı.
Lakin bu iki yüzlülük niye?.
Neden yapıyorsunuz bunu?
Neden insanlara bu martavalları okuyorsunuz?
İşte sizlerde bal gibi AB vatandaşısınız!!
Sırf bu nedenle AB ülkelerinde üye ülkelere tanınan tüm imtiyazlar bizlere de aynen tanınıyor.
Kısaca biz halihazırda zaten AB vatandaşlarıyız.
Bireysel haklarımız var AB içinde..
Dolayısıyla bizler zaten AB vatandaşıyız..
Sayın Tatar da öyle..
Ölçüt buysa belli ki gaflet içinde kendisi de..
Çok açık ki müzakere koşulu olarak 2 ayrı egemen devlet siyasetine şimdi bir de Türkiye’nin AB içinde yer alması gerekiyor şartı ortaya atılıyor.
Türkiye elbette AB içinde yer almalıdır.
Fakat bunu Kıbrıs sorunu ile ilişkilendirmek doğru bir yaklaşım değildir.
Türkiye’nin AB üyeliğine adaylığı bakidir.
Lakin bunun belli kriterleri vardır.
Bu kriterleri içselleştirdiğiniz oranda AB kapısını aralarsınız.
Diğer türlüsü zaten mümkün değil.
Bu nedenle sizin beyaz dediğinize AB siyah derse burada ciddi bir uyumsuzluk ortaya çıkar.
Nitekim de çıkmaktadır.
Uzun lafın kısası belli ki Sayın Tatar Türkiye’nin yöneticilerinden aldığı destekle mevcut düzeni korumanın peşinde.
Bu düzende Kıbrıslı Türkleri hak ettikleri gibi dünya ile bütünleştirecek ve uluslararası hukuka dahil edecek hiçbir çözüm yoktur.
Peki ne vardır?
Bu düzende alt yönetimi daha da mümkün kılacak bir organizasyon vardır.
İllegal yapılanmalar vardır.
Yalnızlık vardır.
Ne diyelim kolay gelsin.
Bakalım bu tiyatroyu daha ne kadar sahnede tutmaya devam edecekler..






































