
Hükümet bu hafta da normalleşmek adına birtakım açılımlara daha imkan tanıdı.
İddia o ki, bu açılımlar Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi tarafından önerilen şekilde oluyor.
Peki işin aslı öyle mi?
Maalesef değil.
Kıbrıs küçük yer ve birbirimize çok kolay ulaşabiliriz.
Nitekim ulaşıyoruz da.
Haliyle işin doğru kısmını öğrenmek çok zor değil.
Velhasıl Başbakan Ersan Saner’in Cumartesi akşamı açıkladığı Bakanlar Kurulu kararlarında atıfta bulunduğu ve halkın önüne dayanak olarak sunduğu üst komitenin önerileri doğrultusunda alınmış kararlar dediği, Bakanlar Kurulu isteği ile budanan, ya da revize edilen kararlardır!
Elbette buna hükümetin yetkisi var.
Ve bu yetkiyi de bu şekilde kullanıyor.
Nihayetinde bu kararlar Bakanlar Kurulunun takdirinde.
Bunu elbette anlayabiliyoruz.
Lakin bu açılımları sakın ola vaka sayılarındaki düşüşe bağlamayın.
Zira o anlamda bir azalma söz konusu değildir..
Bizler eğer açılımın sürmesini,günlük hayatlarımızın devamını,işimizin,aşımızın sürekliliğini istiyorsak,bütün kurallara harfiyen uymak zorundayız.
Kaldı ki vaka sayısında öyle rehavete kapılacak seviyede bir düşüş yaşanmamıştır ve salgın devam etmektedir.
Dolayısıyla hükümetin ekonomik kaygılarla birtakım açılımlara gitmesi sonrası tedbiri elden bırakmamamız büyük öneme sahiptir.
Bu bir gevşeme değildir.
Ekonomide yaşanan kayıplara daha fazla direnç gösteremeyeceğimizden mütevellit iktisadi yaşamı mümkün kılmak adına atılan zorunlu adımlardır.
Haliyle burada 7’den 70’e hepimize büyük sorumluluk düşmektedir.
Sosyal mesafe, maske,hijyen üçlüsünü hiç tartışmasız yaşam tarzı haline getirmek durumundayız.
Peki neden biliyor musunuz?
Hesap basit.
Güneydeki test sayısı ile Kuzeydeki vaka sayısını çarpın,sonra Kuzeydeki test sayısına bölün.
Ve pandemide gelinen noktanın gerçek durumunu görün.
Şimdi gelin 3 günlük veriler üzerinden bunu yapalım.
Tarih 26 Şubat Cuma:
Güney Kıbrıs’ta 43 bin 958 test yapıldı vaka sayısı 272
Kuzey Kıbrıs’ta 5494 test yapıldı vaka sayısı 38..
Burada soru şu, Kuzey Kıbrıs’ta 43 bin 958 test yapılsaydı vaka sayısı ne olurdu?
Cevap: 304 civarı.
27 Şubat Cumartesi:
Kuzey Kıbrıs’ta yapılan test sayısı 5092 vaka sayısı 27
Güney Kıbrıs’ta yapılan test sayısı 40 bin 747 vaka sayısı 243.
Peki Kuzey Kıbrıs’ta 40 bin 747 test yapılmış olsa vaka sayısı ne olurdu?
Cevap 215 civarı.
28 Şubat Pazar:
Güney Kıbrıs’ta yapılan test sayısı 45 bin 231, 283 vaka saptandı. Kuzey Kıbrıs’ta 3338 test yapıldı, 33 vaka tespit edildi.
Kuzey Kıbrıs’ta bugün 45 bin 231 test yapılsaydı vaka sayısı ne olurdu?
Cevap: 447 civarı.
Bu durumda, Kuzey Kıbrıs’ta 26 Şubat Cuma günü her bin testte ortalama 7 vaka tespit ediliyordu, 27 Şubat Cumartesi günü bu her bin testte 5 vakaya düştü,
28 Şubat Pazar günü ise her bin testte 10 vakaya yükseldi.
Bu inişlerin çıkışların böyle devam edeceği anlaşılıyor.
Yukarıda yapılan bu basit hesaplamalar da net olan test sayısı ve vaka sayısı esasına göre yapılmıştır.
Elbette bunu nüfus oranına endekslemek de gerekiyor.
Lakin mevcut koşullarda nüfus oranına göre böyle bir orantı kurmak gerçekçi olmazdı, zira biz ülkemizdeki nüfus sayısını bilmiyoruz.
Kaç kişinin ülkemizde yaşadığını bilmiyoruz, yönetenlerin dahi oldukça kalabalığız diye izah getirdiği bir çok bilinmeyenli denklemdir ülkemizde nüfus konusu!
Özetle buradan anlamamız gereken şey şudur; az test sayısı ile az vaka sayısı bir yanılgı olabilir. Bu gerçek durumu ortaya koymayabilir. İşte tam da bu nedenledir ki, bizler rehavete kapılmadan tedbirlerimizi en ileri seviyede almaya devam etmeliyiz.






































