Grand Pasha Nicosia
Ezic
Serena Butik
Omag Intense
Shopoint
EMU Kurum İndirimi
Visit NCY
SOS Çocukköyü
Piabella
Vestel KKTC
Grand Sapphire Resort
SEMKA
Merit Hotels
Card Plus
Altınbaş Üniversitesi
GenelKıbrısManşetSiyaset

Akpınar: KKTC’nin geleceği eski siyasi alışkanlıklarla kurulamaz

Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğinin eski siyasi alışkanlıklarla kurulamayacağını belirterek, devletin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi, ekonominin geliştirilmesi ve halkın geleceğe güvenle bakmasını sağlayacak bir siyasi anlayışın hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Stelios
California Restaurant
Airtech Kıbrıs
Zenith Özyalçın
GAÜ

Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğinin eski siyasi alışkanlıklarla kurulamayacağını belirterek, devletin kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi, ekonominin geliştirilmesi ve halkın geleceğe güvenle bakmasını sağlayacak bir siyasi anlayışın hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Akpınar, yaptığı açıklamada, KKTC’nin siyasal kültürü içerisinde yıllar boyunca yapılan yanlışların bugün karşı karşıya bulunulan yapısal sorunların temelini oluşturduğunu savundu. Siyasi imtiyazlarla büyütülen çevrelerin, hükümetler üzerinden zenginleşen yapıların, siyaseti meslek haline getiren anlayışların ve kamu görevlerinde yeterlilik yerine sadakatin esas alınmasının devletin kurumsal kapasitesini ve siyasete duyulan güveni zayıflattığını kaydetti.

“SORUNLAR SON BİRKAÇ YILIN SORUNU DEĞİL”

Bugün yaşanan sorunların son birkaç yılın sorunları olmadığını belirten Akpınar, geçmişte siyasi sorumluluk üstlenmiş yönetimlerin yanlış tercihlerinin ve ertelenen reformların mevcut tablonun oluşmasında etkili olduğunu ifade etti.

KKTC’nin Türkiye Cumhuriyeti dışında uluslararası toplum tarafından tanınmamasının, Birleşmiş Milletler kararları, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin politikaları ve Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonlarla birleşerek halkın dünyayla bütünleşmesinin önünde engeller oluşturduğunu belirten Akpınar, Kıbrıs sorununun yıllardır aynı zeminde sürdürülen resmi ve gayriresmi görüşmeler arasında sıkıştırıldığını kaydetti.

Akpınar, sonuç üretmeyen müzakere modellerine yeniden dönülmesi için “olgunlaşma süreçlerinin” beklenmemesi gerektiğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının geleceğinin tüketilmiş çözüm modellerine ve belirsiz müzakere takvimlerine teslim edilemeyeceğini ifade etti.

“BARIŞ İSTEMEK TESLİMİYET DEĞİLDİR”

Kıbrıs Türk halkının yaşadığı acıların, haksızlıkların ve tarihsel gerçeklerin unutulmayacağını belirten Akpınar, geleceğin ise geçmişteki düşmanlıkların yeniden üretilmesiyle kurulamayacağını kaydetti.

Akpınar, “Kin ve nefret söylemleriyle Ada’nın bütününde barışı, huzuru ve kalıcı iş birliğini sağlayamayız” diyerek, barışın, diyaloğun ve uzlaşının dilinin hakim olması gerektiğini ifade etti.

Güney komşuyla, Birleşmiş Milletler çerçevesinde ve Kıbrıs Türk halkının egemen siyasi eşitliğinden taviz vermeden iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesine hazır olduklarını belirten Akpınar, sağlık, çevre, enerji, ticaret, eğitim, turizm, kültür, afet yönetimi, iklim değişikliği ve insani konularda iş birliği yapılabileceğini söyledi.

Akpınar, “Barış istemek teslimiyet değildir. Diyalog kurmak haklarımızdan vazgeçmek değildir. Uzlaşı aramak geçmişimizi unutmak değildir” ifadelerini kullandı.

“GERÇEK SORUNLAR VAATLERLE DEĞİL, DEVLET AKLIYLA ÇÖZÜLÜR”

Yeni bir seçim dönemine girilirken siyasi partilerin yeniden vaatlerini sıralamaya başladığını belirten Akpınar, temel sorunun mevcut siyasi mirası devralıp yönetmek isteyenlerin halkın gerçek sorunlarının kaynağına inebilecek ve bunları çözebilecek iradeye sahip olup olmadığı olduğunu ifade etti.

Altyapıdan sağlığa, ulaşımdan enerjiye, tarımdan hayvancılığa kadar KKTC’nin temel yaşam alanlarının ayakta tutulmasında Türkiye Cumhuriyeti’nin katkısının önemli olduğunu belirten Akpınar, üreticilere, hayvancılara, arıcılara ve reel sektöre sağlanan desteklere, su teminine, altyapı yatırımlarına, savunma ve güvenliğe yönelik katkılara dikkat çekti.

Akpınar, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs Türk halkının egemen eşitlik ve tanınma mücadelesini Birleşmiş Milletler kürsüsü dahil olmak üzere dünyaya taşıdığını da kaydetti.

“GÜÇLÜ BİR KKTC YARATMAK HEDEFİMİZ”

Türkiye Cumhuriyeti ile iş birliğinin KKTC’nin kendi ayakları üzerinde durması hedefinden vazgeçilmesi anlamına gelmediğini belirten Akpınar, hedefin Türkiye ile karşılıklı saygı, güçlü iş birliği ve ortak gelecek anlayışı içerisinde, kendi öz kimliğini ve demokratik iradesini koruyan, üreten ve ekonomik kapasitesini geliştiren güçlü bir KKTC yaratmak olduğunu söyledi.

Akpınar, yardımlarla günü kurtaran siyasi anlayış yerine yatırımların, üretimin, eğitimin, turizmin, yüksek teknolojinin ve uluslararası iş birliklerinin büyütülmesiyle ekonomik bağımsızlığın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“AYRIŞTIRAN SİYASET GELECEK SUNAMAZ”

“Kıbrıslı-Türkiyeli” ayrımı üzerinden siyaset yapan anlayışların Kıbrıs Türk halkına birlik, huzur ve gelecek sağlayamayacağını savunan Akpınar, toplumun farklı kesimlerini karşı karşıya getiren ve Türkiye karşıtlığını siyasi sermaye haline getiren yaklaşımları eleştirdi.

Akpınar, federal çözüm söylemi üzerinden Kıbrıs Türk halkının çaresizliğinin istismar edildiğini savunarak, özel sektörü hedef alan, yatırımcıyı ürküten ve üretimi teşvik etmek yerine cezalandıran siyasi yaklaşımların ülkeyi ileriye taşıyamayacağını belirtti.

KKTC’nin ihtiyacının ayrıştıran değil birleştiren, korkutan değil güven veren, tüketen değil üreten ve günü kurtaran değil geleceği planlayan bir siyaset olduğunu kaydetti.

“TÜRKİYE İLE İŞ BİRLİĞİ KALICI KALKINMA MODELİNE DÖNÜŞMELİ”

Ekonomik ve mali iş birliği protokollerinin, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin, sektörel politikaların ve kalkınma projelerinin hayata geçirilmesinin Türkiye Cumhuriyeti ile sağlıklı, kurumsal ve sonuç odaklı iş birliğinden geçtiğini belirten Akpınar, bu iş birliğinin yalnızca kaynak aktarımına dayalı olmaması gerektiğini ifade etti.

Akpınar, üretim, yatırım, istihdam, teknoloji, eğitim, enerji güvenliği ve ihracat kapasitesiyle desteklenen kalıcı bir kalkınma modelinin oluşturulması gerektiğini söyledi.

DEMOKRAT PARTİ VURGUSU

Kıbrıs Türk halkının artık yalnızca neye karşı olduğunu anlatan değil, neyi ve nasıl başaracağını ortaya koyan bir siyasi irade aradığını belirten Akpınar, bu iradenin temel hedeflerini sıraladı.

Akpınar’ın açıkladığı hedefler arasında Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve devlet statüsünün savunulması, Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerin geliştirilmesi, Güney komşuyla iyi komşuluk ilişkilerinin kurulması, iş birliği alanlarının artırılması, KKTC’nin uluslararası görünürlüğünün ve diplomatik etkinliğinin yükseltilmesi, ekonominin üretim ve yatırım temeline oturtulması, özel sektörün, girişimcinin, üreticinin ve çalışanın korunması ile sağlık, ulaşım, enerji ve altyapıda sürdürülebilir sistemlerin kurulması yer aldı.

Liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirliğin devlet yönetiminin temel ilkeleri haline getirilmesi gerektiğini belirten Akpınar, toplumun hiçbir kesiminin dışlanmadan ortak bir gelecek hedefinde buluşturulması gerektiğini ifade etti.

Akpınar, bütün bu süreçleri yönetebilecek diplomatik birikime, siyasi tecrübeye, ekonomik vizyona ve toplumsal kucaklayıcılığa sahip siyasi gücün Demokrat Parti olduğunu söyledi.

“İKTİDARA HAZIRIZ”

Demokrat Parti’nin insanları doğum yerine, kökenine, dünya görüşüne veya yaşam biçimine göre ayırmadan KKTC çatısı altında yaşayan herkesi eşit biçimde kucaklayan bir siyasi hareket olduğunu belirten Akpınar, mücadelenin iktidara gelmekten ibaret olmadığını ifade etti.

Akpınar, “Bizim mücadelemiz, devleti yeniden işler hale getirme, ekonomiyi güçlendirme, adaleti ve liyakati hakim kılma, halkımızın geleceğe yeniden güvenle bakmasını sağlama mücadelesidir” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti ile güçlü, Güney komşuyla diyalog içerisinde, dünyaya açık ve kendi ayakları üzerinde duran bir KKTC hedeflediklerini belirten Akpınar, açıklamasını “Dünü unutmayacağız, ancak yarını dünün düşmanlıklarıyla kurmayacağız. Artık barış, uzlaşı, üretim ve ortak gelecek zamanıdır. Halkımızın güveniyle sorumluluk almaya hazırız. İktidara hazırız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğini halkımızla birlikte inşa etmeye hazırız” ifadeleriyle tamamladı.

KSTÜ
Northernland
Meriç Süt
Evsulink
Maraton İskele

Diğer Haberler

Kıbrıs Online
Başa dön tuşu