
Halkın Partisi Merkez Yönetim Kurulu üyesi Yusuf Avcıoğlu, KKTC’de son dönemde tırmanan güvenlik ve asayiş sorunlarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Avcıoğlu, mevcut asayiş probleminin yalnızca fiziki sınır yetersizliğinden değil, devlet yönetiminin dijital çağın gerisinde kalmasından kaynaklandığını belirterek, “Eski usul yöntemlerle 21. yüzyılın organize suçlarını ve kontrolsüz göçü engelleyemeyiz” dedi.
Avcıoğlu’nun önerdiği somut teknoloji odaklı çözümler şöyle:
KKTC’de son dönemde tırmanan, sokaktaki huzurumuzu kaçıran güvenlik ve asayiş tartışmalarını yakından takip ediyoruz. Ülkemizin bugünkü asayiş sorunu, sadece fiziki sınırların yetersizliği değildir; asıl sorun, devlet yönetiminin dijital çağın çok gerisinde kalmış olmasıdır.
Eski usul yöntemlerle, ev ev gezip sokağa çıkma yasağı ilan ederek ya da sokakta rastgele kimlik kontrolü yaparak 21. Yüzyılın organize suçlarını ve kontrolsüz göçü engelleyemeyiz. Devletin hemen bugün uygulayabileceği, insan hatasını ve iltiması sıfırlayan, bilime dayalı somut teknoloji çözümleri mümkündür.
1. Sınır Kapılarında Akıllı Ön Bildirim ve Dijital Güvenlik Filtresi
Güvenlik, suçlu adaya adım attıktan sonra değil, henüz uçağa veya gemiye binmeden önce başlamalıdır.
• Erken Risk Analizi: Hava yolları ve deniz yolları şirketlerinden alınacak yolcu ön bildirim verileri (PNR/APIS), İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulacak bir yapay zekâ algoritmasıyla saniyeler içinde analiz edilmelidir. Kişinin finansal geçmişi, konaklama beyanı ve seyahat sıklığı analiz edilerek riskli görülenlerin adaya gelişi önlenmelidir. Gemi manifestolarının da dijital entegrasyonuyla limanlarımızdaki denetim açığı kapatılmalıdır.
• Yapay Zekâ Destekli Belge Doğrulama: Kara, deniz ve hava sınır kapılarımıza yerleştirilecek akıllı pasaport okuyucular sayesinde, sahte belgeler ve usulsüz vizeler kapıda anında elenmelidir.
• Uluslararası Sabıka Takibi ve Tanınmamışlık: KKTC’nin hukuki statüsünün getirdiği uluslararası veri akışı engelleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin Interpol/Europol entegrasyonu üzerinden kurulacak güvenli bir dijital veri köprüsü ile aşılabilirdir. Adaya sızmaya çalışan uluslararası suçlular, Türkiye veri havuzu üzerinden anlık taranarak daha sınır kapısında engellenebilir.
Amerika Birleşik Devletleri ve Avustralya gibi ülkeler, seyahat edecek kişilerin risk analizini daha uçuş gerçekleşmeden bu algoritmalarla (ATS – Automated Targeting System) yapmaktadır. Avrupa Birliği ise yeni devreye aldığı (EES – Giriş/Çıkış Sistemi) ile üye ülkelere giren tüm üçüncü ülke vatandaşlarının pasaport ve biyometrik verilerini sınırlarda yapay zekâ destekli cihazlarla saniyeler içinde doğrulamaktadır.
2. Kaçak Yaşam Alanına Son Vermek için Biyometrik Dijital Kimlik
Ülkedeki kaçak nüfusu tespit etmek için gece gündüz polisiye baskınlar yapmaya gerek yoktur. Kaçak yaşamı teknik olarak imkânsız hâle getirecek dijital bariyerler kurulmalıdır.
• Girişte Biyometrik Kayıt: Eğitim, çalışma, turist izniyle hava/deniz limanlarından giren veya Güney Kıbrıs’tan kara yoluyla geçen her yabancı uyruklu bireyin parmak izi ve yüz biyometrisi kapıda dijital ortama işlenmelidir. Sınır kapılarından geçen yabancıların vize süreleri sistemde otomatik olarak işlemelidir.
• Sistem Blokajı ile Doğal İzolasyon: Bu biyometrik veri; kiralık ev sözleşmesi, banka hesabı açma, yerel GSM hattı alma, elektrik/su aboneliği alma, araç kiralama ve işe giriş işlemlerinde zorunlu bir onay mekanizması olarak QR kod doğrulaması haline getirilmelidir. Yasal kalış süresi dolan bir kişinin dijital kimliği sistem tarafından otomatik olarak kilitlenmelidir. Böylece kaçak birinin adada ev kiralaması, hat/abonelik alması veya çalışması engellenerek yasal sınırlar içine dönmesi veya adadan ayrılması zorunlu kılınabilir.
Dijital dönüşümün ve güvenliğin küresel lideri olan Singapur (Singpass sistemi), ülkedeki tüm yabancı işçi ve öğrencilerin yasal statülerini biyometrik verilerle kamusal ve özel sistemlere entegre etmiştir. Vize ihlali yapan bir yabancının dijital kimliği anında bloke edilerek ev kiralaması, hat alması veya finansal işlem yapması tamamen engellenmektedir. Benzer şekilde, Estonya da e-Residency ve dijital kimlik altyapısıyla yasal statü denetimini tamamen yazılımlarla, hatasız bir şekilde yürütmektedir.
3. Verileri Konuşturan Büyük Veri ve Çağdaş Nüfus Sayımı Sistemi
Devletin elindeki kurumlar birbirleriyle konuşmamakta, bu kopukluktan da art niyetli kişiler ve suçlular faydalanmaktadır. Çağdaş dünyada ev ev gezip insan sayma dönemi kapanmıştır. Mevcut veriler yapay zekâyla anlamlandırılarak Kayıt Temelli Nüfus Sayımı altyapısı kurulmalıdır.
• Dijital Ayak İzi ve Abone Temizliği: Mekânsal Adres Kayıt Sistemi (MAKS), elektrik, su abonelikleri, üniversite/okul devam kayıtları, sağlık/doğum verileri ve GSM operatörlerinin dataları tek bir güvenli veri havuzunda birleştirilmelidir. Abone kayıtlarındaki kirlilik, e-Devlet üzerinden yapılacak zorunlu sayaç/kimlik eşleştirmeleriyle hızla ayıklanmalıdır.
• Çocukların ve Bağımlı Nüfusun Sayımı: Abonelik alamayacak yaştaki bebekler, çocuklar ve öğrencilerin tespiti; okul, kreş ve sağlık kayıtları üzerinden hane halkı veri bağlarıyla eşleştirilerek yapay zekâ tarafından otomatik ve hatasız yapılabilmektedir.
• Nokta Atışı Denetim ve Çift Sayım Engeli: Sistem mülkleri veya hatları değil, kişilerin Tekil Kimlik/Pasaport numaralarını sayacaktır. Bir kişinin birden fazla evi olması sayımı etkilemeyecek; yapay zekâ kişinin aktif sinyal verdiği tek bir adresi baz alacaktır. Resmi kayıtlarda boş görünen ama elektrik/su tüketimi tavan yapmış daireleri veya üniversiteye kayıt yaptırıp, derslere girmeyen veya kampüs Wi-Fi ağına hiç bağlanmamış hayali öğrencileri sistem otomatik olarak raporlayacaktır. Polisimiz tüm adayı karış karış aramak yerine, yapay zekânın önüne koyduğu bu nokta atışı listeler üzerinden denetim yapacaktır.
Bugün Estonya, Danimarka ve Singapur gibi ülkeler fiziki nüfus sayımını tamamen terk etmiş; sınır güvenliklerini ve kaçak tespitlerini tamamen bu büyük veri entegrasyonu ile pratik, hızlı ve kesin olarak çözmüşlerdir.
4. Mobil Şebeke ve Sinyal Analitiği ile Alternatif Teknolojik Sayım
Devlet veritabanlarının tam entegrasyonu sağlanırken, ülkedeki net nüfusu saniyeler içinde görebilmenin en pratik yolu cep telefonu sinyallerini okumaktır.
• Kule Datası Analizi: Kişisel veriler tamamen gizlenerek, adadaki yerel GSM operatörlerinin baz istasyonu haritası, adaya giren ve yerel hat almayıp uluslararası dolaşımda (roaming) kalan yabancı cihazlar dahil, tüm aktif telefonların sinyal izlerini algoritmalar ile taranmalıdır.
• Anlık Nüfus Ekranı: Geceleri sabit kalan cihazlar ikamet lokasyonunu, gündüz hareket edenler ise mobil nüfusu gösterebilecektir. Bu yöntem sayesinde adada talep edildiği anda kaç bin insanın yaşadığı sorusunun cevabı, tek bir kapı çalınmadan devletin önüne canlı veri olarak getirilebilecektir.
Örneğin, Estonya ve Fransa nüfus dinamiklerini ve kaçak hareketliliğini bu mobil şebeke analitiğiyle doğrulamaktadır.
5. Suçu Öngören Polislik Yazılımları
Şehirlerimizdeki kameraları sadece olay bittikten sonra görüntü izlenen pasif cihazlar olmaktan çıkarmalıyız.
• Akıllı Kamera Dönüşümü: Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ve Plaka Tanıma Sistemleri, yapay zeka yazılımlarıyla eşleştirilmelidir. Sokaktaki sıra dışı hareketlilikler, örneğin aynı otogalerilerin önünde defalarca turlayan şüpheli araçlar, gece vakti kapalı dükkan önlerinde bekleyenler veya kalabalık içindeki agresif fiziksel tartışmalar kameralar tarafından otomatik olarak algılanmalıdır. Yerel hat kullanmayıp Wi-Fi ağlarına bağlanan kaçakların dijital izleri de bu ağların yasal logları üzerinden akıllı kameralarla eşleştirilmelidir.
• Olay Büyümeden Müdahale: Yapay zekâ algoritmaları, potansiyel tehlikeyi sezdiği an en yakın polis devriyesinin mobil ekranına otomatik rota ve alarm düşürebilir. Böylece polisimiz suçun işlenmesini bekleyen değil, suçu işlenmeden önce önleyen bir güce kavuşacaktır.
Almanya ve Hollanda bu suç öngörü yazılımları sayesinde kamusal alandaki hırsızlık ve gasp gibi suçları %30 oranında azaltmayı başarmıştır.
KKTC’yi baskıcı bir polisiye devlete dönüştürmeden, vatandaşımızın sokağa çıktığında, çocuğunu parka gönderdiğinde huzur bulduğu; suçlunun ve kaçağın ise dijital bir duvara çarptığı Akıllı ve Güvenli bir Devlet Yapısı kurmak mümkündür.
Güvenlik, boş vaatlerle değil; veriyle, teknolojiyle ve doğru bir yönetim vizyonuyla sağlanır.




































