Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, “Taşınmaz Mal Komisyonunu etkin olarak çalıştırın” demişti
Güneyden bu kez “fon” hamlesi gelirken, kuzeydeki kelepçeli görüntüler tartışma yarattı

ÖZEL HABER
Güneyden bu kez “fon” hamlesi gelirken, kuzeydeki kelepçeli görüntüler tartışma yarattı
Rumların ortadan kaldırmaya çalıştığı komisyon bu kez ciddi bir sınamayla karşı karşıya
GERİLİM TMK’YA DAYANDI
Rumların Simon Aykut’u tutuklamasıyla başlayan ve güneyde açılan diğer davalarla tırmanan mülkiyete bağlı gerilim, KKTC’de önce 5 Rum’un ve bazı Türk emlakçıların; ardından avukat Murat Metin Hakkı’nın tutuklanmasıyla farklı bir boyuta geldi. Taraflar karşılıklı hamleler gerçekleştirirken, bu çekişme Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) ile ilgili hiç hesapta olmayan yeni bir belirsizliğe yol açtı. Son gelişmelerin, Kıbrıslı Rumların Komisyona başvurularını olumsuz yönde etkileyeceği öngörülüyor. Başvuruları iyice azaltmak isteyen Rum yönetiminin, eşzamanlı “Fon” adımı ise dikkat çekti.
“ULUSAL FON” HAMLESİ
Kıbrıs Rum yönetimi, kuzeyde mal bırakan Rumların tazmin edilmesi için “Ulusal Fon” oluşturuyor. İlgili yasa teklifi, Rum Meclisinin “Göçmenler Komitesi”nde dün ele alındı. Tüm partilerin kurulmasına tam destek verdiği fondan, Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvuranlar yararlanamayacak. Rumlar böylece AİHM’in “Etkin bir iç hukuk mekanizması” olarak tanımladığı KKTC’deki TMK’yı etkisiz hale getirmeyi amaçlıyor. Rumlar yıllardır TMK’nın devreden çıkarılması ve mülkiyeti, sadece kendi iç hukuku içinde ele alınabilecek bir konuya dönüştürmek için mücadele ediyor.
KELEPÇELİ TMK AVUKATI
Rumların TMK’yı etkisizleştirmek için yollar aradığı bir dönemde KKTC’de dikkat çekici olaylar yaşandı. Mülkiyet hukukunun önde gelen isimleri arasında sayılan, bu konudaki araştırma ve yayınlarıyla tanınan avukat Murat Metin Hakkı’nın kelepçeli olarak mahkemeye çıkarılması büyük tartışma yarattı. Hakkı, 5 Rum’un yanı sıra TMK’daki pek çok başvuru sahibinin avukatı olmasıyla biliniyor. İlgili çevreler, halihazırda TMK’da başvurusu bulunan 5 Rum’la, mülkiyet davalarının önde gelen avukatının tutuklanmasının, başvuruları azaltacağı görüşünde birleşiyor. Bu durumda AİHM’in Komisyona bu kez yeni bir şans vermemesinden endişe ediliyor.






































