
Mahkeme, Taşınmaz Mal Komisyonu’nu “pasif” olarak nitelendirdi ama “iç hukuk yolu” saymaktan vazgeçmedi
Türkiye, Kıbrıs’taki Rum mülkleriyle ilgili olarak Avrupa’da bir kez daha mahkûm edildi
“PASİFLİK” UYARISI
Taşınmaz Mal Komisyonu’nun geleceğini doğrudan etkileme potansiyeline sahip “K.V. Mediterranean Tours Limited v. Türkiye” davasının kararı dün açıklandı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde görülen dava, Türkiye’nin mahkumiyetiyle sonuçlansa da Taşınmaz Mal Komisyonu açısından olumlu sonuçlandı. Kararda Komisyon’un “etkin iç hukuk yolu” olarak görüldüğü teyit edildi. Böylece Komisyon’un karar vermekte geç kaldığı için etkinliğini kaybetmiş sayılması tehlikesi şimdilik bertaraf edilmiş oldu. Buna karşın kararda Komisyon’un “pasif” olarak nitelendirilmesi ve bundan sonrası için “hızlı karar” vurgusunun yapılması, geleceğe dönük güçlü bir uyarı niteliği taşıyor.
7 BİN EURO TAZMİNAT
Sonucu merakla beklenen dava, Komisyon’a 2010’da başvuran fakat henüz sonuç alamayan Rum şirket tarafından açılmıştı. Türkiye, “şirketin maddi zararı saklı kalmak kaydıyla 7 bin Euro manevi tazminat ödemeye” mahkûm edilse de kararın diğer yönleri açısından korkulan olmadı. Rum şirket, 1974’ten sonra Vakıfların kullanımına verilen malının iadesini ve zararının tazminini talep ediyordu. Şirket, sürecin uzamasından hareketle Komisyon’un etkisiz olduğunu öne sürmüştü. Ayrıca Vakıf mallarının iade edilemeyeceği iddiasına işaret ederek, hak aramasının engellendiğini savunmuştu. AİHM, davacının Vakıflara yönelik şikâyetini haklı bulmadı.
“NOT ETTİK AMA”
”AİHM kararındaki Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) ve KKTC kurumlarıyla ilgili dikkat çekici bazı saptamalar şöyle: “İşlemlerin uzun sürmesi esasen TMK’nın pasif yaklaşımı ve ‘KKTC’ yetkililerinin geciktirmesinden kaynaklanmıştır. TMK, başvuran şirketin iddiasını incelerken tutarlılıkla, özenli ve uygun süratle hareket etmemiştir. Mahkeme, Türk yetkililerin işlemleri Sözleşme gerekliliklerine uygun hale getirmeyi amaçlayan çabalarını ve Kıbrıslı Rumların mülkiyet iddialarıyla ilgili ilerlemeyi gösteren istatistikleri not etti. Bununla birlikte, TMK’nın yargılamayı hızlandırmak ve etkili bir çözüm yolu oluşturmak için tutarlı ve uzun vadeli çabalarını sürdürmesi gerekmektedir.”






































