DünyaGenelManşet

“Batı Şeria’daki kararlar hükümsüzdür”

Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanları, 9 Şubat 2026 tarihinde yaptıkları ortak açıklamayla İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'ya yönelik politikalarını en sert dille kınadı.

Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanları, 9 Şubat 2026 tarihinde yaptıkları ortak açıklamayla İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’ya yönelik politikalarını en sert dille kınadı.

Bakanlar, İsrail hükümetinin Batı Şeria’da yasa dışı egemenlik kurma, yerleşim faaliyetlerini kökleştirme ve yeni bir idari gerçeklik dayatma çabalarını “hukuk dışı” olarak nitelendirdi. Bildiride, bu adımların Filistin halkını yerinden etmeye ve topraklanını ilhak etmeye yönelik tehlikeli bir hız kazandığı vurgulanarak şu ifadeye yer verildi:

“İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde hiçbir egemenliği yoktur.”

Ortak açıklamada, İsrail’in eylemlerinin uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiği ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2334 sayılı kararı ile çeliştiği belirtildi. Ayrıca, Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) 2024 yılındaki danışma görüşüne atıfta bulunularak, İsrail’in bölgedeki varlığının ve ilhak girişimlerinin hukuken “yok hükmünde” olduğu teyit edildi.

Dışişleri Bakanları, İsrail’in yayılmacı politikalarının bölgedeki şiddeti körüklediği uyarısında bulunarak şunları kaydetti: Bu eylemler, Filistin halkının 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir devlet kurma hakkına saldırıdır. ki devletli çözüm ve bölgedeki barış çabaları bu yasa dışı adımlarla baltalanmaktadır.

Bildiride, uluslararası topluma “hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirme” çağrısı yapıldı. İsrail’in tehlikeli tırmanışının durdurulması ve yetkililerin kışkırtıcı açıklamalarına son verilmesi için baskı kurulması gerektiği belirtildi.

Bakanlar, adil ve kapsamlı barışın tek yolunun, uluslararası meşruiyet kararları ve Arap Barış Girişimi temelinde Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına saygı gösterilmesinden geçtiğini bir kez daha yineledi.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu