
Ortadoğu’da İran ile İsrail arasında tırmanan savaşın yankıları, sadece bölgeyle sınırlı kalmadı. Küresel ittifaklar da birer birer şekillenirken, Güney Asya’da Hindistan ve Pakistan da bu savaşta saflarını net biçimde ilan etti. Daha önce aralarında kısa süreli sıcak gelişmeler de yaşanan Hindistan ve İsrail, bu süreçte askeri ve stratejik iş birliğini açıkça derinleştirirken, Pakistan ise İran’ın yanında saf tutarak Gazze’deki saldırılara karşı sert tepki gösterdi.
Hindistan, İsrail’in “meşru müdafaa” hakkını savunduğunu belirterek, İran’a yönelik hava savunma teknolojileri ve istihbarat paylaşımıyla Tel Aviv’e destek verdi. Hatta bazı kaynaklara göre, Hindistan İsrail’e insansız hava aracı ve radar desteği teklifide sundj. Bu gelişmeler, Hindistan’ın İsrail’le yalnızca diplomatik değil, fiili olarak da savaşa yakın bir pozisyon aldığını gösteriyor.
Öte yandan Pakistan, İran’ın Gazze’deki sivil ölümlerine karşı başlattığı askeri operasyonları destekleyen açıklamalar yaptı. Pakistan Başbakanı ve Genelkurmay Başkanlığı, İsrail’in Gazze’deki saldırılarını “soykırım” olarak niteleyerek, İran’a yönelik tüm yaptırımlara karşı çıkacaklarını duyurdu. Tahran ile İslamabad arasında yapılan sınır güvenliği anlaşmalarının ardından, iki ülkenin askeri koordinasyonu artırdığı ve istihbarat düzeyinde bilgi paylaşımına başladığı iddia ediliyor.
Bu durum, halihazırda sorunlu olan Hindistan-Pakistan ilişkilerine yeni bir boyut kazandırdı. İsrail-İran savaşı, Güney Asya’da ikinci bir cephe doğurma riski taşıyor. Yetkililer, Keşmir’deki donmuş ihtilafın, bu yeni küresel denklem içinde tekrar alevlenebileceği uyarısında bulunuyor.
Her iki nükleer gücün de farklı cephelerde konumlandığı bu kırılgan süreç, bölgesel çatışmanın küresel bir savaşa evrilme ihtimalini giderek artırıyor.






































