
Yolsuzluk iddiaları arka arkaya geliyor.
Her yerden yolsuzluk haberleri, iddiaları geliyor. Adeta yolsuzluklar birbirine karışmış durumda… Vergi Dairesinde üst düzey bürokratların da adının karıştığı, siyasi baskıyla ve devlet eliyle yapılan vergi kaçakçılığı, birtakım hekim ve eczacılar ile ilgili iddialar peşi sıra gelmeye devam ediyor.
Elbette her şeyin başı memlekette revaçta olan düzen ve bu düzenin yarattığı sistemden beslenen haksız kazançlar elde eden bir kesim ve illegal yollarla elde ettikleri milyonlar… Bunlar ortaya dökülenler, ya dökülmeyen… Bakalım daha neler neler var! Ve fakat çok ilginçtir toplum bu kadar şeye rağmen tepki vermiyor, reaksiyon göstermiyor. Böylesi bir düzeni olağanlaştırmak ise en kötüsü…
Oysa yapılması gereken şey toplumsal etkisi büyük eylemler planlamak suretiyle bunların hukuki yönden yasal mevzuatlar nezdinde araştırılması ve gerekli yasal soruşturmanın yapılmasıdır. Bunun için de bu yolsuzlukların, şaibeli işlerin üstüne cesaretle gidecek yetki sahibi kişilere motivasyon sağlamak gerekiyor…
Bu konuda kimsenin taraf olmamak gibi bir lüksü yoktur. Bütün yolsuzluklara karşı bu ülkenin onurlu savcıları, hukukçuları, polisleri, siyasiler, gazetecileri ve tüm aydınları bir adım öne çıkmalı ve hep birlikte bizi adaletli bir neticeye götürecek adımları atmalıdır.
Siyasi iradenin başı çektiği bu düzenin laftan başka bir şey ortaya koymadığını hepimiz biliyoruz… Her alanda kaosun yaşandığı günlerden geçiyoruz, ve fakat ülkeyi yönetme sorumluluğu alanlar lafla pembe tablolar çizmeye devam ederken, Türkiye’den ülkemize gelen Türkiyeli yöneticiler de aynı tabloyu elle tutulur, gözle görülür olmayan vaatlerle önümüze koymaya devam ediyorlar,
Bu ülkede yaratılan düzen içinde yapanın yanına kar kalır anlayışı gelişti toplumun algısında… Devleti yöneten belli bir kesimin ve onların yakınlarının aşırı zenginliği aslında bakıp da görmek isteyenler için çok şey anlatmaktadır. Bu şaibe altında kalmak yerine meclisteki 50 milletvekilinin ve yakınlarının mal varlıkları başta olmak üzere. Toplumun her kesimine sirayet edecek şekilde gözle görülür aşırı zenginleşmenin kaynağını irdelemek ve “nereden buldun” sorusunu yasal mevzuat nezdinde sorgulamak elzem bir ihtiyaç haline gelmiştir..






































