GenelKıbrısManşet

Dayanak yok dedikodu var

Etik kurulunun etik dışı tutumu “yok artık” dedirtecek cinsten!

Etik kurulunun etik dışı tutumu “yok artık” dedirtecek cinsten!

Medya Etik Kurulunun yanlış, haksız ve yargısız infaz nitelikli kararı büyük bir şaşkınlık yarattı

Gıynık Gazetesinin hiçbir ihlal içermeyen yayınını kulaktan dolma bilgilerle, tamamen dayanaksız bir şekilde kınayan kurul, bu hatasını henüz düzeltmedi

ASILSIZ DUYUM, APAR TOPAR KINAMA

Güzelyurt’ta meydana gelen ve bir askerin şehit olduğu trafik kazasını meslek ilkelerini hassasiyetle gözeterek ve habercilik ölçütlerine bağlı kalarak takipçilerine aktaran Gıynık gazetesini, asılsız duyumlardan hareketle ve hiçbir geçerli dayanağı olmadan haksız biçimde kınayan Medya Etik Kurulu basın özgürlüğüne zarar veren büyük bir skandala imza attı. Kan ve şiddet unsuru içermeyen haberi “kan ve şiddet içerikli yayın” gerekçesiyle kınayan kurulun bu kararı, her yönüyle medya tarihine kara bir leke olarak geçti. ‘Muhbirlerin’ dedikodularıyla hareket ederek, varsayıma dayalı bir karar ürettiği anlaşılan kurul, gazetemiz yönetiminin, “kınadığınız şey nedir, somut olarak gösterin” çağrısına bir türlü yanıt veremiyor.

TEK KARAR, 12 SKANDAL

Medya Etik Kurulunun akıl almaz yaklaşımını gözler önüne seren skandal nitelikli yanlışları şöyle:

1)Duyumlarla yetinerek, hiç görmediği ya da bakmadığı bir haberi ve yayını kınadı.

2)Yayın hiçbir şekilde “kan” ve “şiddet” içermediği halde, kararını “kan ve şiddet var” gerekçesine dayandırdı.

3)Gazetemizden savunma dahi istemeden, yargısız infaz yaptı.

4)Kararda genel geçer, yüzeysel ve dayanaksız ifadeler kullandı; neyi kınadığını açıkça göstermedi.

5)Karar metnini muhatabına ulaştırmadığı gibi, kendi resmî sitesinde de yayınlamayarak TAK Ajansına servis etmekle yetindi. Yani metni bile olmayan bir karar üretti.

6)Kaza yeri görüntülerini yayınlayan -ve belki de etik ihlal içeren bazı görüntülere de yer vermiş olan- diğer gazetelerin hiçbirinden söz etmezken, haberde tek bir etik kusuru olmayan Gıynık gazetesini kınadı.

7)Gazetemizi “sansürsüz yayın yapmakla” suçlayarak; hem “otokontrol” ve “sansür” kavramlarının derin anlam farkından habersiz göründü hem de “medya sansürsüz yayın yapmalıdır” diyen kendi ilke metninin birinci maddesini yok saydı.

8)Trafik sorununu etik normlar içinde kalarak etkili ve sarsıcı biçimde gündeme getiren ve kamu yararına hizmet eden gazetecilik performansını ahlaki bir sorun gibi yansıttı.

9)Gazetemizin gönderdiği ayrıntılı değerlendirme içeren ve yapılan ciddi hatadan dönülmesi talebini içeren yazıya, aradan bir hafta geçtiği halde yazılı dönüş yapmadı.

10)Gazetemizin itibarına ve mesleki rekabet ortamındaki konumuna zarar verme potansiyeline sahip skandal boyutundaki kararı, hatası açıkça ortaya çıktığı halde henüz düzeltmedi. Şu ana dek özür dilemek yerine, süreci sessizlikle geçiştirme çabasına yöneldi.

11)Gıynık’ın ısrarlı talepleri sonrasında haberde “kan” unsurunun olmadığı sözlü olarak itiraf edilse de bu durum yazılı karara dönüştürülmedi.

12)Yine sözlü olarak, kararda hiç sözü edilmeyen bir başka iddia ortaya atılarak yayınlanan güvenlik kamerası görüntüsünde bir kazazedenin “imdat” diye bağırdığı ve bu sesin yayınlanmasının ihlal içerdiği öne sürüldü. Böylece kararın ne kadar mesnetsiz olduğu daha da belirgin hale geldi: Çünkü “imdat” diyen bir sesin yayınlanmasını etik dışı sayan hiçbir ilke olmadığı gibi ortada böyle bir ses de yoktu. Sözü edilen görüntüde yürüyen ve fiziksel yarası olmayan bir kazazedenin “ambulans” çağrısı duyuluyor.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu