GenelKıbrısManşet

Demokratik müzakere süreci hükümet tarafından “tiyatroya” dönüştürüldü

Hükümet gazetecilik faaliyetlerini doğrudan hapis ve cezai yaptırım tehdidi altına sokma konusunda ısrarlı

Hükümet gazetecilik faaliyetlerini doğrudan hapis ve cezai yaptırım tehdidi altına sokma konusunda ısrarlı

Gazeteciler birliği, basın-sen ve demokratik kitle örgütleri bugün yeniden meclis önünde eylemde olacak

Hükümet toplumsal rızayı dikkate alma yerine sayısal çoğunluğuna güveniyor

BASINA BASKI

Gazetecilik faaliyetlerini doğrudan hapis ve cezai yaptırım tehdidi altına sokmayı amaçlayan Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası’na ilişkin komite raporu, bugün Cumhuriyet Meclisi’nde görüşülüyor. Toplumun tüm itirazlarına, hukuki uyarılara ve Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın geri gönderme kararına rağmen, basını susturmayı hedefleyen “23B” düzenlemesi komiteden değiştirilmeden geçirilmişti. Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği, Basın-Sen ve demokratik kitle örgütleri, düzenlemeye sert tepki göstererek hükümeti, basın üzerinde cezai baskı kurmaya çalışmakla suçladı. Örgütler bugün (25 Mayıs) Meclis önünde kitlesel eylem yapacağını ve Meclis oturumunu izleyeceğini bildirdi.

HÜKÜMET TİYATROSU

Gazeteciler Birliği, Basın-Sen ve demokratik kitle örgütleri, yaptıkları ortak açıklamada bu adımın Ünal Üstel başbakanlığındaki UBP-DP-YDP hükümetinin bilinçli bir siyasi tercihi olduğunu vurguladı. Ortak açıklamada: Basın ve ifade özgürlüğüne ölçüsüz müdahale riski, hukuki belirsizlik ve temel haklara yönelik olası ihlaller konusunda yapılan değerlendirmeler dikkate alınmamıştır. Hükümet uzlaşı aramamış, eleştirileri değerlendirmemiş ve toplumsal kaygıları dikkate alma ihtiyacı dahi hissetmemiştir” denildi. Açıklamada, iktidarın uzlaşı aramak yerine sayısal çoğunluğuna güvendiği, eleştirileri ise tamamen kulak ardı ettiği vurgulandı.

MÜCADELEYE DEVAM

Ortak açıklamada, Gazetecilik üzerinde baskı yaratma, kamusal denetimi zayıflatma ve toplumun bilgiye erişimini kontrol altına almanın adının “demokratik düzenleme” değil, “cezai baskı yoluyla kamusal alanı daraltma girişimi” olduğu vurgulandı. Demokratik kitle örgütlerinin bu yaklaşımı reddettiği kaydedilen açıklamada, “Toplumun her kesiminin itirazlarına rağmen, meşruiyeti tartışmalı bir hükümetin oldu bitti yöntemleriyle temel hakları sınırlamaya çalışmasını kabul etmiyoruz. Demokratik hakların daraltılmasına yönelik bu girişim karşısında sessiz kalmayacağımızı açıkça ifade ediyoruz” denildi.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu