KıbrısManşetSiyasetTürkiye

Doğru okunması gereken mesaj

Uluslararası toplumun bir parçası olmadan, uluslararası hukuka dahil olmadan, evrensel değerlerle örtüşen bir düzenin parçası olmadan dünyadan soyutlanarak yalnızlığa mahkum edileceğim bir düzen beni asla mutlu etmez, etmeyecektir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde CHP grubu, Ali Bizden ve Dr. Ahmet Cavit An’ın Türkiye’ye alınmama sebepleriyle ilgili soru önergesi hazırladı ve TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’dan yazılı cevap talep edildi.

Ali Bizden ve Dr. Ahmet Cavit An’ın “G-82” kodu ile Türkiye’ye alınmama iddiaları ile birlikte aralarında geçmişte bakanlık da yapmış, siyasetçi ve basın emekçilerinin isimlerinin bulunduğu “ülkeye alınmayacak şahıslar” listesi olduğu iddialarının doğruluğu, Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözler imzası ile Fuat Oktay tarafından yazılı cevaplanması istemi ile TBMM Başkanlığına verildi.

Bu önemli bir gelişme ve elbette bunu önemsiyorum..

Peki TBMM durum bu iken bizde bu konuda KKTC yetkili makamları ne yaptı?

Şu ana kadar görünen o ki, hiçbir şey!

Öylece kendi haline bıraktılar.

Türkiye iktidarına yalakalık duruşlarını bozmak niyetinde de değiller.

Bunu anlayabiliyoruz.

Malum bugün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve beraberinde kalabalık bir heyetle ülkemize geliyor.

Sayın Erdoğan’ın KKTC Meclisinde bir konuşma yapacağı ve burada müjdeli haberler vereceği söyleniyor. Sayın Erdoğan Kıbrıs’tan dünyaya ne gibi mesajlar vereceğini bilmiyorum..

Bunu hep beraber göreceğiz.

Lakin samimi olmam gerekirse çok üzgünüm ama kendi adıma bir Kıbrıslı Türk olarak da  bu beni zerre kadar heyecanlandırmıyor.

Uluslararası toplumun bir parçası olmadan, uluslararası hukuka dahil olmadan, evrensel değerlerle örtüşen bir düzenin parçası olmadan dünyadan soyutlanarak yalnızlığa mahkum edileceğim bir düzen beni asla mutlu etmez, etmeyecektir. Sayın Erdoğan diyor ki KKTC Meclisinde Kıbrıslı Türklere yönelik uzun zamandır bir çalışma içindeyiz bu çalışmanın  müjdesini vereceğim.

Şimdi şöyle arkanıza yaslanın ve  bir düşünün bakalım..

Öyle ya verilecek müjde her neyse bu konu bizlerle ilgili..

Lakin hiçbirimizin bu konuyla ilgili en ufak bir fikri  yok.  Bilmiyoruz hakkımızda ne karar üretildiğini..

Ve böyle bir  gelişmeyi, ya da projeyi bizim oy vererek seçtiğimiz kişiler dahi son anda Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Sayın Erdoğan’dan öğrenecekler ve biz bunu normal görüp böylesi bir yöntem ve ilişki biçimine alkış tutacağız..

Bu mudur yani bizlerden beklenen?

Sanırım öyle..

Elbette bu doğru bir ilişki biçimi değildir ve bu böyle olmamalıdır.

Dolayısıyla Türkiye’nin değerli yöneticilerinden Başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan Kıbrıslı Türkler olarak bizlere altı boş vaatleri, hiçbir zaman gerçekleşmeyecek hikayeleri  “ MÜJDE” diye sunmalarını değil, kendi “İRADEMİZE ” saygı duymalarını bekliyoruz.

Bunu başardıkları an Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasında çok daha sağlıklı ve verimli ilişkiler kurulacağından kimsenin en ufak bir şüphesi olmasın..

Sayın Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanıdır. Ve Saygıyı elbette hak ediyor. Zaten bu anlamda Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’a karşı da Kuzey Kıbrıs’ta bir saygısızlık yapan yok. Lakin görüş farklılığını da saygısızlık olarak nitelemek başlı başına art niyetli bir düşüncedir.. Dolayısıyla Türkiye’nin değerli Cumhurbaşkanı da beraberindekiler de Kıbrıs’ta misafirlerimizdir.

Hoş gelmişler sefa getirmişler..

Umarım ülkemizde hoşça vakit geçirirler.

Ve fakat Sayın Erdoğan’ın Türkiye Cumhurbaşkanı sıfatıyla konuşacağı KKTC Meclisinde Kuzey Kıbrıs’ın ana muhalefet partisi ülkemizin ikinci büyük partisi  CTP ve TDP’nin  koltukları boş kalacaktır..

Haliyle bunun sebeplerini kestirip atmak yerine iyi okumak gerekiyor.

Sayın Erdoğan’ın da  bunu sorgulaması gerekiyor. Zira Kuzey Kıbrıs’ta ki muhalefet partilerinin bu tepkileri  aslında  Kıbrıslı Türklerin yarısına aittir..

Dolayısıyla CTP ve TDP’nin parti yetkili organlarında ürettiği bu kararın Türkiye ile ilişkileri bozmak olarak nitelemek absürt bir yaklaşımdır. Hatta bunu iki ülke arasındaki ilişkilerin olması gerektiği gibi saygı çerçevesinde, hissiyattan çok  haysiyetli bir ilişki biçimine dönüşmesini sağlamak bakımından ele almakta çok büyük  fayda vardır.

Diğer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu