GenelGüney KıbrısManşet

Doğu Akdeniz’deki hareketlilik ve Lübnan’la yapılan MEB sınırlandırma anlaşması Rum basınının gündeminde

 Ankara'nın, Lübnan’la yaptığı MEB sınırlandırma anlaşmasıyla Doğu Akdeniz'deki hamlelere bir yenisini ekleyen Rum Yönetimi'ne karşı nasıl hareket edeceği merak konusu oldu.

 Ankara’nın, Lübnan’la yaptığı MEB sınırlandırma anlaşmasıyla Doğu Akdeniz’deki hamlelere bir yenisini ekleyen Rum Yönetimi’ne karşı nasıl hareket edeceği merak konusu oldu.

Fileleftheros gazetesi “Kıbrıs ile Türkiye Arasında Sert Poker- Doğu Akdeniz’de Yoğun Hareketlilik- Lübnan’la Yeni Anlaşma: 2007’den Bu Yana Çok Şey Değişti- Lefkoşa’nın MEB Sınırlandırmaları Konusunda 2+1 Belirsizlikleri” başlıklarıyla manşete çektiği haberinde, Rum Yönetimi’nin jeopolitik hamleleri ve geliştirilen iş birliklerinin yeni olgular şekillendirdiğini, Ankara’nın ise bunun karşısında “gerginlik taktiğini” sürdürdüğünü öne sürdü.

Doğu Akdeniz’de gelişmekte olan sert bir jeopolitik oyunun (poker) gerginliğin yanı sıra iş birlikleri ve ittifaklarla tanımlandığını kaydeden gazete, bunun bazen tehlikeli olabilen, bazen de fırsatlar yaratan uzun süreli bir belirsizlik durumu olduğuna işaret etti.

Gazete, Güney Kıbrıs ile Lübnan arasında MEB sınırlandırma anlaşması imzalanmasıyla meydana gelen son gelişmenin, bölgede hâkim olan belirsizliğin “pozitif işarete” sahip olgulara yol açabileceğini teyit etti. Haberde, Türkiye’nin tepkisinin yanı sıra, “Amerikan arabuluculuklarının” da devreye girmesinin beklendiğini kaydedildi.

Rum kesiminin stratejik nitelikli hareketleri ve kurduğu ortaklıklarla egemenliği ve haklarıyla ilgili  “zırhlanırken”, AB üye devleti statüsünün önemini de kanıtladığını savunan gazete, bu durumu “bir avantaj” olarak aktardı. Haberde, Rum kesiminin bölgede “deniz sınırlandırmalarıyla” ilgili bulmacayı yavaş-yavaş tamamlayan tek bölge devleti olduğu iddia edildi.

Rum kesiminin tüm bunlara rağmen bazı belirsizliklere sahip olduğunu kaydeden gazete, MEB belirlenmesi konusunda Şam ile Beyrut arasında bir diyalog başlamasının gelecekteki görüşmelerde Rum kesimine kolaylıklar sağlayabileceği kaydedildi.

Yunanistan konusunda bir belirsizlik olduğuna işaret eden gazete, Rum kesiminin teknokrat açıdan hazır olduğunu defalarca Atina’nın gündemine getirdiğini ancak bir sonraki adımın Yunanistan tarafından atılması gerektiğini belirtti.

Bunun Atina’nın siyasi karar ve iradesinden ibaret olduğunu kaydeden gazete, Türkiye’yle ilgili olarak ise Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in geçen perşembe günü Ankara’ya MEB belirlenmesi konusunda çağrı yaptığını anımsattı.

Haberde, Rum Yönetimi’nin 2026 yılının ilk yarısında devralacağı AB dönem başkanlığını, bölge devletleriyle ilişkilerini güçlendirmek için kullanacağı da belirtildi.

Öte yandan Güney Kıbrıs-Lübnan MEB sınırlandırması konusunda Beyrut’ta imzalanan anlaşmanın müzakereler sonucu yapıldığını ve 2007 yılındaki süreçle aynı olmadığını kaydeden gazete, Lübnan-İsrail anlaşması gibi yeni olgular meydana geldiğini ve Güney Kıbrıs ile Lübnan arasındaki görüşmelerin de bu temelde ilerlediğine işaret etti.

Güney Kıbrıs’ın anlaşmadan jeopolitik olarak da kazandığını kaydeden gazete, Lübnan ile yapılan haritalandırma temelinde MEB’in büyüdüğünü yazdı. Gazete, bir sonraki adımın ise, iki ülkenin MEB’lerine uzanabilecek muhtemel doğal gaz yataklarından ortaklaşa istifade anlaşması olduğunu savundu.

Gazete “Lübnan’la MEB Anlaşması, Amerikalıların Dualarıyla Yapıldı” başlıklı başka bir haberinde ise, Lübnan’ın Güney Kıbrıs’la olan MEB’inin sınırlandırılmasının İsrail’e ve bunun uzantısı olarak ABD’ye hizmet ettiğini öne sürdü.

Adanın Washington’un başka bir stratejisine dahil olduğunu ve bunun adayı İsrail’den başlayıp Yunanistan aracılığıyla Avrupa’ya uzanan eksenle ilişkilendirdiğini yazan gazete, bunun Güney Kıbrıs ile İsrail’in batı ittifakının üyesi olup olmamasına bakılmaksızın bir enerji ve askeri iş birliğinden ibaret olduğunu ekledi.

Diğer Haberler

Başa dön tuşu