DünyaEkonomiGenelKıbrısManşetSiyasetToplumTürkiye

Dolar: Ekonomistler Türk Lirası’nın değer kaybını nasıl yorumladı?

TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün AKP Meclis Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada "Beraber yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan faizi savunanlar, kusura bakmasınlar. Bu yolda ben, faizi savunanla beraber olamam, olmam" dedi.

TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün AKP Meclis Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada “Beraber yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan faizi savunanlar, kusura bakmasınlar. Bu yolda ben, faizi savunanla beraber olamam, olmam” dedi.

Erdoğan, “Bu görevde olduğum sürece faizle mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim. Enflasyonla mücadelemi de sürdüreceğim” diye konuştu.

Erdoğan’ın sözleri sonrası Dolar/TL kuru yine yükselmeye başladı. Kur bugün Merkez Bankası’nın faiz kararı öncesi 10,96’yı aşarak yine rekor kırdı. Euro/TL kuru 12,41’e kadar çıkarken, Sterlin/TL kuru da 14,79’u gördü.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dün yaptıkları görüşme sonrası, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de bir araya geldi. İki lider, ortak bir basın toplantısı düzenleyerek erken seçim çağrısı yaptı.

Kılıçdaroğlu, “Türk Lirası eriyor. Sadece seyirci kalıyorlar. Böyle zırvalıklarla ekonomi yönetilemez. Yönetemiyorsunuz” dedi.

Akşener ise “Üniversite mezunu çocuklarımızın garsonluk yapmak üzere Kanada’ya, Avustralya’ya gitmek için yol bulmaya çalışıyor. Merkez Bankası Başkanı yazlık ve kışlık olarak değiştiği için ömrünü doldurmuş gibi görünüyor” diye konuştu.

TÜRK LİRASI’NIN DEĞER KAYBI İSE YERLİ VE YABANCI EKONOMİSTLERİN GÜNDEMİNDE

Eski Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Başkent Üniversitesi Uluslararası Finans ve Bankacılık Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şenol Babuşçu, “Bu gece faizi savunan istifa edebilir veya görevden alınabilir” dedi.

Babuşçu, son bir haftada dolar kurunun yüzde 7 yükseldiğini hatırlattı ve bunun 200 baz puanlık bir faiz indiriminin fiyatlandırması olabileceğini söyledi, 2022’ye girerken yıllık faizin yüzde 12 seviyesine düşeceğini tahmin ettiğini de ekledi.

Fon yöneticisi Işık Ökte, Türkiye’nin “muhteşem potansiyelini ve en az bir jenerasyonu basit ekonomik hatalar yüzünden kaybedildiğini” belirtti.

Eski Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başekonomisti Hakan Kara, “Döviz kuru ve enflasyonu raydan çıkarıp sonra ‘vatandaşı enflasyona ezdirmeyeceğiz’ demenin hiçbir anlamı yok” paylaşımında bulundu.

Kara, bunun “Kamyonla vatandaşın üzerinden geçip sonra tedavi masrafını biz karşılarız demeye benzediğini” söyledi.

Kara bir diğer paylaşımında da “Koşullar oluşmadan yapılan zorlama faiz indirimleri her seferinde daha yüksek faiz ve daha yüksek enflasyon şeklinde geri dönüyor. Defalarca yaşanan bu kısır döngüden kimin ne çıkar sağladığını cidden merak ediyorum” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE’DE ÜÇÜNCÜ KUR KRİZİ YAŞANABİLİR’

Ekonomist Erik Meyersson, Türkiye’de ciddi bir politika değişikliği görülmemesi durumunda 2018’den bu yana üçüncü kur krizinin yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Bluebay Varlık Yönetimi’nden Tim Ash de bu paylaşımı alıntılayarak “Katılmamak çok zor. Bu yıl halihazırda yüzde 25 devalüasyon yaşandı, bunun sonu ne olacak? TCMB’nin bu gidişatı durdurmak için elinde hangi araçlar var?” diye sordu.

BU YERLİ VE MİLLİ BİR DEVALÜASYONDUR’

Prof. Veysel Ulusoy ise “Bu yerli ve milli bir devalüasyondur” dedi.

OMG Capital Advisors’tan Murat Gülkan, “Enflasyonu boşlayarak düşük faizde ısrar etmek halkın büyük çoğunluğu için ekonomik yıkıma yol açtığı gibi siyasi açıdan da tarihe geçecek bir ‘kendi kalesine gol’ olmaya doğru gidiyor” dedi.

Uğur Gürses TL’nin serbest düşüşe bırakıldığını ve ülkenin yoksulluk tüneline girdiğini söyledi ve “Bir ülke parası bu kadar mı sahipsiz kalır?” diye sordu.

Yalçın Karatepe ise kurda rekor ve zirve gibi sözcükleri anlamsız kılan bir yükseliş olduğunu belirtti.

‘ÇÖZÜM EKONOMİK DEĞİL SİYASİ’

Mustafa Sönmez, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın bugünkü konuşmasında Merkez Bankası ve Saray’a mesaj gönderdiğini söyledi ve ekledi:

“Çözüm ekonomik değil siyasi.”

Diğer Haberler

Başa dön tuşu