
Crans-Montana’da yaşananlardan ders çıkarılması gerektiğini vurgulayan ve usul belirlenmeden esas tartışmasına girmeyeceklerinin altını çizen Erhürman, bugün gerçekleştirilen toplantının çok verimli olduğunu söyleyemeyeceğini ancak “verimli değil, yararlı” ifadesinin daha doğru olacağını kaydetti.
Görüşmenin birbirlerini daha fazla dinleme olanağı sağladığını ifade eden ve toplantının sonunda Maria Angela Holguin’in burada olmadığı zamanlarda da liderlerin bir araya gelmesi yönünde öneri yaptığını söyleyen Erhürman, Hristodulidis’in de bu öneriyi kabul ettiğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erhürman, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis ile BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın da katıldığı görüşmenin ardından Cumhurbaşkanlığı’nda basın toplantısı düzenledi.
– “Verimli değil, yararlı bir görüşme oldu”
“Diyalog ve diplomasi her zaman iyidir” diyen Erhürman, görüşmenin “verimli” olmasa da “yararlı” olduğunu söyleyerek, “Bugünkü görüşmenin aslında özellikle güven yaratıcı önlemler üzerinde bir takım gelişmeler kaydedildikten sonra gerçekleşmesini tercih ederdik” dedi.
Erhürman, buna rağmen Holguin’in de katılımıyla bir fırsat doğduğunu ve bir araya gelebildiklerini kaydederek, “Birbirimizi daha iyi dinleme ve anlama olanağı bulmak açısından yararlı bir görüşme olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
– “Güven Yaratıcı Önlemler ve genel olarak güvenin yaratılması konusunda arzu ettiğimiz noktada olmadığımızı paylaştık”
Toplantıda ilk sözü kendilerinin aldığını belirten Erhürman, bugüne kadarki süreçte özellikle Güney’den sunulan ve Hristodulidis’in ikinci toplantıda ortaya koyduğu “Güven Yaratıcı Önlemler Paketi” üzerinde kendi görüşlerini, önerilerini ve “neleri yapabileceklerini” anlattıklarını söyledi.
Erhürman, “Güven Yaratıcı Önlemler ve genel olarak güvenin yaratılması konusunda arzu ettiğimiz noktada olmadığımızı da paylaştık” dedi.
Erhürman, Holguin’in Hristodulidis’le yaptığı görüşmenin ardından dün sabah bir açıklama yaptığını, bu açıklamada bugünkü toplantıda “metodoloji önerileri” ile “güven yaratıcı önlemlerin” görüşüleceğinin ve güven yaratıcı önlemlerde arzu edilen ilerleme sağlanmazsa “5 artı 1’in toplanmasının çok anlamlı olmayacağını” ortaya koyduğunu belirtti.
– “Yeni bir şey yok, bugüne kadar söylenenlerin devamı”
Cumhurbaşkanı Erhürman, bugün Hristodulidis’in “yeni öneri paketi olarak” beş maddelik bir metin getirdiğini, ancak bu beş maddenin içinde “bugüne kadar bilmedikleri yeni bir şey olmadığını” söyledi.
Erhürman, söz konusu maddelerin daha önceki toplantılarda gündeme getirilen başlıkların beş madde halinde sıralanmış durumu olduğunu kaydetti.
Bu beş maddeden birinin “geçiş noktaları” ile ilgili olduğunu belirten Erhürman, söz konusu maddenin bugüne kadarki görüşmelerde gündemde olanın dışında, uzun süredir tartışılan ve kendisine göre çözüm aşamasına gelmiş olan konunun da dışına çıkan bir öneri niteliği taşıdığını söyledi.
Erhürman, “An itibarıyla zaten onun bizler tarafından kabul edilmesinin mümkün olmadığını biliyordu” diyerek, buna rağmen “saygı duyduğunu” ifade etti.
Erhürman, kendi açılarından Hristodulidis’in metninde “yeni duydukları herhangi bir şey olmadığını”, bunun “bugüne kadar söylenenlerin bir devamı” niteliğinde olduğunu söyledi.
– Siyasi eşitlik, etkin katılım ve dönüşümlü başkanlık vurgusu
Kendi dört maddelik önerilerinin birinci maddesinin “siyasi eşitlik” olduğunu belirten Erhürman, burada söylediklerinin “çok net” olduğunu vurgulayarak, “etkin katılımın ve dönüşümlü başkanlığın prensip olarak kabul edilmesi” gerektiğini ifade etti.
Dönüşümlü başkanlığın ikiye bir, üçe bir ya da dörde bir gibi düzenlemelerinin müzakere konusu olacağını ve pazarlık yapılabileceğini söyleyen Erhürman, prensip olarak dönüşümlü başkanlığın olmamasının Kıbrıslı Türklerin hiçbir zaman o yapının başkanı olmayacağı anlamına geleceğini belirtti.
Bir Kıbrıslı Türk’ün hiçbir zaman kurulacak yapının başkanı olamayacağının baştan belli olmasının siyasi eşitliğin de olmayacağı anlamına geleceğini kaydeden Erhürman, bunun sancılarının 1960 Anayasası döneminde zaten yaşandığını ifade etti.
Gerçek anlamda siyasi eşitlik için dönüşümlü başkanlığın prensip olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgulayan Erhürman, bunun kabul edilmesinin ardından yakınlaşmaların da prensip olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
Yakınlaşmaların içeriğine girilmeden, ilkesel bir kabulden söz ettiklerini belirten Erhürman, bunun bir içerik değil, metodoloji meselesi olduğunu kaydetti.
Üçüncü maddenin ise “zaman sınırlaması” olduğunu belirten Erhürman, bunun da prensip olarak ele alınmasını istediklerini, “8 ayda bitecek, 10 ayda bitecek” gibi bir öneri getirmediklerini ancak müzakere süreci başladığında bir zaman sınırlaması olacağı ilkesinin kabul edilmesini istediklerini söyledi.
Dördüncü maddeyi de ‘defalarca üzerinde konuştukları’ bir başlık olarak niteleyen Erhürman, genel olarak bu dört maddeyle, metodoloji olarak bu ilkelerin ve usullerin kabul edilmesini istediklerini, bunlar kabul edilmeden de esasa geçilmemesi gerektiğini söylediklerini kaydetti.
– “Kıbrıs Türk halkı çözüm iradesine sahip; hayal kırıklığı yaşansın istemiyoruz”
Bugüne kadar usullerin belirlenmemiş olması nedeniyle birçok defa hayal kırıklığı yaşandığını kaydeden Erhürman, bu hayal kırıklığının yeniden yaşanmasını istemediklerini belirtti.
Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesine sahip olduğunu söyleyen Erhürman, bunun güven yaratıcı önlemlerin önemsiz olduğu anlamına gelmediğini, güven yaratıcı önlemler meselesinin de önemli olduğunu vurguladı.
Crans-Montana’dan bugüne sekiz yıl geçtiğini hatırlatan Erhürman, bu süre içinde anlamlı hiçbir görüşme süreci yürütülmediğini söyledi.
Görev süresinin yaklaşık üçüncü ayının dolduğunu ve üç ay içinde üç görüşme gerçekleştiğini belirten Erhürman, bir mesafe kat etmeye çalıştıklarını kaydetti.
– Günlük hayatı kolaylaştıracak adımlar vurgusu
Erhürman, toplumlara iki liderin Lefkoşa’da bir araya gelerek en azından günlük hayatı kolaylaştıracak sorunları çözebildiği mesajının verilmesinin önemli olduğunu belirterek, bunun ortaya konulması halinde “elbette 5 artı 1 veya başka formatların” da gündeme gelebileceğini söyledi.
İzledikleri yolun bu olduğunu kaydeden Erhürman, “Diplomasi ve diyalog her zaman önemlidir” dedi.
– Erhürman’dan daha sık görüşme önerisi
Toplantının sonunda ayrıca bir öneri yaptığını aktaran Erhürman, Hristodulidis’e Holguin’in önünde, “Maria Angela’nın burada olmadığı zamanlarda da bir araya gelelim” önerisinde bulunduğunu söyledi.
Erhürman, Hristodulidis’in de bu öneriye olumlu yaklaştığını ve kendi temsilcisine iki hafta içerisinde böyle bir görüşme ayarlanması yönünde talimat verdiğini kaydetti.
– “Verimli sayabilmek için uzlaşma gerekirdi”
Cumhurbaşkanı Erhürman, bugün çok verimli bir toplantı yapıldığını söyleyemeyeceğini belirterek, verimli sayabilmek için en azından 3-5 güven yaratıcı önlem noktasında uzlaşma beklediklerini ancak buna ulaşılamadığını söyledi.
Erhürman, liderlerin daha sık bir araya gelmesi önerisinin bu beş maddenin içinde olmadığını, toplantı bittikten ve Holguin’in kendi açıklaması hazırlandıktan sonra içeride metne bakıldığı sırada kendisinin yaptığı bir öneri olduğunu vurguladı.
Erhürman, “verimli değil, yararlı” ifadesini yineleyerek, diyaloğun devamı yönünde ortak bir kararla toplantıdan ayrıldıklarını kaydetti.
Basın toplantısında soru üzerine Rum tarafının gündeme getirdiği beş maddenin içeriğini de aktaran Erhürman, bu maddeleri; Kıbrıs çözüm zeminini yeniden teyit etmek, BM’nin Crans-Montana’ya kadar olan yakınlaşmaları hazırlaması ve her iki topluma dağıtması, beş tarafı ilgilendiren yakınlaşmaların da aynı şekilde beş tarafa dağıtılması, bu belge temelinde Genel Sekreter’in genişletilmiş resmi formatta konferans çağırması ve bu toplantıda dört sınır kapısının açılacağının duyurulması şeklinde sıraladı.
– “Dört madde tamamlanmadan esasa geçilmeyecek”
Kamuoyunda “ön şart” kavramının kullanıldığını ancak kendilerinin ön şart demediklerini belirten Erhürman, “bir usule ihtiyacımız var” diyerek, geçmişte usul belirlemeden masaya oturulduğunu ve bunun bir ders olması gerektiğini söyledi.
Erhürman, bunu “maça çıkmadan önce kurallar belli olur” benzetmesiyle anlatarak, kurallar belli olmadan esasa girmenin doğru olmadığını ifade etti.
Dört maddenin sıralamasına da işaret eden Erhürman, “Dördünü de tamamlayacağız, esası ondan sonra konuşacağız” dedi.
– “Ben müzakere olsun diye müzakere değil, çözüm olsun diye müzakere istiyorum”
Zaman sınırlaması konusunda da “zaman belirlemekten bahsetmediklerini”, bunun bir zaman sınırlamasına tabi olacağının ilkesel olarak kabul edilmesinden söz ettiklerini belirten Erhürman, “Açık uçlu bir müzakereyi biz istemiyoruz, kabul etmiyoruz” dedi ve “Ben müzakere olsun diye müzakere değil, çözüm olsun diye müzakere istiyorum” ifadelerini kullandı.
Erhürman, Crans-Montana’nın son gecesinde Rum lider Anastasiadis’in dönüşümlü başkanlığı reddettiğini hatırlatarak, bu tutumun kendileri açısından çıkarılması gereken bir ders olduğunu, bu nedenle bu defa böyle bir hayal kırıklığıyla karşılaşmak istemediklerini söyledi.
Erhürman, “usul bitmeden esas tartışmasına girmeyeceğim” vurgusunu yineleyerek, bunun esastan kaçınmakla ilgili olmadığını, “kurallar belli olmadan esasa dair konuşmaya başladığınız anda usulü konuşma şansınızı kaybettiniz demektir” değerlendirmesinde bulundu.
– “Ya birlikte kazanacağız ya birlikte kaybedeceğiz”
Erhürman, görüşmeden kalkarken Hristodulidis’le birbirlerine “biz partneriz ve ya ikimiz kazanacağız iki toplum iki halk için, ya ikimiz de kaybedeceğiz” dediklerini aktararak, hedefin Kıbrıs Adası’nın, halkların ve bölgenin kazanacağı bir barış ve istikrara ulaşmak olduğunu ifade etti.
– Dört maddelik önerinin geçmişi ve 100 gün açıklaması
Erhürman, dört maddelik önerisini ilk kez Annan Planı referandumunun 20. yılı dolayısıyla düzenlenen bir toplantıda dile getirdiğini ve bu yaklaşımın 2-3 yıllık bir geçmişi olduğunu söyledi.
Bu çizgiden vazgeçmeyeceğini vurgulayan Erhürman, bunun bir inat ya da ön şart olmadığını, tek söylediklerinin kuralın baştan belirlenmesi olduğunu ifade etti.
Erhürman ayrıca, 2 Şubat’ta bir basın toplantısıyla 100 gün değerlendirmesi yapacaklarını da açıkladı. Bu toplantıda hangi güven yaratıcı önlemde ne olduğunu, ne önerildiğini ve neden hayata geçmediğini daha ayrıntılı aktaracağını belirtti.





































