
YİNE ÇOK SERT…Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a yönelik suçlamalarını dün yineledi. Oldukça sert bir üslup kullanan Ertuğruloğlu, Erhürman’ı, tepesinde oturduğu devleti ortadan kaldırmayı hedeflemek, ulusal davaya aykırı davranmak, yalan söylemek ve popülizm yapmakla suçladı. Erhürman’ın “Hain” olmadığını ama izlediği siyasetle halka zarar verdiğini söyleyen Ertuğruloğlu, kişisel olarak sempati duysa da Erhürman’ın izlediği politikayı hazmedemediğini belirtti. Bakanın “Kıbrıs sorununu akademisyenler çözemez” ifadesi de öne çıktı.
“HADDİNİ BİLSİN”… “Cumhurbaşkanı, Türkiye ile istişare halinde yürüdüğünü söylüyor; bu doğru değil” diyen Ertuğruloğlu’nun şu sözleri dikkat çekti: “Ben her zaman Ankara ve İstanbul’la istişare halindeyim. Kendi keyfine göre ve canım öyle çekti diye konuşacak birisi değilim. Benim bildiğim politika doğrultusunda konuşmaya devam ettiğimi Türkiye Cumhuriyeti de bilir. Herkes haddini bilerek hareket etsin. Milli davanın parametrelerine göre hareket etmek zorundadır herkes. Bu BM’ye de AB’ye de kafa tutmak demektir.”
“YETKİSİNDE DEĞİL”…Erhürman’ın izlediği popülist tutumla, halka zaman ve statü kaybettirdiğini söyleyen Ertuğruloğlu, “Bir ülkenin Cumhurbaşkanı, en üst makamda oturan kişi, ‘egemen eşitlik’ değil de ‘eşit egemenlik’ savunuyorsa, Cumhurbaşkanı olduğu devletin ortadan kaldırılmasını hedefliyor demektir. Bu kadar açık ve net konuşuyorum” ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanı’nın Kıbrıs meselesini kendi yetkisinde görmemesi gerektiğini, ülkede bir hükümet ve Dışişleri Bakanı olduğunu söyleyen Ertuğruloğlu “İzlediği politikaya inanmıyoruz, destek de vermiyoruz” dedi.
“YANIT VERMEYECEĞİM” YANITI…Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun açıklamalarıyla ilgili olarak “ciddiyet ve nezaket” vurgulu kısa bir açıklama yapmayı tercih etti. Erhürman, sosyal medya hesabından şöyle yazdı: “Sayın Tahsin Ertuğruloğlu’nun açıklamalarını dinledim. Siyasette ciddiyetin ve nezaketin önemli olduğunu düşünürüm her zaman. Ciddiyetle (hele de hep sözü edilen devlet ciddiyetiyle) ve nezaketle bağdaşmayan açıklamalara yanıt vermekten vazgeçeli çok oldu!”



































