GenelManşet

Evrilen futbol ve derbileri

Nazım BURGUL

Bizim Evrimcik (Hınçal) bir’yana dursun evrim, biyolojide mutasyon ile değişikliğe uğrama sürecidir. İşte bu süreçte derbilerin futbolu da var. Daha o zamanlar Kaleci Erhanlı Kermiyaspor yeni yeni kuruluyordu. Liverpool Efsanesi Bill Shankly bir söyleşide; “Futbol asla bir ölüm kalım meselesi değildir. Daha ötede bir değerdir” demişti. İşte, bu değerlerin en ateşli olanlarından olan bildik derbiler. Derbi tanımı içerisinde “Aynı şehrin iki takımını ilgilendiren müsabaka”dan bahsedilir ama El Clasico (Real Madrid ve Barselona) ve Superclasico (Boca Juniors ve River Plate) sayesinde, ‘ulusal derbiler’ yanında, ‘evrensel derbiler’den bahsedilir oldu. E tabiî endüstriyel futbolu bu da kesmedi ve önce Şampiyonlar Ligi’ni, sonra da Avrupa Birliği Ligi’ni çaktılar. Burada da artık ‘küresel derbiler’ de (Man Utd – Bayern Munich) var. Birçok derbinin hikâyesi de var; İskoçya Glasgow’daki katolik papazlar Bizim Deniz’in takımı Celtic’i kurmuş. Rangers’i ise protestanlar örgütlemiş. Alın size ‘din derbisi’ veya “Old Firm” adlı derbi… Arjantin’in Buenos Aires’i; Boca Juniors ve River Plate’i mi? Birini İtalyan göçmenler kurdu, diğerini ise öz be öz Arjantinliler. Alın size ‘ırk derbisi’İtalya’nın Roma derbisi; Lazio (faşist) ve Roma (liberal demokrat) arasında oynanıyor. Alın size ‘ideoloji derbisi’…. Yine İtalya’nın Milano’su; Bir tarafta Inter (işçi sınıfı), diğer bir tarafta ise Milan (asiller). Alın size ‘sınıf derbisi’Romanya’nın Bükreş’i; Steau (asker) ve Dinamo (polis) derbisi. Alın size ‘derin devlet derbisi’. İspanyolların ulusal derbisi Real ve Barça’nın hikayesini artık Sağır Sultan biliyor. Ya İngiltere’nin Londra derbisine ne demeli? Chelsea (asiller), Arsenal (cephanelik işçileri) ve Tottenham (Shakespeare karakterinden esinlenerek ona Harry Hotspur diye çağrılan bölge bebesi ve arkadaşlarının takımı) üçgeninde ha bire vuruşmaca. Millwall – West Ham United derbisi mi? Maçtan bir saat önce taraftarlar önceden tespit edilmiş bir alanda kavgaya başlar ve ‘illâ ki birileri ölmeli’ modunda devam eden kavgalarıyla devam eden bir çekişmedir bu derbi de. Sonrasında da haydi maça yara bere içinde. Komşuda neler var? Onlarda da ulusalcı kesimin desteklediği Omonia ile Enosisçi faşistlerinin desteklediği Apoel Kulübü var. E Türkiye’de durum ne? Türkiye’deki derbiler dünya geneline göre çok daha ateşli geçer. Özellikle FenerbahçeGalatasaray ve GöztepeKarşıyaka derbilerinde o gün ülkede hayat durur. Ayrıca, İstanbul ve İzmir derbileri kadar olmasa da; Anılardaki Ankara’daki AnkaragücüGençlerbirliği ve Adana’daki AdanasporAdana Demirspor, ve komşu vilayetler MalatyasporElazığspor maçlarında da büyük rekabet yaşanır. Ayrıca Orta Anadolu’da oynanan SivassporKayserispor maçlarında da büyük rekabet vardır. Hatta 17 Eylül 1967’de Kayseri de oynanan KayserisporSivasspor maçında çıkan olaylar sonucu 38’i Sivassporlu toplam 40 kişi öldü ve kişi 600 yaralandı. Batı Karadeniz Bölgesi’nde ise ZonguldaksporKarabükspor maçları yerel derbi niteliği taşıyan derbilerden biridir. Ya ülkemizde durum ne? Kim ne derse desin üç adet nurtopu gibi ama artık tın tın eden derbilerimiz var. Biri Doğan (kravatlılar) ve Ocak (liman işçileri), diğeri ise Çetinkaya (hükümet-askeri) ve Yenicami (sivil) kulüplerinin mücadelelerinden ortaya çıkan derbiler. “En iyi Polemityalı (Binatlılı) ölü Polemityalı” diyen Baf Ülkü Yurdu Grubu bile var Allah uzun ömürler versin. Çok da büyütmeye gerek yok ve de iyi uykular sayın seyirciler. Haa, bu arada Kermiyaspor ve Marmara Derbisi yanında Panathinaikos-Olympiakos, Bourrissia-Schalke, Fenerbahçe – Galatasaray, Liverpool -Everton, Sevilla-Betis ve Benfica–Porto derbilerinin hikâyelerini de başka bir yazıya inşâAllah.

Diğer Haberler