
GAÜ Kurumsal İletişim Daire Başkanlığı’nca verilen bilgide; Eğitim ve Siyasal Bilimler fakültelerinin iş birliğinde düzenlenen etkinliğe; GAÜ Rektörü Prof. Dr. Serdar Yurtsever başta olmak üzere, idari ve akademik kadro yanında öğrenciler de katıldı. Etkinlikte; Günün anlamı üzerine yapılan konuşmalar yanında şiir ve müzik dinletileri de yer aldı. Bu bölümde sahne alan; Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Öğrencisi Nida Yılmaz’ın yazdığı ve seslendirdiği “Bayrağıma Düşen Bir Damla Kan” ile yine Türkçe Öğretmenliği Öğrencisi; Halil Özgüç’ün okuduğu “Bir Yolcuya” adlı şiirlerine gitarı ve vokaliyle GAÜ Müzik Öğretmenliği Bölümü Öğrencisi Emirhan Kuzhan eşlik etti.
– KONUŞMALARDA ORTAK VURGU; ‘ÇANAKKALE RUHU’
GAÜ Spectrum Uluslararası Kongre Merkezi’nde düzenlenen etkinliğin, konuşmalar bölümünde ilk söz; Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü Başkanı Öğretim Doç. Dr. Elza Alişova Demirdağ tarafından alındı. Demirdağ, zaferin, ‘Kurtuluş Savaşı’na yönelik olumlu etkilerine dikkat çekerek; “Çanakkale Savaşı ve Zaferi, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden mücadeleye evrilişi ve bu direnişçi duyguların tam bir yansımasıdır. Çanakkale, Mustafa Kemal Atatürk’ün komutasındaki ‘Kahraman Türk Askeri’nin imkansızlık içerisinde, ‘fedakarane neler başarabileceği’nin de en önemli delilidir. Kurtuluş Savaşı’na evrilen süreçte de bu ruh; Ordumuza en değerli vasıf olmuştur. Bu ruh, aynı anda dönemin şartları altında; Kıbrıs Türkleri dahil, mazlum halklara ümit ve mücadele azmi oluşturmuştur.” dedi.
PROF. DR. YURTSEVER
Anma töreninde kürsüdeki yerini alan, Girne Amerikan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Yurtsever ise etkinliğe ve Çanakkale Savaşı’nın genç kuşaklara sürekli hatırlatılıp, aktarılmasındaki önemine vurgu yaparak; “Şehitlerimizin emanetleri sevgili gençler; Bugün burada yanlızca bir tarihi anmak için toplanmadık. Yüreğini; çeliğe, mermilere siper ederek, bir milletin namusu, vatanının haysiyeti için; Bıyıkları bile terlememiş asil bir kuşağın toprağa düşüşünü, yarım kalan gençliklerini, düşlerini, sevdaları ile analarının kurumayan gözyaşlarıyla bezenmiş hatıralarını anmak için bir araya geldik. Sevgili gençler; Çanakkale’de şehit düşenler sizlerin yaşındaydı, onların hayalleri yarım kaldı ki; Sizin hayalleriniz yaşasın… Şimdi, bugün bu topraklarda özgürce nefes alabiliyorsak, bir bayrağın gölgesinde gururla yaşıyorsak bunu; O, adsız kahramanlara borçluyuz. Çanakkale’de, o mukaddes toprağın altı sessiz değildir! Orada, bir milletin kalbi ve imanı vardır, vatan sevgisinin en saf hali vardır. Bu bir destandır. Çünkü; Bu millet, savaşın en kızgın anında bile, merhametini kaybetmemiştir. Yaralı düşman askerine su veren bir vicdanın, düşmana bile insan gibi davranan bir medeniyetin adıdır, Çanakkale. Büyük kumandan; Gazi Mustafa Kemal Atatürk, şöyle seslenmiştir: ‘Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yanyana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlâtlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlâtlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlâtlarımız olmuşlardır.’
İşte, Çanakkale’nin büyüklüğü buradadır, zafer kazanırken bile insan kalabilmektedir. Bugün, dünya yine zor günlerden geçiyor. Savaşların, çatışmaların gölgesinde sonuçlar yalnızca bir zafer olarak değil, barışın da ne kadar kıymetli olduğunun, güç kadar vicdanı da koruyabilmenin anlamını bize hatırlatmalıdır. Çanakkale Zaferi; Sadece destansı bir askeri harekat ve bu kesif mücadelenin zaferle sonuçlandığı bir olay değildir! Ulusal sonuçlar yanında, uluslararası bağlamdaki etkileri ile ‘bizim için biçilen tarihi’ değiştirdiği kadar, emperyal güçlerin de özellikle ulusumuza yönelik şuursuz değerlendirmelerine karşın, unutulmaz bir haysiyet dersi almalarına da neden olmuştur. Asil komuta kademesi ile ‘Kahraman Mehmetçiklerimiz’ zor şartlar altında dahi, vatan sevgisi ve iman gücüyle düşmana karşı, destansı bir direniş göstermiştir. ‘Çanakkale Geçilmez’ sözü, yine sadece bir savaşın içinde söylenmiş bir söz değil! Milletimizin bağımsız ve egemenlik konusundaki miladı da olmuştur. Çanakkale’de yitirdiğimiz kahramanlarımızın, bugün bizlere bıraktığı emanete sahip çıkma, ülkemizi daha ileriye götürme sorumluluğumuzdur. Bu düşüncelerle; mukaddes vatan için gözünü kırpmadan can veren şehitlerimiz ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm gazi silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun. Ne Mutlu Türk’üm Diyene” sözleriyle seslendi.
ÖĞRENCİLER ADINA
Anma törenindeki son konuşmacı olan, GAÜ Siyasal Bilimler Fakültesi 3’üncü sınıf öğrencisi Poyraz Bal da özetle şunları aktardı: “Sanayi Devrimi’nden sonra büyük emperyalist devletler, Osmanlı Devleti’nin tasfiyesi üzerinden doğuya açılma hedefini yürürlüğe koymuştur. Türk Boğazları’nın ele geçirilmesiyle çok yüksek emperyalist amaçlara da ulaşabileceklerdir. İtilaf Devletleri donanma ve ordusu; Karşısında silah, mühimmat, teçhizat ve personel anlamında çok daha kısıtlı imkanlara sahip ancak, vatan toprağını kararlılıkla ve fedakarlıkla savunan Türk Ordusu’nca çok ağır bir askeri yenilgiye uğratılmış, ‘Onlar için; Çanakkale, savaş meydanında geçilememiştir’. Askeri hezimet, emperyalist blokta büyük siyasal tartışmalara, yönetim hatta rejim değişikliklerine, en önemlisi; toplumsal öfkeye de sebep olmuştur. Bu büyük askeri zafer; Türk Ulusu’nun bölünmez vatanı ve milli devlet olması yolunda büyük bir şuur ve istek oluşturmuş, Mustafa Kemal’i tarih sahnesinde belirginleştirmiştir.”































