KıbrısManşetSiyaset

Gerçekten bıktırdınız..

Sizler bu ülkeyi yönetenler olarak her gün yeni bir şuursuzluğa imza atarak saçma sapan konuşurken, insanlar yarın evlerine ekmek götürüp götüremeyeceğini bilemiyor. Sizlerse hayal satmaya, yüzünüz hiç kızarmadan yalanlar söylemeye devam ediyorsunuz bu halka..

Abuk subuk günlerden geçiyoruz derken işte tam da bunları kastediyordum.

Artık daha da eminim bu şuursuzluk hepimize zarar verecek..

Sevgili Ulaş Barış konuğu olan  Başbakan’a “marketlerde tavan yapan fiyatların denetimi ile ilgili bir çalışmanız var mı? ” diye soruluyor.. Başbakan, her sabah kahve içen Ayşe teyzenin ve Fatma ablanın en ucuz malın nerede satıldığını bildiğini, onların otomatik piyasa denetimi yaptığını söylüyor.

Buna ciddiyetsizlik diyebilirsiniz.

Bilgisizlik diyebilirsiniz

İş bilmezlik diyebilirsiniz.

Umursamazlık diyebilirsiniz.

Ülkenin yönetim anlayışı bu diyebilirsiniz.

Lakin ne derseniz deyin bunun altında yatan şey şuursuzluktur..

El yordamı ile  ülke idare etmenin bir sonucu olarak Başbakan Saner’in iktisatçıların ezberini bozduğu bir an olarak tarihin utanç sayfalarına bu ifadeler geçmiştir.

Şimdi bir başka habere bakalım.

Cumhurbaşkanlığı basın bürosunun haberine göre Gönyeli’de tamamlanan yeni okulun açılış töreninde çocuklara hitap eden Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ta eşitlik temelinde çözümünden bahsetti.

Şaka yapmıyorum.

Aynen haberde yazıldığı gibi Cumhurbaşkanı Ersin Tatar açılış töreninde yaptığı konuşmada çocuklara iki devletli çözümden bahsetti..

Kitap ve kırtasiyeden değil.

Sağlıktan değil.

Bilimden değil.

Teknolojiden değil.

Eğitimden değil.

Çağdaş ve laik toplumdan değil.

Evrensel değerlerden değil.

Demokrasi ve insan haklarından değil.

Çocukların elzem ihtiyaçlarından değil.

Kısacası gerçek olan bir şeyden bahsetmek yerine hayal satmaya devam etti Sayın Cumhurbaşkanı..

Malum kendisi sağlıklı yaşam için her gün rutin yürüyüşler yapıyor. Yürüyüş anını da görüntüleyerek “ iyi günler dilerim sağlığınıza dikkat edin” gibi paylaşımlar yapıyor sosyal medyada.

Öyle ya halktan birisi gibi görünmek önemli politika ile uğraşan kişilerde.

Bunu anlayabiliyorum..

Lakin sırıtıyor Sayın Tatar’ın bu halleri.

Zira samimi durmuyor üzerinde.

Tıpkı Cumhurbaşkanlığı makamı gibi..

Ülkede insanlar kan ağlıyor. Özel sektör batmış ve kalanlar batırılmaya devam ediyor, özel sektör çalışanlarının durumu içler acısı, banka kredisi olanların durumu vahim, kirada olanlardan hiç bahsetmiyorum bile…

insanlar borç harç içinde.

Eve ekmek götürmek günden güne zorlaşıyor. Açlık sınırının altında kalan binlerce insan var.

Ve hükümet edenler bunları sadece seyrediyor, tıpkı Sayın Tatar’ın da bir toplum lideri olarak seyrettiği gibi.

Bu ülkede kaç kişi yaşar? Nüfus nedir? Bilinmiyor!

Her gün ölümler yaşanıyor, eş dost akrabalarımızı kaybediyoruz pandemiden.

Hele ki tuzaklarla dolu  karanlık yollarda her gün canlarımızı yitiriyoruz.

Umurunuzda mı?

Hiç değil.

Asgari ücretlinin bir ay boyunca aldığı ücretle nasıl geçinebildiğini merak ediyor musunuz?

Hiç bile.

Empati yapmayı düşündünüz mü hiç?

Sanmıyorum.

Millet perişan, önünü göremiyor kimse.

Belirsizlik gençleri göç ettiriyor ülkeden.

Ne sağlık bıraktınız, ne ekonomi, ne huzur..

Bir de her sabah üç maymunu oynayan sizler halkla dalga geçer gibi sağlığınıza dikkat ediniz diyorsunuz!

Halk sosyal patlamaların eşiğinde, her gün zam var, denetimler Ayşe Teyze ve Fatma abaya kalmış durumda…

İnsanlar evlerine  ekmek götüremediği için birçok evde huzursuzluk var..

Umurunuzda mı?

Hiç bile..

Sizler bu ülkeyi yönetenler olarak her gün yeni bir şuursuzluğa imza atarak saçma sapan konuşurken, insanlar yarın evlerine ekmek götürüp götüremeyeceğini bilemiyor.

Sizlerse hayal satmaya, yüzünüz hiç kızarmadan yalanlar söylemeye devam ediyorsunuz bu halka..

Diğer Haberler

Başa dön tuşu