Güney Kıbrıs basını New York’taki “başarısızlığı” tartışmaya devam ediyor
Toprak konuşulurken, kapılara kadar düştüler

Toprak konuşulurken, kapılara kadar düştüler
“Piyasa değeri düşük geçiş kapıları konusu görüşüldü, bu konuda bile başarı sağlanamadı”
HARİTALARDAN KAPILARA DÜŞÜLDÜ
Kıbrıs’taki Türk ve Rum toplumları arasındaki iş birliğini geliştirmeye odaklanan 5+1 formatlı Kıbrıs görüşmelerinin ikincisi, 16-17 Temmuz tarihlerinde BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in liderliğinde New York’ta yapılan “amaçsız ve sonuçsuz” toplantının yankıları sürüyor. Gayri resmi görüşmeler, beklendiği üzere, Kıbrıs sorununun uzun süredir devam eden çıkmazının aşılmasına yol açmadı. Görüşmelerin Güven Arttırıcı Önlemler (GYÖ) ve geçiş kapıları konusu etrafında geçmesi, müzakerelerin yeniden başlatılması hedefinden ne kadar uzak olunduğunu ortaya koydu. Kıbrıs sorununda birkaç yıl öncesine kadar Kıbrıs sorunu çeşitli haritalarla derinlemesine tartışılıyordu.
BÖLÜNME SAĞLAMLAŞIYOR
New York’taki toplantıda “kapılara kadar düşülmesi” ve bunda dahi “başarısızlık” yaşanması Güney Kıbrıs’ta ciddi tartışmalar yarattı. Rum basını “Taksim” konusunu işlemeye başladı. Kathimerini gazetesi, Kıbrıs sorununda artık daha çorak bir süreç izlendiğini ve bu süreçten geri dönüş ışığı veya kaçış yolunun olup-olmadığının şüphe taşıdığını yazdı. Gazete, New York’taki görüşmede ışıkların sönmediğini; çünkü zaten hiç yanmadığını belirtti. Gerek Guterres’in gerekse diğer tarafların bu toplantıda toprak düzenlemesi gibi önemli bir konuyu görüşeceğine, “piyasa değeri düşük olan” geçiş kapısı açılması konusunu görüştüğünü hatırlatan gazete, bunun Kıbrıs sorununun aslında önemini yitirdiğini gösterdiğini ve bunun da “bölünmeyi sağlamlaştırdığını” öne sürdü.
YENİ NORMAL
Görüşmenin olumlu ve olumsuz yönlerinin çıplak gözle görülebildiğine işaret eden Kathimerini, Türk tarafının bu görüşmeyi, Kıbrıs sorununun özünü GYÖ’ler ve teknik komitelere indirgeyen bir araç olarak kullandığını; bunun da bir “yeni normalin” oluşturulmasını sağladığını yazdı. Gazete, “yeni normalin” TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın, “adadaki iki ayrı varlık” söylemiyle tam anlamıyla aynı olmasa da benzer bir durum olacağını anlattı. Gazete ayrıca, Rum liderliğinin ise bu görüşmeyi, zaman kazanmak ve daha iyi bir şey elde etmek umuduyla can simidi olarak kullandığını belirtti.
1 OCAK AB DÖNEM BAŞKANLIĞI
Kıbrıs sorununda ilerleyen dönemde 4 kritik nokta daha olduğuna işaret eden gazete, tarafların Eylül ayında yapılacak olan BM Genel Kurulu çerçevesinde bir araya gelmesinin beklendiğini, Ekim ayında da Kıbrıs Türk toplumunun yeni liderini seçeceğini kaydetti. Yıl sonuna doğru ise yeni bir çoklu görüşme yapılmasının beklendiğini belirten gazete, 1 Ocak 2026 itibarıyla Güney Kıbrıs’ın AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nı devralacağını ve Türkiye’nin bu süreci, Kıbrıs sorununu odak noktası olmaktan uzaklaştırmak için kullanacağını ileri sürdü.






































