Hasipoğlu, HP’deki düzenlemeyle ilgili konuştu
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Hayat Pahalılığı ile ilgili düzenlemenin tasarruf değil, tedbir olduğunu kaydederek, “Güllük gülistanlık bir dünyada değiliz. Savaşın etkisini kimse öngöremiyor. Bu tedbirleri almak zorundaydık” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Hayat Pahalılığı ile ilgili düzenlemenin tasarruf değil, tedbir olduğunu kaydederek, “Güllük gülistanlık bir dünyada değiliz. Savaşın etkisini kimse öngöremiyor. Bu tedbirleri almak zorundaydık” dedi.
Hasipoğlu, Hayat Pahalılığı (HP) ödeneğinin nisan maaşlarına yansıtılması, ekonomik tedbir kapsamında Ocak 2027’ye kadar maaşlara yeni artış yapılmamasını öngören, bugün Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yasa gücündeki kararnamelerle ilgili açıklama yaptı.
BRT’de yayımlanan “Gündem12” programında konuşan Hasipoğlu, mali ve teknik açıdan uygulamanın bugün yürürlüğe girmesi gerektiğini kaydederek, “Bu iş, yasa gücünde kararnamelerle kalmayacak, yasalar geçecek. Pazartesi Meclis’te görüşmeler sürecek” dedi.
Orta Doğu’daki savaşa işaret ederek, gelişmeler ışığında sürecin yeniden değerlendirileceğini vurgulayan Hasipoğlu, hayat pahalılığı ödeneğini dondurmadıklarını sadece tedbir aldıklarını kaydetti.
Bu krizde alınabilecek en mantıklı tedbirin bu olduğunu kaydeden Hasipoğlu, Bakanlar Kurulu’nda hayat pahalılığını dondurmayı konuştuklarını ama bu yönde karar almadıklarını söyledi.
“Hayat pahalılığını peşinen veriyoruz. Kamudaki maaşlar ve asgari ücret buna göre şekillenecek.” diyen Oğuzhan Hasipoğlu, “Ne kamuda ne özel sektörde zarara uğrayan vatandaş olmayacak” diye konuştu.
Oğuzhan Hasipoğlu, hayat pahalılığı ödeneğinin nisan ve ocak ayında belirlenmesiyle ilgili yasa tasarılarını dün Cumhuriyet Meclisi’nde görüşmeye başladıklarını, konunun komitede de görüşüldüğünü hatırlatarak, “Fikirler uyuşmamış olabilir ama herkesten görüş alındı” dedi.
Orta Doğu’daki savaşa da işaret eden Oğuzhan Hasipoğlu, HP ile ilgili düzenlemenin tasarruf değil öngörü üzerine alınan tedbir olduğunu yineleyerek şöyle devam etti:
“Los Angeles ya da Miami’de değil ateş çemberinde yaşıyoruz. Orta Doğu’nun göbeğindeyiz, bu tedbirleri almak zorundaydık. Sendikalarla, Ana Muhalefetle diyaloğu kesmeyeceğiz. Onların değerli fikirlerini alacağız ama koşulları bizim elimizde olmayan etkenler şekillendiriyor. Güllük gülistanlık bir dünyada değiliz.”
Hükümetin yol haritası belirlediğini, iradesini ortaya koyduğunu da kaydeden Oğuzhan Hasipoğlu, dün CTP’li milletvekillerinden gelen talep üzerine ilgili yasa tasarılarının görüşüldüğü Meclis oturumuna ara verildiğini, Meclis çalışanlarının da çok yorulduğunu kaydetti.
Yasa gücünde kararnameyle ilgili soru üzerine Çalışma Bakanı Hasipoğlu, şunları kaydetti:
“11 yasa tasarısı var. Ana Muhalefetin milletvekilleri tüm yaslar üzerinde söz isteminde bulundu. Bu şekilde Meclis, çarşamba, perşembeye kadar sürerdi.
Mali ve teknik açıdan uygulamanın bugün yürürlüğe girmesi gerekirdi. Bu iş yasa gücünde kararnameyle kalmayacak. Yasalar geçecek. Pazartesi Meclis’te görüşmeler sürecek.”
Sosyal yardım alanlar, emekliler, engelliler için de gerekli düzenlemeleri yapacaklarını belirten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu şöyle devam etti:
“Savaşın çarpan etkisi düzelmeye giderse, bu yasa geçti diye ille bu şekilde kalacak diye bir şey yok. Değerlendirme yapacağız. Mağdur olacak kesim yok. Biz bu krizde önlemleri almasaydık, hükümetin bu öngörüsü olmasaydı, CTP’nin yıllar önce düştüğü hataya düşer, maaşları ödeyemez duruma gelirdik. O günleri unutmadık. An itibarıyla kimsenin cebine dokunulmadı. Nisan ayında HP açıklanmış olacak. Bu vatandaşın cebine yansıyacak. Ve gelişmeleri takip edeceğiz. “
“Yasa gücünde kararnamelerin Anayasa’ya uygunluğu” sorusu üzerine Hasipoğlu, “Hayat pahalılığını dondurmadık, ötelemedik, bunu veriyoruz. Ne ekmekçi, ne emekli, ne sosyal yardım alan mağdur olmayacak. İşverenleri de mağdur etmeyeceğiz. Dengeyi gözeterek bu düzenlemeyi yapıyoruz” dedi.
Bugün bin euro civarında olan asgari ücret temmuz beklenirse bin 470 euroa yükseleceğini de kaydeden Hasipoğlu, “Bunu ödeyebilecek bir işveren ya da kamuya bunu ödeyebilecek bir hükümet var mı?” diye sordu.





































