
Güven yaratıcı önlemler, ancak toplumlar sahiplenirse anlam kazanır
BM Temsilcisi’nin temasları liderlere yönelik “zaman kazanma” ve “siyasi isteksizlik” eleştirilerini doğurdu
Liderler toplumlarına ‘gündelik hayatın bozulmayacağı’ güvencesini vermeden ilerleme sağlayamaz
“AÇIKLAMA DEĞİL İŞ YAPIN” İMASI
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin, son Kıbrıs temaslarının ardından yaptığı açıklamalarla çözüm sürecinde yeni bir kırılma hattına işaret etti. Holguin’in “Liderler sürece toplumları da dahil etmeli” vurgusu, yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda toplumsal bir uyarı niteliği taşıyor. Siyasi iradenin tek başına yeterli olmadığını belirten Holguin, ilerlemenin kapsayıcı diyalog, güvenilirlik ve gündelik hayatta karşılığı olan somut adımlarla mümkün olabileceğini ifade etti. Holguin, güvenin açıklamalarla değil, sürekli ve karşılıklı fayda üreten eylemlerle inşa edilebileceğini vurguladı. Siyasi çevreler Holguin’in “Çözümün anahtarı liderlerde değil, toplumdadır” mesajını verdiğini ileri sürerken, “Kapalı kapılar ardındaki statükoda çatlak oluştuğunu” da iddia ediyor.
KOLOMBİYA BARIŞ SÜRECİ ÖRNEĞİ
Rum basınına, sürece toplumların dahil edilmesinin “dayanıklılığı, sahiplenme duygusunu ve sürecin meşruiyetini güçlendireceğini, toplumları ise uzlaşıya hazırlayacağını” söyleyen Holguin, Kolombiya’daki barış sürecinden de söz etti. Deneyimli diplomat Kolombia’daki deneyimi aktararak, müzakere edilmiş bir anlaşmanın ötesinde, liderlerin karşılıklı anlayışı ve çözüme desteği kamuoyuna işlemesi gerektiğine işaret etti. Bu yaklaşım “toplumlarla” ilgili mesajın özünü güçlendirirken, Holguin’in çağrısı açık: “Toplum dışarıda bırakılırsa, masada ilerleme olmaz.” Holguin’in son temaslarının, klasikleşmiş liderler diplomasisinin ötesine geçtiği ve sivil toplumu merkeze alan bir yaklaşımı gündeme taşıdığı” da savunuluyor.
GÜNEY’İN AB BAŞKANLIĞINDA ZOR
Holguin’in mesajları Rum basınında eleştirel bir çerçevede ele alındı. Politis, Holguin’le yaptığı söyleşiyi “Her şey iki liderin hazır olmasına bağlı” başlığıyla verirken, liderlerin toplumlarına “gündelik hayatın bozulmayacağı” güvencesini vermeden ilerleme olamayacağını öne çıkardı. Kathimerini sürecin fiilen Eylül sonrasına ötelenebileceğini, tarafların “çıkmaz ilan etmeden zaman kazanmaya” çalıştığını yazdı. Gazete, Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığı süreci tamamlanmadan müzakere beklentisi oluşmadığına dikkat çekti. Alithia ise Rum lider Nikos Hristodulidis’in tutumunu sert biçimde eleştirerek, geçmiş uzlaşıları tartışmaya açmanın Türk tarafını yükümlülüklerden arındırdığı yorumunu yaptı.




































