
“Bilişim Yasası Güncellenirken Basın Susturulamaz”
Halkın Partisi Genel Başkan Danışmanı Fevzi Tanpınar, bilişim suçları ve basın alanında yapılmak istenen değişikliklerin teknik bir güncelleme değil, doğrudan ifade özgürlüğünü ilgilendiren kritik bir eşik olduğunu vurguladı. Mevcut yasaların çağın gerisinde kaldığını kabul ettiklerini belirten Tanpınar, ancak hazırlanmakta olan düzenlemelerin içeriğinin özgürlük alanını daraltma riski taşıdığına dikkat çekti:“Yasa güncellemesi gereklidir. Ancak bu güncelleme, ifade özgürlüğünü daraltan değil, açık ve öngörülebilir kurallar getiren bir çerçeve olmalıdır.”
“Muğlak Tanımlar, Açık Tehdittir”
Tanpınar, taslakta yer alması öngörülen “yalan haber”, “dezenformasyon” ve “kamu düzenini bozma” gibi ifadelerin açık ve net şekilde tanımlanmaması halinde ciddi bir hukuk güvenliği sorunu doğacağını belirtti:“Tanımı belirsiz kavramlarla yapılan düzenlemeler, uygulamada keyfiliğe yol açar. Bu durum gazeteciyi değil, doğrudan ifade özgürlüğünü risk altına sokar.”
“Gazetecilik Ceza Tehdidiyle Düzenlenemez”
Basın alanına ilişkin düzenlemelerin cezalandırma mantığıyla değil, özgürlük ve sorumluluk dengesi gözetilerek yapılması gerektiğini vurgulayan Tanpınar şunları söyledi:“Basınla ilgili düzenlemelerde esas olan, hatalı içeriklere karşı düzeltme ve tekzip mekanizmalarının güçlendirilmesidir. Ayrıca basın faaliyetinden doğan uyuşmazlıkların öncelikle hukuk davaları yoluyla ele alınması, ceza yaptırımlarının ise istisnai ve açık şekilde tanımlanmış hallerle sınırlandırılması gerekir. Ceza tehdidini esas alan bir yaklaşım, basın özgürlüğünü zayıflatır.”
“Sosyal Medya ile Gazeteci Aynı Kefeye Konamaz”
Tanpınar, yeni düzenlemelerde en kritik konulardan birinin profesyonel gazetecilik faaliyeti ile bireysel sosyal medya kullanımının ayrıştırılması olduğunu belirtti:“Taslak düzenlemelerde bu ayrım açık şekilde yapılmalıdır. Aksi halde gazetecilik faaliyeti ile kontrolsüz içerik üretimi aynı hukuki çerçeveye sokularak basın alanı zayıflatılır.”
“Yetki Genişlemesi Yargı Denetimine Bağlanmalıdır”
Erişim engelleme, içerik kaldırma ve veri talebi gibi yetkilerin genişletilmesine ilişkin düzenlemelere dikkat çeken Tanpınar, bu alanın sıkı güvencelere bağlanması gerektiğini vurguladı: “Bu tür yetkiler ancak açık, sınırlı ve yargı denetimine tabi şekilde düzenlenirse hukuk devleti ilkesine uygun olur. Aksi durumda bu araçlar, ifade özgürlüğü üzerinde baskı oluşturur.”
“Basın Yasası Gazeteciyi Korumak İçindir”
Tanpınar, yapılacak her düzenlemenin açık, net ve özgürlük temelli olması gerektiğini vurguladı:“Basın yasası gazeteciyi korumak için vardır, susturmak için değil. İfade özgürlüğünü genişletmeyen hiçbir değişiklik, gerçek bir reform olarak değerlendirilemez.”
“Basın Özgürlüğü Kırmızı Çizgimizdir”
Halkın Partisi’nin bu konudaki duruşunu net şekilde ortaya koyan Tanpınar:“Yapılacak düzenlemeler, ifade özgürlüğünü daraltan değil, güçlendiren bir içerik taşımalıdır. Bu çerçevenin dışına çıkan hiçbir değişiklik kabul edilemez.”
“Susturulan Basın, Körleşen Toplumdur”
Tanpınar sözlerini şu ifadelerle tamamladı:“Basının özgür olmadığı bir ortamda toplum sağlıklı bilgiye ulaşamaz. Sağlıklı bilgiye ulaşamayan bir toplumda ise demokratik denetim mekanizmaları işlemez.





































