Hristodulidis, Erdoğan’ın sözlerini “revizyonist ve uluslararası hukuka aykırı” olarak nitelendirdi
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Çarşamba günü 79. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na hitap etti.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Christodoulides, Çarşamba günü 79. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na hitap etti. Konuşmasında Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’de barışı teşvik etme rolüne, devam eden çatışmaları kınamaya ve “Kıbrıs’ın kalıcı bölünmüşlüğüne” dikkat çekti.
Ayrıca, önceki gün Genel Kurul’da konuşan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına yanıt verme fırsatını da değerlendirdi ve Erdoğan’ın sözlerini “revizyonist ve uluslararası hukuka aykırı” olarak nitelendirdi.
Rum Lider konuşmasında; “İstila, saldırganlık ve güç kullanımıyla ortaya çıkan yasa dışılık tanınamaz. Uluslararası hukuk menüden seçilecek bir şey değildir. Yorumlanması, kimin ihlal ettiğine bağlı olarak değişmez,” dedi.
Erdoğan’a doğrudan hitap eden Hristodulidis; “Şimdi, uluslararası hukuka ve barışa olan beyan edilmiş taahhüdünüzü yerine getirme zamanı. Ahlaki üstünlüğüne inanan hiçbir ülke, müzakere masasına oturmayı reddetmez” şeklinde konuştu.
Christodoulides, Kıbrıs’ın insancıl hukuka ve barışı koruma çabalarına bağlılığını teyit ederek, Gazze’deki savaşın derhal sona ermesi çağrısında bulundu.
Başkan ayrıca Ukrayna’daki çatışmaya da değinerek, Rus işgali ile Kıbrıs’ın kendi “işgal tarihi” arasında bir paralellik kurdu ve şöyle konuştu;
“Kıbrıs, herhangi bir devletin başka bir devletin bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne karşı askeri harekat yoluyla gerçekleştirilen uluslararası barış ve güvenliğin ihlalini şiddetle kınar,”
Toplantıyı, Kıbrıs sorununun sadece ulusal bir kriz değil, aynı zamanda BM Şartı’nın temel ilkelerinin de tehlikede olduğu küresel bir sorun olarak tanımlayarak ve Maraş’ın geri verilmesi çağrısında bulunarak bitirdi.
Doğu Akdeniz’e geniş bakışla değinen Christodoulides, bölgenin sürekli çatışma içinde olacağı fikrini reddetti. Bunun yerine, uluslararası toplumu işbirliği ve barış potansiyelini kabul etmeye çağırdı.
“Bir bölgeyi kaos içinde bir bölge olarak tanımlamayı asla kabul etmeyeceğim,” diyerek, Orta Doğu’da BM Güvenlik Konseyi kararlarına dayalı bir siyasi çözüm çağrısında bulundu.
Christodoulides, konuşmasını birlik ve eylem çağrısıyla tamamladı ve dünya liderlerine uluslararası hukuku, insan haklarını ve gelecek nesiller için barış vaadini yerine getirme sorumluluklarını hatırlattı.






































